Kırık Ayna
Kırık Ayna
Bu manzume, klasik edebiyatın estetik mirasını halk edebiyatı formlarıyla birleştiren,
"Neo-Klasik" diyebileceğimiz bir yapıya sahiptir .
Koşma tarzında yazılmış, on beş bentten oluşan bir Manzume.
Ölçü: 6+5 duraklı, 11'li hece ölçüsü ile yazılmıştır.
Örnek: Cis-im iç-re / gö-nül kal-ma / dı bir (6+5=11)
Feryâd-ı hazînimle cihan dopdolu gamdır
Ruhumdaki hicran gecesi, sönmeyen şem'dir
Gözyaşı değil, kalbe düşen her katre demdir
Leylâ’ya "taş kalpli" demek, zulm-ü sitemdir
Söylersem eğer, taşlar incinir bilirim.
Mermer bile ağlar, sızılar nazlı elinden
Lâkin ne haber var, ne eser dostun dilinden
Bî-çâre gönül koptu hayâtın temelinden
İnsaf arama Leylâ-yı bî-rahm dilinden
Söylersem eğer, taşlar incinir bilirim.
Dağlar eridi, sabr-ı metînimle beraber
Bağlar kurudu, vakt-i hazânımla beraber
Yandım tutuşup ah u figânımla beraber
Seng-i siyehim, ağlar bu cânımla beraber
Söylersem eğer, taşlar incinir bilirim.
Hicran bürümüş ufkumu, zifîr-i belâdır
Her bir nefesim sanki hazîn bir selâdır
Gönlüm ki bugün sâhibi meçhul bir adadır
Taştan da katı kalbi olanlar bî-vefâdır
Söylersem eğer, taşlar incinir bilirim.
Gök kubbe çöker, altıda bin ah-ı enînim
Lâl oldu dilim, kalmadı artık ne yakînim
Toprak dahi ürperdi, duyunca bu hazînim
Seng-i haremim, sarsılır elbet bu zemînim
Söylersem eğer, taşlar incinir bilirim.
Bî-merhamet ol nazlı nigâhın, ne şedîttir
Hicran oku her an bu garip kalbe müfîttir
Gönlüm yorulup kaldı, bu dert sanki kadîmdir
Taşlar bile bir lütf-u kerem, ehl-i ümîde
Söylersem eğer, taşlar incinir bilirim.
Bir zerresi kâfî bu cefânın, dağı yakmaya
Mecâl mi kalır, çeşm-i terimden kan akmaya
Korkum şudur; âlem meyil eylerse bakmaya
Taşlar dayanamaz, bu ağır bârı çekmeye
Söylersem eğer, taşlar incinir bilirim.
Deryâ bile durulsa, durulmaz benim âhım
Leylâ’ya olan hayallerim, tekce günâhım
Dosttan yana boştur, tutacak birce penâhım
Taşa "katı" dersem, bu olur bence günâhım
Söylersem eğer, taşlar incinir bilirim.
Her gün yeni bir darbe vurur sinede yâre
Dünya denilen menzil-i gurbet ne ki çâre
Bak hali perişanıma, her yan pare pare
Taşlar bile insaf eder elbet bu gubâre
Söylersem eğer, taşlar incinir bilirim.
Gördüm ki vefâ, ismi kalan birce hayâldir
Leylâ’nın o naz vakti geçer, sonu zevâldir
Dursam ve sorsam; bu ne müşkül bir ahvâldir?
Taştan medet ummak, şu zaman içre kemâldir
Söylersem eğer, taşlar incinir bilirim.
Eylerse eğer Leylâ bir an lütf u inayeti
Bitmez yine aşıkta bu vuslat şikâyeti
Sabret ki bu aşkın budur özce hikâyeti
Taşlar dile gelmiş de okurmuş bu âyeti
Söylersem eğer, taşlar incinir bilirim.
Bin yıl dahi geçse bu gönül ahdı unutmaz
Cevrinle yanan sinede hicran pası tutmaz
Vuslat kuşunu ellerimiz asla kurutmaz
Taşlar gibi sessizce duran yâri uyutmaz
Söylersem eğer, taşlar incinir bilirim.
Cism içre gönül kalmadı, bir lante-i hârdır
Gûyâ ki içim dert ile dopdolu mezardır
Taşlar dile gelse, şu gönül onlara ârdır
“Kalbim katılaştı” desem, elbette hatadır
Söylersem eğer, taşlar incinir bilirim.
