Çünkü Ben En Çok S Onsuzluğu Sevdim
Çivit mavisi olsa gerek, kaybolan
düşlerin iksirinin o şuh rengi:
Yoksa kayıp bir ruh mu demeliydim hem
dönüş yolunu unutan hem çelimsiz utanmadan bir de rüyalarımı kışkırtan?
Öznesiz özlemle misali insan
neyi/kimi özlediğini bilmeden ve işte karşısında olanları savuran savurtan bir
o kadar yüreğini avutan.
Mevsimler misal…
Bir yılın dört çeyreğine denk düşen.
Ve fısıltılar…
Ah, o fısıltılar ayyuka çıkan:
Hem misafirperver hem hatırşinas bir
o kadar boşboğaz:
Boşa koysak da dolmayan; dolu olanı
boşaltmamıza imkân tanımayan.
Sivri dilli vecizeler.
Elde kalan kapı tokmakları ya da
kapısı olmayan evler.
Belki de savruk bir kapının
aidiyetini sorguladığı ki:
Sahi, ben nereye aitim?
Ve işte o endamlı hissiyat:
Bir yerlere ait olmanın verdiği
hoşnutluk ve hoşluk ve dünde kalanlardan arda kalan o zifiri boşluk.
Öznesi sihirli bir rüya gibi.
Pekişen gerçeklerin tesellisi.
Tecelli eden her hayal ve renklerin
bakir s/onsuzluğu…
Sanırım yaşamda ben en çok s/onsuz
olmayı sevdim:
Sonsuz.
Ve de ait olmadığım bir insanın bende
şaka maka bırakmadığı o boşluk o kuyu çünkü:
Kuyularda boğdular beni kendimi
bildim bileli…
O zifiri ve karanlık kuyular.
Kurtuldum da üstelik hem de defalarca
ve işte ben en çok: kurtuluşu sevdim ve özgürlüğü.
Özgürlüğüme ket vuranlar.
Yetmezmiş gibi duygularıma kaçak kat
çıkanlar.
Kurada çıkan hediyelerdeki o
anlamsızlık gibi ne de olsa insanların nezdinde: bedava sirke baldan tatlı.
O yüzden hep hak ettim.
Hak etmek için mücadele verdim.
Ve hakkım olanı benden çalmaya
çalışanlar.
Oysaki ben davalarımda hep haklı olan
taraftım sonra birileri Araf’ta kaldı ve suçu bana yükledi.
O kesif sessizlik bir b/ölündü ki
ansızın:
Çığırtkan kargalar.
Bet sesli.
Çal çene kadınlar esef yüklü.
Çemkiren iblis misali.
Beyaz hep mağdurdu.
Beyaz.
Beyaz olmayı hem ben seçtim hem de
Mevla öyle buyurdu.
Karanlık ise bana yakışmayan.
Renkler ise duygularımın duası gibi
idi halen de öyle.
Rengârenk iklimler ruhumda seken.
Bazen hoyrat bir rüzgâr bazen sakin
bir hava ve işte ikisi arasında gidip geldiğim.
Coşkumu mazur görmediler.
Çocuk kalbimse hep yuhalandı.
Ben ise hep sevdim ama artık
sessizce.
Yeniden âşık olmayı ben dilemedim
çünkü bunu emreden kaderimdi.
Sevdim.
Sadece sevdim:
Ama artık ses etmeden.
Çünkü ben en çok s/onsuzluğu sevdim…
Birine ait olmamayı ve de.
Yine de güçlü bir aidiyet duygusu
saklı içimde tüm duygularımı tefe koyan ve aşk ki sürekli ıskalayan ve
ıslıklayan belki de fısıldayan ama sadece benim bildiğim benim duyduğum…
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.