Mezat Salonu
Mezat salonlarında satılır büyük aşklar,
Fakir ressamların çizdiği tablolar gibi.
Pahalar biçilir tek tek yarışırcasına,
Asılır altın kaplı çerçeveler ile
Lüks konakların aşk uğramamış salonlarına.
Aşka acemi boş gözler, süzer durur
Bir servet ödenmiş o tablolara.
Mona Lisa’nın kim olduğunu,
Yüzündeki o gülümsemenin sırrını,
Kaplumbağa Terbiyecisi’nin
O kaplumbağalara sevmeyi nasıl öğrettiğini
Anlamaya çalışır durur, sevmeyi bilmeyen
Boş yürekli o mağrur insanlar.
Mezat salonlarında aranır sevdalar,
Ya da pahalı antikacı dükkanlarının raflarında.
Kim bilir hangi fakir, aç bir ressamın
Titrek parmaklarındaki fırça darbelerinde gizliydi o aşk?
Hangi taş plaktaki ezik bir ezgide,
Hangi antika eşyanın yaşanmış hikayesinde?
Evet, mezat salonlarında,
Antikacı dükkanlarında aranır bazen aşk.
Aşkı satın aldıklarını sanan o gururlu insanlar,
Servet öderler o fakir ve aç yaşanmışlıklara,
O gözyaşlarının her birine tek tek.
Aşkı aşk yapan uğruna akıtılan gözyaşıdır,
Uğrunda harcadığın yıllar, o aşkın yaşıdır.
Aşka aç kalmış yürekler doymaz ki!
Aşk için aç kalmış yüreklerin acısıyla,
Öğreneceksen eğer dolu dolu sevmeyi ,
Doya doya aşkı yaşamayı,
Cesaretin olacak , o yüreği yakmaya,
Yüreğindeki yangını söndürecek kendi gözyaşındır;
Hiçbir yangın sönmez başka bir aşığın gözyaşıyla.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.