Ey yâr, o sitem hançerini sinede sakla
Gönlüm ki bugün tertemizdir, sen de o pakla
Aşkın yükü ağır, ne yapılır bunca merakla
Taşlar dahi raks eyler imiş, şimdi bu fâkla
Söylersem eğer, taşlar incinir bilirim.
Redferî, yazsan ne çıkar bu kara bahtı
Vîrâneye dönmüş bu gönül şehri ve tahtı
Kırdı devran en sonunda verdiğin ahdı
Taş sanma sakın, kaskatı olmuş şeb-i vahti
Söylersem eğer, taşlar incinir bilirim.
redfer
Bu şiir, klasik edebiyatın estetik mirasını halk edebiyatı formlarıyla birleştiren, "Neo-Klasik" diyebileceğimiz bir yapıya sahiptir
İşte şiirin teknik analizi:
1. Nazım Şekli ve Türü
Nazım Biçimi: Koşma tarzında yazılmış, on beş bentten oluşan bir Manzume.
Tür: Güzelleme (sevgiliye hitap) ve Taşlama (vefasızlığa sitem) arasında gidip gelen, hüzün temalı bir Lirik Şiir örneğidir.
2. Ölçü ve Ritim
Ölçü: 6+5 duraklı, 11'li hece ölçüsü ile yazılmıştır.
Örnek: Cis-im iç-re / gö-nül kal-ma / dı bir (6+5=11)
Ritim: "Taşlar incinir bilirim" nakaratı, şiirin duygusal tansiyonunu her bendin sonunda stabilize eden bir "anafor" etkisi yaratır.
3. Kafiye ve Redif Şeması
Kafiye Şeması: Genellikle aaab (düz kafiye) yapısıyla örülmüştür. Son dize (b) her bentte nakarat olarak tekrarlanır.
Kafiye Türleri:
13. Bent: bir, mezardır, ârdır, hatadır (Burada "-ar" sesleri tam kafiye, "-dır" ekleri rediftir).
2. Bent: gamdır, şem'dir, demdir, sitemdir (Burada "-em" sesleri tam kafiye, "-dir" ekleri rediftir).
Redif: "incinir bilirim" ifadesi şiirin tamamında nakarat-redif görevindedir.
4. Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Şiir, anlamı güçlendirmek için yoğun bir sanat tabakasına sahiptir:
Hüsn-i Talil (Güzel Sebebe Bağlama): Şiirin ana omurgasıdır. Taşların sertliği, Leylâ’nın kalbinin katılığını görmekten duydukları mahcubiyete ve "incinme" ihtimaline bağlanmıştır.
Teşhis (Kişileştirme): Taşların incinmesi, mermerin ağlaması, toprağın ürpermesi ve taşların raks etmesiyle cansız varlıklara insan ruhu yüklenmiştir.
Mübalağa (Abartma): "Deryâ bile durulsa, durulmaz benim âhım" dizesinde olduğu gibi, şahsî acının evrensel boyutlardan daha büyük olduğu vurgulanmıştır.
İstiare (Eğretileme): Leylâ bir "bî-rahm" (merhametsiz) ve kalbi taştan da katı bir varlık olarak, gönül ise "vîrâne" (yıkık bir şehir) olarak nitelenmiştir.
Tezat (Karşıtlık): Sabrın metaneti (sertlik) ile dağların erimesi (yumuşama), vuslat (kavuşma) ile hicran (ayrılık) gibi zıtlıklar kullanılmıştır.
5. Dil ve Üslup
Terminoloji: Şiirde yüksek oranda Tasavvufi ve Klasik lügat (hicran, katre, şedît, müfît, zevâl, şeb-i vaht) kullanılmıştır.
Hitabet: Şair, kendi iç sesiyle konuşur gibi başlasa da, yer yer doğrudan Leylâ’ya ve okuyucuya hitap eden "tebliğci" bir üslup takınır.
Mahlas: Son bentte (Taç Bent) "Redferî" mahlası kullanılarak geleneksel "imza" geleneği sürdürülmüştür.
Durak ; 6+5
Ana Tema; Sevgilinin kayıtsızlığı , aşığın bizar oluşu
Dominant Sanat ;Hüsn-i Talil ve Teşhis
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.