Ben Kendimle Barışık Bir Yolcuyum
Ben Kendimle Barışık Bir Yolcuyum
Bir mekân ki ayaklarım yere sağlam basıyor, göğsümdeki ritim
bana yol gösteriyor. Henüz hiçbir şey bitmedi; aksine her şey yeni başlıyor.
Mevsim, cömertçe açılmış bir sofra gibi önüme serilmiş: renkler birbirine
karışıyor, dallar bana eşlik ediyor. Bir ses duyuyorum, sert değil; aksine
kanat çırpışında gizli bir davet. Bir bakışla bile anlaşılır ki, her canlı
kendi payına düşen ışığı taşıyor. Geçmişimden kalan miras, içimde saklı bir
şefkat; her nefeste çoğalan, her dokunuşta büyüyen... Kılavuzum, içimdeki berraklık.
Bir mihenk taşı değil artık; bir kaynak, bir pınar. Her adımda kendime değil,
bütüne açılıyorum.
Su gibi akışkanım: bazen serinletici, bazen canlandırıcı.
Bulutlar üzerimden geçerken gölgeleri değil, serinliği bırakıyor. Ve ben, her
damlada kendimi buluyorum. Yüzümde parçalar yok; bütünüm. Bir yapboz değilim
artık, tamamlanmış bir resim gibiyim. Kayıp ilanı yok; çünkü her şey yerli
yerinde. Işığı saklamıyorum, saçıyorum. Kaynağı gizli değil; içimde kaynayan
coşkunun buharı. Bazen rüzgâr gibi esiyorum, bazen güneş gibi ısınıyorum.
Ve evet: Yaşamı sevdiğim kadar, onun içindeki dönüşümleri de
kucaklıyorum. Her gün yeni bir yaşa değil, yeni bir şafağa uyanıyorum. Servet
değil, paylaşılan ekmek değerli. Karanlık değil, aydınlık bakışımın özü. Altın
değilim belki ama ışığı taşıyan bir damlayım. Çamura düşsem de berraklığımı
kaybetmiyorum. Çünkü ben, kendimle barışık bir yolcuyum, Vesselam.
Mehmet Aluç
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.