Sizi de mi İfşa Edeyim Bunu mu İstiyorsunuz
SİZİ DE
Mİ İFŞA EDEYİM?
BUNU MU İSTİYORSUNUZ?
Evet, uzun zamandır sol tarafımdaki melek ‘’ Yaz Sami. Hepsinin adını tek tek ifşa et.’’ Diye kışkırtırken sağ tarafımdaki melek ‘’ Sabret Sami. Sen sabırlı adamsındır. Hem bak ifşa edeceğin kişiler sitenin hem devamlı hem de güzel şiirler yazan üyeleridir. Sabret de tatsızlık çıkmasın ‘’ deyip duruyordu.
Yahu tamam tatsızlık çıkmasın da enayi yerine konulmak da nereye kadar?
Bazı arkadaşlar uzun zamandır istisnasız tüm şiirlere – OKUMADAN- kopyala yapıştır yorumlar yazıyorlar.
Farzedelim şöyle: [ Her şeye rağmen kendilerine çeki düzen versinler diye doğrudan doğruya o arkadaşların kopyalayıp yapıştırdığı yorumlardan örnekler sunmayacağım şimdilik. ]
‘’ Karlı dağların doruklarından süzülüp gelen sular gibi duru, berrak ve insanın ruhuna ferahlık veren, emeğinizi ve yüreğinizi ortaya koyduğunuz bu kıymetli şiire gönülden teşekkür ederim Hocam. Şiirinizi büyük bir hayranlıkla okudum. Klavyenizin tuşları eskimesin, elektrikleriniz hiç kesilmesin, Rabbim sizi her türlü kazadan beladan korusun. Bu duaya amin demeyenin en olmadık yerinde çıban çıksın inşallah’’
*Arkadaşın biri bir aşk şiiri yazmış, bakıyorum altında bu yorum.
*Bir başka arkadaş kahramanlık şiiri yazmış, bakıyorum altında bu yorum.
* Bir başka arkadaş hiciv şiiri yazmış, altında bu yorum
Bu tür kopyala yapıştır yorumlar şiir paylaşmış olan arkadaşın emeğine saygısızlıktır ama sadece bu kadarla kalsa keşke. Daha fecisi de var.
Arkadaşın biri bir DÜZ YAZI( Nesir ) yazmış ve yazısında bizlere bazı deyimler konusunda dikkatli olmamızı öneriyor. Bakıyorsunuz bu DÜZ YAZININ yani nesrin ( Bir makalenin, bir anektodun ) altında da aynı yorum
Ama bundan bile fecisi var.
Arkadaşın biri annesinin ölümünden sonra erkek kardeşi ile yaşadığı sıkıntıyı dile getirmiş. Yazıyı ‘’ Nesir ‘’ Kategorisinde yayınlamış ama o yazının altında da aynı yorum.
Özetle: ‘’ Emeğinizi ve yüreğinizi ortaya koyduğunuz bu kıymetli şiire gönülden teşekkür ederim. Hocam. Şiirinizi büyük bir hayranlıkla okudum.’’
Yahu bir arkadaş feryat ediyor, acısını üzüntüsünü paylaşıyor bizlerle. Peki bu yazının bir şiir olmadığını geçtim de nesine teşekkür ediyorsun ki? Senin teşekkür etmeni gerektirecek ne var ki bu yazıda? Resmen ‘’ Seni bu hallere koyan kardeşine teşekkür ederim’’ Der gibi… İnsan hiç mi bakmaz teşekkür ettiği yazıyı yazanın hangi ruh halinde olduğuna? Ne yazdığına? Bizlerle neyi paylaştığına?
Kendisi çok çok güzel şiirler yazan bir şair mutlaka şiirle nesir arasındaki farkı biliyordur değil mi?
Yorum yaptığı şeyin şiir değil nesir olduğunu bilmesi gerekir değil mi?
Elbette öyle.
Elbette öyle de eğer zahmet edip hiç olmazsa yorum yapıştırdığı yazının nazım mı nesir mi olduğuna bakarsa öyledir. Ama maalesef yazıyı okumadığı gibi yazının nazım mı nesir mi, şiir mi makale mi olduğuna bile bakmıyor.
Peki yukarıda verdiğim örnek, tek örnek mi ? Yani kopyala yapıştır yorum yapan sadece bir kişi mi?
Keşke bir kişi olsa.
Başka örnekler de var maalesef.
Mesela sayın ve gıymatlı yorumcularımızdan biri bir bakıyorsunuz bugün tüm şiirlerin ve düz yazıların altına şöyle bir yorum yapıştırıyor:[ Rencide olmasın diye ben kendim uyduruyorum benzer yorumları.]
Şiir şiir bilmektir
Şiir kendin bilmektir
Sen kendini bilirsen
Bu ne güzel şiirdir.
Ama hakkını yemeyelim; ertesi gün değiştiriyor. Şöyle ki
Şiir gökte bir kuştur
Bu simit kaç kuruştur
Şiiri sevmeyenin
Suratını buruştur.
Evet, tüm şiirlerin altına ertesi gün böyle bir dörtlük yapıştırıyor yorum olarak.
Birinci örneğimiz her gün her şiirin, her düz yazının altına aynı yorumu yapıştırırken ikinci örneğimiz her gün için değişik dörtlükler ya da bir iki cümlelik paragraflar hazırlıyor.
Son bir örnekle kapatayım. Şöyle yazıyor ikinci örneğimiz her şiirin ve her düz yazının altına yorum
olarak:
‘’ Şiir, gönülden gönüle uzanan bir köprüdür. Köprünün bir başında OGS gişeleri, öteki ucunda Deli Dumrul vardır. Ama siz ortasındaki ayıya dikkat edin. ‘’
Evet sayın ve sevgili her şiire ve düz yazıya aynı yorumu (!) kopyalayıp yapıştıran site sakinleri !
Ne yapayım?
Tek tek ve isim isim her birinizi ifşa edeyim mi, yoksa bu kötü alışkanlığınızdan vaz geçecek misiniz?
İnsan beşer, beşer şaşar. Hani bir defaya, iki defaya mahsus bir şey olsa ‘’ Olur, hatasız kul olmaz ‘’ Diyeceğim de bu devamlı böyle.
Şimdi korkum ne biliyor musunuz?
Bu yazının altına da ‘’ Çok güzel bir şiir, teşekkür ve tebrik ederim hocam.’’ Diye yorum yapıştırılmasından korkuyorum.
Bakalım, göreceğiz artık…
Bu arada sadece iki örnek verdim diye iki kişi sanılmasın. Örnek maalesef çok daha fazla.
Az kalsın unutuyordum.
Bir sonraki yazım, kendilerine yapılan yorumlara cevap yazmayan arkadaşlarla ilgili olacak.
Zamanı gelince bir iki sorum da onlara olacak tabii ki. Ama inşallah o zaman hiç gelmez zira soracağım sorular bayağı kazık.
Aslında hiç kimseye yorum yapmayanlara da bir iki lafım olabilirdi ama onlar sadece kendi yazdıklarını yayınlayıp başka hiç bir şeye bakmadıkları için nasılsa görmeyeceklerdir haklarında ne yazdığımı. O halde boşuna kelime israf etmeyelim değil mi?
Evet, uzun zamandır sol tarafımdaki melek ‘’ Yaz Sami. Hepsinin adını tek tek ifşa et.’’ Diye kışkırtırken sağ tarafımdaki melek ‘’ Sabret Sami. Sen sabırlı adamsındır. Hem bak ifşa edeceğin kişiler sitenin hem devamlı hem de güzel şiirler yazan üyeleridir. Sabret de tatsızlık çıkmasın ‘’ deyip duruyordu.
Yahu tamam tatsızlık çıkmasın da enayi yerine konulmak da nereye kadar?
Bazı arkadaşlar uzun zamandır istisnasız tüm şiirlere – OKUMADAN- kopyala yapıştır yorumlar yazıyorlar.
Farzedelim şöyle: [ Her şeye rağmen kendilerine çeki düzen versinler diye doğrudan doğruya o arkadaşların kopyalayıp yapıştırdığı yorumlardan örnekler sunmayacağım şimdilik. ]
‘’ Karlı dağların doruklarından süzülüp gelen sular gibi duru, berrak ve insanın ruhuna ferahlık veren, emeğinizi ve yüreğinizi ortaya koyduğunuz bu kıymetli şiire gönülden teşekkür ederim Hocam. Şiirinizi büyük bir hayranlıkla okudum. Klavyenizin tuşları eskimesin, elektrikleriniz hiç kesilmesin, Rabbim sizi her türlü kazadan beladan korusun. Bu duaya amin demeyenin en olmadık yerinde çıban çıksın inşallah’’
*Arkadaşın biri bir aşk şiiri yazmış, bakıyorum altında bu yorum.
*Bir başka arkadaş kahramanlık şiiri yazmış, bakıyorum altında bu yorum.
* Bir başka arkadaş hiciv şiiri yazmış, altında bu yorum
Bu tür kopyala yapıştır yorumlar şiir paylaşmış olan arkadaşın emeğine saygısızlıktır ama sadece bu kadarla kalsa keşke. Daha fecisi de var.
Arkadaşın biri bir DÜZ YAZI( Nesir ) yazmış ve yazısında bizlere bazı deyimler konusunda dikkatli olmamızı öneriyor. Bakıyorsunuz bu DÜZ YAZININ yani nesrin ( Bir makalenin, bir anektodun ) altında da aynı yorum
Ama bundan bile fecisi var.
Arkadaşın biri annesinin ölümünden sonra erkek kardeşi ile yaşadığı sıkıntıyı dile getirmiş. Yazıyı ‘’ Nesir ‘’ Kategorisinde yayınlamış ama o yazının altında da aynı yorum.
Özetle: ‘’ Emeğinizi ve yüreğinizi ortaya koyduğunuz bu kıymetli şiire gönülden teşekkür ederim. Hocam. Şiirinizi büyük bir hayranlıkla okudum.’’
Yahu bir arkadaş feryat ediyor, acısını üzüntüsünü paylaşıyor bizlerle. Peki bu yazının bir şiir olmadığını geçtim de nesine teşekkür ediyorsun ki? Senin teşekkür etmeni gerektirecek ne var ki bu yazıda? Resmen ‘’ Seni bu hallere koyan kardeşine teşekkür ederim’’ Der gibi… İnsan hiç mi bakmaz teşekkür ettiği yazıyı yazanın hangi ruh halinde olduğuna? Ne yazdığına? Bizlerle neyi paylaştığına?
Kendisi çok çok güzel şiirler yazan bir şair mutlaka şiirle nesir arasındaki farkı biliyordur değil mi?
Yorum yaptığı şeyin şiir değil nesir olduğunu bilmesi gerekir değil mi?
Elbette öyle.
Elbette öyle de eğer zahmet edip hiç olmazsa yorum yapıştırdığı yazının nazım mı nesir mi olduğuna bakarsa öyledir. Ama maalesef yazıyı okumadığı gibi yazının nazım mı nesir mi, şiir mi makale mi olduğuna bile bakmıyor.
Peki yukarıda verdiğim örnek, tek örnek mi ? Yani kopyala yapıştır yorum yapan sadece bir kişi mi?
Keşke bir kişi olsa.
Başka örnekler de var maalesef.
Mesela sayın ve gıymatlı yorumcularımızdan biri bir bakıyorsunuz bugün tüm şiirlerin ve düz yazıların altına şöyle bir yorum yapıştırıyor:[ Rencide olmasın diye ben kendim uyduruyorum benzer yorumları.]
Şiir şiir bilmektir
Şiir kendin bilmektir
Sen kendini bilirsen
Bu ne güzel şiirdir.
Ama hakkını yemeyelim; ertesi gün değiştiriyor. Şöyle ki
Şiir gökte bir kuştur
Bu simit kaç kuruştur
Şiiri sevmeyenin
Suratını buruştur.
Evet, tüm şiirlerin altına ertesi gün böyle bir dörtlük yapıştırıyor yorum olarak.
Birinci örneğimiz her gün her şiirin, her düz yazının altına aynı yorumu yapıştırırken ikinci örneğimiz her gün için değişik dörtlükler ya da bir iki cümlelik paragraflar hazırlıyor.
Son bir örnekle kapatayım. Şöyle yazıyor ikinci örneğimiz her şiirin ve her düz yazının altına yorum
olarak:
‘’ Şiir, gönülden gönüle uzanan bir köprüdür. Köprünün bir başında OGS gişeleri, öteki ucunda Deli Dumrul vardır. Ama siz ortasındaki ayıya dikkat edin. ‘’
Evet sayın ve sevgili her şiire ve düz yazıya aynı yorumu (!) kopyalayıp yapıştıran site sakinleri !
Ne yapayım?
Tek tek ve isim isim her birinizi ifşa edeyim mi, yoksa bu kötü alışkanlığınızdan vaz geçecek misiniz?
İnsan beşer, beşer şaşar. Hani bir defaya, iki defaya mahsus bir şey olsa ‘’ Olur, hatasız kul olmaz ‘’ Diyeceğim de bu devamlı böyle.
Şimdi korkum ne biliyor musunuz?
Bu yazının altına da ‘’ Çok güzel bir şiir, teşekkür ve tebrik ederim hocam.’’ Diye yorum yapıştırılmasından korkuyorum.
Bakalım, göreceğiz artık…
Bu arada sadece iki örnek verdim diye iki kişi sanılmasın. Örnek maalesef çok daha fazla.
Az kalsın unutuyordum.
Bir sonraki yazım, kendilerine yapılan yorumlara cevap yazmayan arkadaşlarla ilgili olacak.
Zamanı gelince bir iki sorum da onlara olacak tabii ki. Ama inşallah o zaman hiç gelmez zira soracağım sorular bayağı kazık.
Aslında hiç kimseye yorum yapmayanlara da bir iki lafım olabilirdi ama onlar sadece kendi yazdıklarını yayınlayıp başka hiç bir şeye bakmadıkları için nasılsa görmeyeceklerdir haklarında ne yazdığımı. O halde boşuna kelime israf etmeyelim değil mi?
Sizi de mi İfşa Edeyim Bunu mu İstiyorsunuz başlıklı yazı Sami Biber tarafından
06.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 21
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.