Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Ya Hafız

Ya Hafız


Ya Hafız, sabır bir tohumdur; 

toprağın karanlığında çürür gibi görünürken filizlenir aslında. 

Rüzgâr ne kadar sert eserse essin, 

kök salar, göğe uzanır o tohum

Sen de öyle yap. 

Acıların, ihanetlerin, beklenmedik fırtınaların 

seni kıracağını zannettiğin anlarda bil ki, 

o anlar seni olgunlaştıran badirelerdir. 


Çiçek sevmeyen eller seni koparmaya kalksa da, 

kökün o Kudret’in elindedir. 

Koparılan yerden yeniden sürer, 

daha güçlü, daha kokulu. 

Çünkü senin her düşüşün, 

O’nun izniyle bir yükselişe hazırlıktır. 


Bak etrafına… Dağlar sabırla durur, 

nehirler sabırla akarken yolunu bulur, 

yıldızlar sabırla parlar karanlıkta. 

Hiçbiri acele etmez, hiçbirisi “neden ben?” demez. 

Sen de o büyük ahengin parçasıyken, 

kendi hikâyene isyan etme. 


Elmanın tadı başka, armudun başka; 

ikisi de aynı bahçede yetişir ama kaderleri karışmaz. 

Senin de acın, sevincin, kaybın, kavuşman… 

hepsi ayrı ayrı yazılmıştır. 

Bazen en güzel çiçeği dikenler sarar, 

bazen en tatlı meyveyi kurtlar kemirir. 

Lakin unutma; diken de, kurt da, 

bahçıvan da aynı elin eseridir. 


Ya Hafız… 

Üzüntüye kapıldığında, kalbin daraldığında, 

“neden?” sorusu boğazında düğümlendiğinde, 

secdeye var ve de ki: 

“Yâ Rabbi, ben acizim, Sen her şeyi bilirsin.” 

O zaman göreceksin ki, 

her kapı kapandığında bir pencere aralanır; 

her gece sabahı müjdeler. 

Sabredenler, sonunda o en güzel çiçeğin 

kendi bahçesinde açtığını görür. 


Çünkü hayat, rüzgârla savrulan yaprak değildir sadece; 

o yaprağın Allah’ın ilminde uçtuğu yerdir. 

Güven O’na. Sabret. Ve bil ki, senin hikâyen, 

en usta kalemin yazdığı en güzel destandır. 

Sonu hayırla bitecektir, inşallah.


Ya Hafız; bazen verdiğini değil, 

almadığını sayarsın da şükürsüz bir kuyuya düşersin. 

Oysa her nefes bir lütuf, her sabah yeni bir emanettir. 

Eksik sandığın yerlerde aslında fazladan korunduğunu görsen… 

Hastalıkta şifa ararsın, fakirlikte rızık beklersin; 

lakin en büyük zenginlik, “elindekiyle yetinmek”tir. 

Allah’ın verdiği her şey bir imtihandır; 

azı da, çoğu da. 

Şükreden, darlıkta bile bahar görür. 


Çünkü şükür kapıları açar, sabır ise o kapılardan geçirir. 

Unutma, en güzel dua “Elhamdülillah”tır; 

hem dili hem kalbiyle söylenen.


Ya Hafız; hayat dört mevsimdir . 

Kışın yaprakların döküldüğünü görüp “her şey bitti” deme. 

Toprak altında kökler daha derine gider o vakit. 

Bahar gelir, her şey yeniden doğar. 

Yazın sıcağı yakar, güzün hüznü sarar ama 

hiçbir mevsim sonsuz değildir. 


Senin de gönül mevsimlerin var. 

Ağladığın günler, tohum ektiğin günlerdir. 

Güldüğün günler ise hasat zamanıdır. 

Acele etme. Her şey vaktinde gelir. 

Rabbim, bir tomurcuğu bile vaktinden önce açmaz. 

Sen de kendi vaktine razı ol. 

Çünkü zaman, O’nun en adaletli kuludur.


Ya Hafız ; insan bazen en çok sevdiğiyle sınanır. 

Gelen gider, kalan kalır. 

Kalanlar da bazen imtihan olur. 

Dost sandığın ihanet eder, yoldaş bildiğin yarı yolda bırakır. 

O zaman anlarsın ki, en sadık yoldaş ancak O’dur. 

Ayrılıklar da bir rahmettir; 

seni kendine, sonra da O’na döndürür. 


Çiçek sevmeyen eller seni kopardıysa, 

bil ki daha güzel bir bahçeye naklediliyorsun. 

Kalbini kıranlar, 

aslında seni daha güçlü bir kalbe hazırlayanlardır. 

Sevenler kalır, sevenler gider; 

geriye sadece Allah’ın sevgisi kalır.

O yeter.

Karanlık ne kadar koyu olursa olsun, 

bir kibritlik umut yeter onu delmeye. 


Ya Hafız , umutsuzluğa kapıldığında gökyüzüne bak. 

Yıldızlar oradaysa, 

senin de halinden haberdar olan bir Rabb’in var demektir. 

Dua et, kapı çal, sabret ve yürü. 

Çünkü umut, müminin silahıdır. 


En zor anda “Bu da geçer” diyebilmek, en büyük kuvvettir. 

Allah, hiçbir kuluna taşıyamayacağı yükü vermez. 

Senin gözyaşlarını da, dualarını da, sabrını da kaydediyor. 

Bir gün hepsi bir araya gelecek 

ve “İşte bu yüzden böyle oldu” diyeceksin. 

O gün geldiğinde, bütün acılar şükre dönecek.


Ya Hafız; elinden geleni yaptıktan sonra 

gerisini O’na bırakmak, asıl özgürlük budur işte 

Kuş kanat çırpar ama rızkını veren Allah’tır. 

Sen de çabalarsın, plan yaparsın, dua edersin… 

Ancak neticeyi kalbine değil, 

O’nun kudretine emanet edersin. 

Tevekkül, tembellik değil; en güçlü çabadan sonra 

“Yeter ki Sen razı ol” diyebilmektir. 

Bazen istediğin olmaz.



çünkü O daha iyisini bilir. 

Kapılar kapanır, perdeler iner; 

sen ise tevekkülle gülümser ve dersin: 

“Benim Rabbim, benim için en hayırlısını seçendir.” 

O zaman yükün hafifler, kalbin huzura erer.


Ya Hafız ;İnsan en çok kendi kalbini zehirler, 

kinle, intikamla, 

“hak ettikleri” düşüncesiyle. 

Oysa affetmek, zincirleri kırmaktır. 

Seni incitenleri affettiğinde aslında kendini özgür bırakırsın. 

Unutma, her kalp kıran da bir imtihandır. 

Belki seni daha merhametli, daha olgun yapmak içindir. 

Çiçek, dikenine rağmen kokusunu verir. 


Sen de incinsen bile iyiliği bırakma. 

Allah, affedicileri sever. 

Bir gün göreceksin ki, kin tuttuğun yerlerde rahmet bitmiş, 

affettiğin yerlerde ise yeni bahçeler açmıştır. 

Bırak gitsin… Kalbin müsterih olsun.


Ya hafız ; Her şeyin bir hikmeti vardır ; 

bazen anlayamazsın, bazen yıllar sonra “ah” dersin. 

O kör düğümü çözen ancak Allah’tır. 

Bugün yaşadığın acı, yarın bir nimete dönüşebilir. 

Kaybettiğin, aslında korunmandır. 

Geciken, vaktinde gelendir. 


Velhasıl, hikmeti sorgulama, hikmet sahibine sığın. 

Bu dünya bir tarladır; burada ekersin, ahirette biçersin. 

Sabreden, şükreden, tevekkül eden, affeden… 

işte onlar o tarlanın en güzel meyvelerini toplar. 

Sonunda her şey yerli yerine oturacak. 

O gün diyeceksin: “Rabbim, ne güzelmiş.”


redfer



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Ya Hafız

Ya Hafız

redfer redfer