Karanlığa Mukavemet
Sîneme çöken bu kesif hicran nedir
Ne bir damla rahmet ne bir nefes tesir
Sema değil kararan talihin kendisi
Bir ömür erir gider bir lokma teselli için.
Cüzdan suskun yokluğun dahi bir vakarı var
Rızık daralır her gün keder artar katbekat
Henüz toprağa düşmeden kurur alın teri
Hakikat boğulur daha doğmadan sesi.
Kalabalıklar içinde sürgün yalnızlık
Lisanlar mühürlü bakışlar tanıklık
Doğru eğilmiş bir kenar başında mahzun
Eğri kurulmuş tahtında hoyrat ve mağrur.
Bu nasıl devran bu ne hazin yazgı
İnsan insana yük umut dahi sancı
Sabır dedikleri ince bir tel misali
Gerildikçe gerilir kopması an meseli.
Ve o dem…
Bir kıvılcım kafidir zulmeti yarmaya
Bir seda yeter suskunluğu yakmaya
Küllerinden doğar her bastırılmış feryat
İsyan dedikleri hakikatin bizzat.
Artık sükût bana zindan sözüm firar
İnede büyüyen ateş bir gün intişar
Ya bu nizam inkılap bulur ya ben başkalaşırım
Lakin bil ki dünya
Bu süküta artık dar...
Hüseyin YANMAZ
04.04.2026
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.