Şimdi Sırası Mıydı Hem Şiir Yazmanın
Ütülü düşlerin rahmine düştü gece ne
de olsa tüp bebekti doğacak mehtap doğacak gün sırma saçlı yelloz Mart
şarkıları kimi naftalin kokan kimi yasemin ütüsüz düşlerden çıkıp da yola
şairin vardığı ıssız liman.
Göktü şerlerin isyanına vakıf
Lakin her daim aydınlık
Ne de olsa nuru ile yıkanmıştı
bulutlar aşkın ve mehtabın
Önsezilerine de yenik düşen efkârın.
Tamtakır kimi sofra kimi çeşme
İzbandut gölgelerse pişekar
Savunmasını sunacak az sonra şair ve
gece
Ilıman düşler yakası
Sözcüklerin fıkrası
Nevruzun fıtratı
Geceye pençelerini geçirdi ağır küfe
Acının da başşehri
Sözcüklerin titreşen titri
En çok da şairin tini
Göğsünde yıldızlar
Yankısına kulak veren yakamoz
Sözcükleri kıydığı o devasa bıçak
Sancılı bazense silik bir nevroz
Artık kim ise şerh düşen görünmeyene
Artık kim ise
Aklı emanet bir diğerine
Şükürler olsun ki akıl zenginliğini
koruyan beşere
Gün kayıp
Gece asık yüzlü
Sicilinde saklı notalar ve nice
teferruat
Şairin asla da değilken kıytırık
olmayan nice diploma
Gönlünde esen rüzgâra kondurduğu
sevimli merhaba
Şimdi sırası mıydı hem şiir yazmanın?
Kim yapacaksa artık propagandasını?
Şiarı aşk olsa ne ki şairin
Uyduruk sevdalardan gelir mi ki
sırası bunca nezaketin?
Hüzün yoldaş gece ise yol
Derya deniz şairin gönlü bazense bir
kor
İçine düşülesi o kuyu zemheriden
beter
Kimi insanın da huyu
Arsız bir nükte belki de kalemin asla
tutulmayan nutku
O halde duygular fora, şair!
Yazabildiğince yaz,
Kim tutar seni…
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.