Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Akmeşe Yollarında Bir Ermeni Meselesi Hikayesi 19 Bölüm

Akmeşe Yollarında Bir Ermeni Meselesi Hikayesi 19 Bölüm

AKMEŞE YOLLARINDA / BİR  ERMENİ MESELESİ HİKAYESİ -19. BÖLÜM

DİVAN-I  HARBÎ-İ ÖRFİNİN( NEMRUT  MUSTAFA DİVANI) KURBANLARI

*İkinci  kurban Diyarbakır  Valisi  Mehmed  Reşit  Bey’di  İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer alan Dr. Mehmed Reşid Bey Ermenilerin  iddialarına  göre  Kasım 1918’de - Diyarbakır Valisi’yken Ermenilere karşı yaptığı  akıl  almaz kötülükler  nedeniyle meşhur  Bekir Ağa Bölüğü’ne gönderilir ancak buradan  kaçar. Daha  sonra polis peşine  düşer,  kıstırır o da katil damgası yiyip  idam  edilmektense  intihar  etmeyi tercih  eder ve intihar  ederek hayatına  son  verir.

* Üçüncü  Kurban Trabzon  valisi  Cemal  Azmi’dir.Ermenilere  göre ‘’Trabzon  celladıdır. Trabzon valisi  olduğu  dönemde (1914-1917) Çeşitli şekillerde zulüm, cinsel taciz ve şiddete maruz kalan çocuk ve genç kızlar, onun emriyle Trabzon açıklarında belli aralıklarla toplu olarak denize dökülmüştür(!) Haliyle Ermenilere göre  bin  kez  diriltip  diriltip  idam  edilmelidir  ama  gelin  görün  ki  Malta’daki  İngiliz  Mahkemesi  onu  suçsuz  bulmuştur. 

Peki  İngiliz Yüksek  mahkemesi  suçsuz  buldu  diye  ölüm  cezasından  kurtulmuş mudur?    Hayır. 17  Nisan 1922’de  adını  daha  önceki  bölümde  zikrettiğim Bahaeddin Şakir  ile  birlikte  Berlin’de  Ermeni  militanları  tarafından  öldürülmüştür.

* Dördüncü  Kurban  Zor  Mutasarrıfı  Zeki  Bey’dir.  Ancak  bazı  kaynaklara  göre Zeki  Bey , idam cezası  infaz edilmeden  önce  kaçmıştır dolayısıyla da idam cezasını  gıyabında  almıştır. Bazı  kaynaklara  göre de 28  Nisan 1920’de idam  edilmiştir.  

* Beşinci Kurban: Erzincan  Jandarma Komutanlığı  yazıcısı  ‘’ Hayran Baba ‘’ Lakaplı  Abdullah  Avni Bey’dir.  Dört arkadaşıyla  birlikte  idam cezasına  çarptırılmış  ama  arkadaşları  yurt  dışında firarda  olduklarından  sadece  o  22 Temmuz  1920’de  idam  edilmiştir.

*Altıncı Kurban: İdam cezası verilen davalar içinde en ilginci Urfa Mutasarrıfı Nusret Beyin davası olmuştur.

Nusret Bey’in yargılanmasına 16 Mart 1920 tarihinde başlanmıştır. Kaç celse olduğunu bilemediğimiz duruşmalar sonucunda Nusret Bey hakkında Nemrut Mustafa Paşa ve üyelerden Fettah Bey idam, diğer üyeler Recep Paşa, Recep Bey ve Ferhat Bey ise 15 yıl kürek cezası istemişlerdir. Sonuç olarak Nusret Bey’e 15 yıl hapis cezası verilmiştir ve buna ilişkin karar imzalanmıştır. Fakat Mustafa Paşa, bu kararı içine sindirememiştir. Nusret Bey’i idam etmeye kararlıdır. Yeni bir şahit getirtilip Nusret Bey aleyhinde ifadesi alınır. Mustafa Paşa, üye Ferhat Bey’i görevden alarak yerine yedek üye Niyazi Bey’i getirir. Bu kez idam kararı alınır ve bu karar da imzalanır ve 5 Ağustos 1920’de  Urfa  Mutasarrıfı  Nusret Bey,  idam  edilir.

********

Nemrut  Mustafa Paşa  Haziran 1920’de görevinden  alındı.  Daha  sonra   TBMM  bu  hain  için  yakalama  ve  tutuklama  kararı  çıkarınca  Irak’a  kaçtı  ve  Şeyh  Mahmut  Berzenci  tarafından  kurulan  Kürdistan  Krallığının  Eğitim  Bakanı  oldu ( Ancak  bu  krallık  uzun  ömürlü  olmadı çünkü bölgeyi  işgal  etmiş  olan  İngilizler  böyle  bir  krallığa  izin  vermediler. 1924’de  Kürdistan  Krallığı yıkıldı

Nemrut  Mustafa 1936  Yılında  geberdi  gitti.

*********

Şimdi  bir  an  için  gözünüz  kapatın  ve  hayal  edin.

Bir  Türk  Tarihçisi  olarak Ermenistan’ın farzedelim  Eçmiyazin şehrinde,  Ermenistan’ın  bir  siyasi  partisinin  düzenlediği ‘’ Türk  Soykırımı ‘’  Konulu  konferansta ‘’ Ermeniler  23  Nisan’ı  unutturmak  için  24  Nisan  diye  bir  şey  uydurdular’’  Diye  başlayan  bir konuşma  yapıyorsunuz(!)

Türk  olan  profesör  arkadaşınız  Ermenileri  itin  poposuna  sokup  çıkarıyor,

Ermeni  olan ve  Ermenistan’da bir  üniversitede  öğretim  görevlisi  olan Ermeni  arkadaşınız  ise 1909-1910  Yıllarında  Ermenilerin  Adana’da  20.000 civarında  Türk  öldürdüğünü  söylüyor.

Ya  gülmeyin.  Hayal  edin  diyorum.  Alt  tarafı  hayal…

Hayal  bile  edemediniz  değil  mi?

Soykırım  mağduru (!)  Ermenistan’da böyle  bir  konferans  tabii ki  hayal  bile  edilemez  ama  Soykırımcı (!)  Türkiye’de  gerçektir ve  çıkar birileri  ‘’  Türkiye,  24  Nisan’ı  unutturmak  için  23  Nisan’ı  Bayram  ilan  etti.’’  Diyebilir.

Yaaa  işte  böyle. 23  Nisan  aslında  ne  ulusal  egemenliğin,  ne  çocuğun  bayramıymış.  24 Nisanı  unutturalım  diye  uydurulmuş  bir  Soykırımı  Örtme  Bayramıymış.

Peki  kim  diyor  bunu?

Merak  ediyorsanız  cevabı  gelecek  bölümde.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 3
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Akmeşe Yollarında Bir Ermeni Meselesi Hikayesi 19 Bölüm

Akmeşe Yollarında Bir Ermeni Meselesi Hikayesi 19 Bölüm

Sami  Biber Sami Biber