Rengi meçhul bulutların hayli dağınık görünüyorlar lakin değil umurumda asla çünkü ben pürü pak beyaz bir insanım bulut değil asla.

Tünediğimse kafes değil babadan miras evim, yuvam ocağı dumanı tüten.

Kuş da değilim hafız da değilim öyle ki:

Muallime olmayı dahi reddettim belki öncemde saklı ne varsa elbet sahibesiyim ertelemedim sadece süre tanıdım içimdeki acılı çocuğa.

Laf cambazı insanlar:

Lak lak konuşur da telefonu açmaya yok cesaretleri:

Ne sancılıyım ne sanrılı:

Ben alabildiğine gerçek ve gerçekçiyim.

Azılı imiş düşmanım hem de sıska pazılı:

Adam bildiğim endamını sevdiğim kanımdan bilemedim kanlım olacağını biledim seyrinde gidişatın yalancı ithamlarıyla damga vuracağını.

Aklı yitik üç beş de insan çevrelemiş:

Karga sürüsü alabildiğine lanetlenmiş:

Hüznüm yasak, yaşım yasak yas da yasak:

Lakin yasalardır beklediğim görevini layığı ile yapacağına eminken:

Ben ki bir Türk kızı.

Ben ki Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde devletine milletine âşık toprağına sadık…

Beni doyuran beni yaşatan…

Beni dimdik ayakta tutan.

Anamın ölüsüne dahi sahip çıkan bir koridor ki:

Aradığımda önce 112’yi saniye geçmeden yetişen…

188’i çağrımla cenazemi taşıyan.

Ben ki:

Bir vatandaş olarak kanunlara ve topluma saygılı sevgili…

Ben ki:

Beni okutan cebimden kuruş çıkmadan koluma altın bileziğimi takan nasıl ki devletimin imkânları dâhilinde ben ki nasıl ki muhtaç değilsem birilerine…

Rızkımı veren önce Rabbim sonra vatanım.

Taş da taşırım yük de.

Harf de öğretirim giyerim de cübbemi kürsüye çıkar alın teri dökerim kazanırım yine ekmek paramı.

Öğretmen kızı olmakla gurur duyduğum ve tüm öğretileri tüm saygı sevgiyi ailemden öğrenmiş bir muallime.

Çok da istemiştim hani yurdun dört köşesinde salınmayı atanmayı öğretmen olarak devlet kadrosunda çalışmayı…

Mademki kanundu bunu reddeden başım gözüm üstüne ne de olsa hata bende ne de olsa azıcık gecikme ile müracaat etmiştim MEB’ine.

Aslolan istemek.

İstediğim her şeyi gerçek kılansa Mevla.

Çünkü ben doğruyum.

Çünkü ben gerçek ve gerçekçiyim.

Çünkü ben layığı ile yaşayan bir vatandaşım.

Ne semirdim zalim gibi ne de meylettim göz diktim bir başkasının malına rızkına hep de hamt ettim ve sahip çıktım neyim var neyim yok.

Bilemedim de bir gün işgal edileceğini yerimin yurdumun evimin mahremimin ve değerlerimin…

Bilemedim çamura bulanacağını.

Bilemedim konuştuğum insanın çamur olduğunu ve onun konuştuklarının da.

Evime aldım.

Evimde sakladım.

Onu.

Onları.

Çünkü annem öyle istedi.

Nasıl kırardım karşı gelirdim?

Sırf o üzülmesin diye her şeyi sırtladım ve sustum.

Bilemedim gün gelip de iftiraya uğrayıp zan altında kalacağımı.

Bilemedim koynumdakinin yılan olduğunu.

İnsan nasıl resti çeker ki ailesine?

İnsan hele ki et tırnaktan kopar mı?

Kopuyormuş ne yazık ki:

Ve öyle bir kopuyormuş ki diğer uzuvları da bir bir eksiliyormuş en başta yüreği:

Ben dayanamazken asıl o dayanamadı yani beni ve seni doğuran melek.

Kanatları yok diye hor gördün.

Kanatları olmayan bir şeytanı ise melek bildin…

Dedim ya:

Ben sıradan bir insanım yoksun kılınmak istediğim her şeyim ve özgürlüğüm…

Dur daha bu savaş bitmedi…


( Dur Daha Bu Savaş Bitmedi... başlıklı yazı GÜLÜM-ŞİİRİN TEK H/ECESİ İKEN AŞK... tarafından 8.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu