Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Otuz İki Kıta

Otuz İki Kıta

                                        OTUZ İKİ KITA

 Gözlerimi beyaz bir dünyada açtım. Kundağım beyaz, beşiğim kirli beyaz, tavanlar, yerler, gök, beyaz.

 Başka renkler var mı bilmem. Biraz daha büyüdüğümde, dev pembe dalgalara şahit oldum o kadar. Şimdilerde yetişkinim, ne başka bir aleme gözümü açtım ne de başka renklere. Kendi türümün içinde ki çeşitlilik haricinde başka hayatlar da var mı onu da bilmiyorum.

 Beyaz köşklerden oluşmuş bu gezegenin çok ötesinde başka alemler ve canlılar var bundan eminim.

 Büyükbabamın, büyükbabası bir hikaye anlatırmış:

“ bir zaman gök yarılmış, pembe dalgaların üzerinde sörf yapan atam; o zamanlar genç bir delikanlıymış. Göklerin yarılmasıyla birlikte gözleri kör eden bir şimşek çakmış. Yerle gök bu ışıkla aydınlanmış. Hemen arkasından şimdiye kadar görülmemiş bir madenden yapılmış bir gemi inmiş. Pembe dalganın üzerinde bir ileri bir geri gidip gelmiş. Geminin her ilerleyişinde yüz binlerce türümüzün öldüğünü, böyle bir katliamın tarihte yaşanmadığını söylerdi. Kendisi geminin yüzeyine tutunmuş, yüzeyi garip bir soğuklukla kaplıymış. Sağında solunda bu soğuğa tutunmuş cansız bedenler görmüş. Büyük bir umutsuzluğa kapılmış ; çocuklarımı bir daha göremeyeceğim, onlarla aynı sofrayı paylaşamayacağım, diye hüzne boğulmuş. Belli süre sonra bu gemi girdiği yarıktan yukarı doğru çıkmaya başlamış. Büyükbaba gemi ile birlikte göğe yükselmiş. Yarıktan dışarı çıktığında apayrı bir dünya ile karşılaşmış. Onlarca çeşit renk, varlıklar, devasa canlılar, maddeler, kokular, boyutlar. “ galiba öldüm ve öbür dünya dedikleri yer bura olmalı” diye düşünmüş. O sırada yarık kapanmak üzereymiş. Kendini boşluğa bırakmış. Gözlerini açtığında pembe dalganın üzerinde , bir çok cesetle yan yana bulmuş kendini.

  Otuz iki kıtadan oluşan bu gezegenin bir kıtası artık yokmuş. Kıta üzerinde yaşayan ne kadar canlı varsa hepsi yok olmuş. Boşluğun oluşturduğu yerde bir nehir akmaya başlamış. Beyaz ve pembe renge alışkın gözler, akan kırmızı renge şaşakalmış. Yerin derinliklerinden canavarlar çıkmış. Kırmızı nehir ölüm getirmiş. Nehirle gelen bu canavarlar, önlerine çıkan ne kadar yeryüzü sakini varsa hepsini yemişler. Dehşet içinde sağa sola kaçışan, canlarını kurtarma derdiyle bağrışan bu zavallılar tek tek yok olmuşlar. Bu canavarların çok büyük ağızları ve uzayan kolları varmış.

 

Dağlara tırmanan, dalgalara atlayan ne kadar kişi varsa; kollarıyla tutup, ağızlarıyla yutmuşlar. Ne gariptir ki, belli bir süre sonra nehir akmamış, canavarlar ise yutmamış. Nehirle birlikte yok olmuşlar. Büyük büyük babam çook uzun zaman önce şahit olduğu bu olaya “ uzaylılar ve yerli halk savaşı” derdi.”

 Çok korkunç olan bu olayın tekrar olması için , içten içe hep dua ettim. Hayalim; atam gibi ben de bu alemden çıkıp, başka alemlere seyahat etmekti.

 Yaşadığım şu alemi bile tam manası ile tanıyamadım. Bazılarımız bir program içerisinde olduğumuzu söylerken bazısı sadece uykuda olduğumuzu  ve bir gün muhakkak uyanacağımızı dillendiriyor.

 Dedem, beyaz dünyanın sadece bir bakış olduğunu, bu gezegenin sınırlarını aştığımızda çok garip, harika ve şaşırtıcı bir alemi gözlemleyeceğimizi söylerdi. Dedemin dedesi ona çok büyük bir sır vermiş.

  “ Bizler insan denen bir varlığın, ağız denen kısmında yaşıyoruz. Bu kıtalar onun dişleri, pembe dalgalar hareket eden dili.

   İnsan denen bundan çok farklı bir varlık. Rengi ne beyaz, kabuğu, ne sert. Duyguları var; istekleri arzuları. Bizim gibi besleniyor. Dağımızda, taşımızda yetişen her besin, onun  bizlere gönderdiği nimetler. Bizler bazen istemesek de ona zarar verebiliyoruz. Nankörlük edebiliyoruz. İnsan denen varlık; nerede ve nasıl bir şey diye soracak olursan. Onu tanıyabilmek için bu sınırların dışına çıkmalısın ve ayrıca idrakini değiştirmelisin. Mikrop aklınla bunu anlayamazsın.”

  Dedemin, dedesi galiba bunamıştı. Bana verilen bu sır olabildiğince saçmaydı!

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 3
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Otuz İki Kıta

Otuz İki Kıta

EBRU  CAN EBRU CAN