İnsan Ne İçin mi Yazar
‘’Bir yazar çokluk okunmak için
yazar. Bunun tersini söyleyenleri alkışlayalım ama inanmayalım onlara.’’(Albert
Camus)
Çürük renklerden örülü bir dünya
adeta, edebiyat camiası. Sözcüklerin akışkan kıvamında saklı o rayiha.
Ne düşük cümleler kurulası ne de
devingen ruhlara kesilen fatura.
Ömür kısa yol uzun sözcükler ise
sonsuzluğa meyleden.
Okunmak ve okumak arasındaki o ilginç
korelasyon ve işte okumakla başlayan bir serüven benimki çocuk aklımla yaşın da
kemale erdiği ve işte tüm saflığımı sonlandırıp afiyet bulduğum bir macera bir
mecra.
Yüreğinse küpeştesi.
Bilindik nazarda sahi neye denk düşer
insan ve nedir onun gerçekleştirmek istediği hayalleri?
Bunu herkes kesin bir dille söze
dökmemekte ne yazık ki ve işte üstü örtülü davranışlardan artık neyi kestirebiliyorsa
insan ki çok da dert etmemeli hani ve işte ansızın hücum eden ilham perisi
gönlün sükunetine sarılı ruhun sarmalında raks eden.
Mevsimler.
Mevsimsiz düşler.
Mevsimin soyut hasılası.
Yazarınsa payına düşen.
Meali köpük gibi.
Mizacı güneş gibi.
Yüreğin kamberi ruhunsa endamlı
feneri ve ihya edilesi bir cennet bahçesi cehennemse kuytularda ağzını açmış
bekleyen ama yüz vermediğiniz ama istirham etse bile itibar etmediğiniz.
Bir sükûnet.
Bir fasıl.
Bir de rehavet hâsıl olan ansızın.
Kalemse muktedir pek çok şeye ve
farkındalık yüklü ve kelamın sefasını sürmekle iştigal elbet duygular fora
düşünceler ise finalde saklı.
Bir insan ne için mi yazar?
Dünden bu yana neler değişmez ki
insan hayatında ve işte yüreğin hasılasında saklı o feryat:
Anlamsızlığın dikiş tutmadığı bir
mecra anlam yüklemekse yarınlara…
İfa edilesi ama ifşa etmeden asla.
İhbar edilesi de değil suya sabuna
dokunmasan da köpüren baloncuklar ve pekişen bir asalet.
Yüreğin mecrası ve içinde saklı
ümitler.
Yüreğin hazinesi kalburüstü sevinçler.
Hazzı da değil hası insanın ve
yazarın, yaza yaza kendini daha da çok sevebildiği.
Okunmak mı okumak mı?
Cürüm işleyen hangisi, söyleyin?
Anlam olmak mı anlatmak mı?
Hangisi diğerine üstün gelmekte,
peki?
Okşayan sözcükleri bazen hırpalayan sevincinizi.
Oksijen deposu iken hayat ve karbon
dioksit misali kimi insan yad ettiği gezegende saklı iken önceki hayatı…
Miskin bir sözcüğe verip
veriştirirken ve miladi takvimi deviren.
Mizacına yabancı bir tanrı misali
kimi insanın kendini putlaştırdığı.
Öyküler.
Şiirler.
İnsan ne için mi yazar?
Belki de başka gözlerden kendini
resmedenlere duyduğu merak ve kıvanç ile…
Yazdığı kadar da yazgısını
değiştirmek adına belki de elbet boş ve kör bir inançtan yola çıkıp da
sözcüklerin kor olduğu ve işte o büyüyen ateşe bir kıvılcım misali eşlik eden
duyguların da revaçta olduğu gerçeği ile…
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.