Müsterih ol, ey ağıtlarımda açan çiçek misali sen evet, sen sefil ve sabi yüreğimin mıntıkasında saklı sen, içimde büyümeyi reddeden o masum çocuk ve çaldığın ıslık en çok da içimi aydınlatan kâh sevgin kâh iyiye olan hasretin kâh ışığım iken bir içimlik iç çekişlerinde saklı masumiyetin ç/ağrısı…

Anadan üryan doğdum herkes gibi.

Çalmadım çırpmadım bahşedilene her şeyedir duyduğum şükür ve dualarım.

El bebek gül bebek büyüdüm hanemde bir elimde annem bir elimde babam yıldızlar misali dökülen ve serpilen üstüme…

Bir evin bir kızı.

Geç kalmış bir bebeğin de serveti iken ana baba duası.

Duayeni olduğum sevgi ikliminin ne de olsa bir elim yağda bir elim balda gel gör ki bildim ben yediğim her lokmanın kıymetini hikmetini.

Doğurgandı duygularım önce sevdim sonra âşık oldum.

Delişmendi fıtratım en çok da yaramaz ve muzip çocukluğumla gül oldum bahçeye, battı bazen dikenim ama en çok hatta sadece kendimi kanattım.

Kanamadım durduk yere.

Kandım da insan denen nefsine tapan onca zalime.

Hele ki biri vardı ki:

Aynı çatının altında aynı sofrada ekmeğimi bölüştüğüm:

Bilemedim hin olduğunu bilemedim cin olduğunu:

Gerçi babam hep derdi onun asla adam olmayacağını.

Uyuttu sonra bizleri bizlerse uyduk ona bilemedik nifak soktuğunu bu iblis tohumun isyanına eşlik eder miydi birileri?

Ettiler de.

Edebilecekleri her kötülüğü ettiler yine de nemalanmadım yine de üstüme almadım alınsam bile ses etmedim sadece uzak kaldım evimden uzaklara gittim sırf bozulmasın diye düzen.

Sevecendi yüreğim ve anaç kimliğim:

Anne olmadım ama bir anne gibi sahip çıktım çocuklarıma muallime kimliğimle kanatlarımın altına aldım her birini adeta birer sarı civcivmişçesine korudum kolladım her birini.

Bir tarafta devrilen şişeler kadehler.

Bense uykulu gözlerle bir elimde çay bardağı sınav kâğıtlarını kontrol ettim gün ve gece.

Semirendi iblisin öfkesi oysaki bendim ben ablası bildiğim o zalimin nefesi bilemedim ki ensemde.

Bir ayraçtı hayat.

Yediğim ekmek ne olurdu ki olsa bayat?

Hürmet ettim nimete babamdan anamdan böyle görmüştüm.

Böldüm de lokmamı bilemedim öleceğimi yaşarken.

Nefsi ve şehveti bir kadının kırbaçladığı kadar da büyüttükleri laneti.

Gelmiştim bin yaşına ama kalmıştım hala çocuk.

Alabildiğine saf ve damgalandım ve mühürlendim adeta kargolandım.

Süt liman bildiğim hanem ve yuvam.

İksirim dua.

Şerbetim dua.

Tefsirim dua.

Taziyelerini dahi sunmadı insanlar elimde Yasin mezarına defnettiğim annem beklerken birilerini bendim sadece ben son nefesinde son lokmasında dahi elini tutan.

Nankörü zaten yok saymıştı hakkını çoktan haram etmişti ama durduk yere değil.

Yaşatacak olan yüce Rabbim ama durmuştu artık kalbi ve nefesi.

İhtimamla eşlik ettim her anına.

Yıkadım da gasilhanede bebekler gibi yaşlarım mıydı akan yoksa suyun berraklığı mı ve o masum o huzurlu yüzü buz gibi iken de bedeni nasıl da misler gibi kokuyordu bebek misali.

Tek ölen o muydu?

Öyle idi ama öyle ummadılar.

Çünkü fazlalık gördükleri bendim ve benim direnişim.

Sağdım ve ayakta ve misliyle nefret ettikleri.

Güruh büyüdü sonra:

Bir kadın bir adam derken ve işte karga sürüsü beklemede.

Göçebe ruhları tetikte.

Diledikleri ise yokluğum ne de olsa fazlalıktım kavuşmak için engel olduğum hak etmedikleri babadan yadigâr serveti.

Ki servet dediğin de:

Başımı soktuğum hanem namusum yuvam dergâhım.

Bir de para pul derdinde kalan diğer hisseyle onlar tetikte beklemede.

Hak etmedikleri iken haizi olduğum bir de mahremime laf ettikleri yalanları ile özelimi kirletme niyetleri.

Benimse kirlenmeye asla yok niyetim çünkü doğru yolda olduğum kadar temkinli babadan miras tüm değerlerim hem de alnımın akıyla ve işte kulp taktıkları aklım ve ruhum ve boca ettikleri nefret yalan ve gıybetleri ile sözüm ona beni tarumar ettikleri…

Sen ki kâfir!

Sen ki aynı kanı taşıdığın ailesini reddeden zalim!

Bilirim ne içindir uğraşın ne içindir köpürttüğüm zulmün öfken ve isyanın!

Sadece mal mülk derdinde.

Sadece daha çoğunun peşinde.

Yetmez mi sahip oldukların üstelik hakkıyla bölüştüren iken kanun?

Renklerin en hasıyım.

Sense duyguların en kirlisi tek tanığı şahidin zaten bozacı.

Kibrindir senin zaferin ve kinindir kardeşine püskürttüğün ve günbegün büyüyen öfken ve ihtirasın.

Zanların en çirkinini nasıl ki sen bana kondurdun.

Zulmün ölümden beter iken sanır mısın ki sana haram olan o lokmayı Rabbim sana sunacaktır?

Kazık kakacaksın diye de dört dönendiğine şahit melekler.

Bir ömür de susmuşken bana ettiğin zulme ve şiddete.

Sadece Rabbindir dokunulmazlığı ve Yüce Peygamberin bir de öksüzün yetimin mazlumun başını okşayacağı güne şahit olacağım çünkü o mazlum benim ve ben asla Sahipsiz değilim.


( Asla Sahipsiz Değilim... başlıklı yazı GÜLÜM-ŞİİRİN TEK H/ECESİ İKEN AŞK... tarafından 7.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu