Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Bugün Cami Avlusunda Babamı Unuttum

Bugün Cami Avlusunda Babamı Unuttum

Bugün kızımın okulunun düzenlediği yerel geziye katıldım. Balıkesir’in tarih kokan camilerini ve sokaklarını rehber eşliğinde gezecektik. Veli Okuma Grubumuz, müdür yardımcılarımız ve kıymetli hocalarımızla birlikte sabahın erken saatlerinde Şeyh Lütfullah Camii’nde buluştuk.

Ben ise her zamanki heyecanımla görevimin başındaydım. Bir gece önceden fotoğraf makinemi hazırlamış, şarjını doldurmuş, hafıza kartını temizlemiş; adeta küçük bir sefere çıkacak asker gibi çekime hazır hale gelmiştim. Çünkü benim için fotoğraf çekmek yalnızca bir anı kaydetmek değil, zamanı durdurabilmenin en güzel yoluydu.

Caminin içine girdiğimizde Bahtınur Hocamız ismimi seslendi. Ben de hemen makinemi gösterip:
“Hocam ben hazırım,” dedim.
O an hem ben mutlu oldum hem de hocamın yüzündeki tebessüm içimi ısıttı.

Rehberlik yapan müezzin hocamız oldukça donanımlıydı. Anlattığı birçok bilgiyi yıllar önce Kocam Bey’den dinlemiş olmanın tanıdık hissi vardı içimde. Bu yüzden bir kulağım hocadaydı ama gözüm hep vizördeydi. Taş duvarlarda, mihrap gölgelerinde, eski ahşap kapılarda tarihin izini arıyordum.

Şeyh Lütfullah’tan sonra Alaca Mescid’e geçtik. Hasan Basri Çantay ile Mehmet Akif Ersoy’un dostluklarını, Balıkesir’in “41 Bayrak Adam” hikâyesini dinledik. Ardından Ali Şuuri Hazretleri’nin kabri ziyaret edildi. Sonra Ali Hikmet Paşa Meydanı’ndan geçip Saat Kulesi’ne doğru yürüdük.

Saat Kulesi’nin yanında müze vardı. Kaç kere girdiğimi hatırlamıyorum. O yüzden bu kez içeriye girmedim. Çünkü ben o sırada en güzel karelerin peşindeydim. İnsan bazen yaşadığı şehri yeniden keşfederken kendi ruhuna da rastlıyor. Benim yolculuğum biraz da buydu.

Sonrasında tarihi kütüphane, Karaoğlan Camii ve Paşa Sultan Türbesi ziyaret edildi. En sonunda ise benim mahalleme, çocukluğumun sokaklarına geldik: Paşa Camii…
Mahallenin muhtarı değildim belki ama sanki bütün sokaklar beni tanırdı.

Paşa Camii ve türbesini de dinledikten sonra Eski Camii’ye uğrayıp geziyi tamamladık. Vedalaştık, herkes kendi yoluna dağıldı.

Tam Eski Camii’den Paşa Camii tarafına dönerken telefonum çaldı. Arayan arkadaşım Melek’ti.

“Kuzum neredesin?” dedi.
“Çarşıdayım, Paşa’ya yakınım. Eve geçiyorum,” dedim.

“Gel, Paşa’nın oradaki kafede oturuyoruz,” deyince insanın içini ısıtan dost sesiyle yön değiştirdim. Meğer Fatma da yanındaymış. Sohbet başladı. Çaylar geldi. Gülüşmeler çoğaldı. Derken gözüm karşıdaki banka ilişti.

Babam…

Elinde ekmek poşetiyle oturmuş, bana el sallıyordu. Melek de babamı çok sever.
“Aaa Kadir amca! Gelsin, iki sohbetin belini kıralım,” deyince gidip babamı da yanımıza aldım.

Bir süre sonra kalkma vakti geldi.
Babama dönüp:
“Sen yorulma baba, iki dakika büfeye girip çıkacağım. Şurada bekle beni,” dedim.

Ama hayat bazen insanın aklını küçük bir dalgınlığın içine bırakıyor.

Biz kızlarla cami avlusunda yeniden fotoğraf çekmeye başladık. Kareler, kahkahalar, küçük telaşlar derken zaman akıp gitti. Sonra büfeye uğradım, oradan çıktım ve eve doğru yürüdüm.

Apartmanın kapısını açtım. Her zamanki gibi beşinci kata hızlı hızlı çıktım. Nefes nefese anahtarı çıkarırken içimden bir ses geçti:
“Sanki bir şeyi unuttun…”

Kapıyı açtığım anda gözüm yere ilişti.

Babamın ayakkabıları yoktu.

İşte o an beynimde bir şimşek çaktı.

Ben… babamı cami avlusunda unutmuştum.

Evet…
Ekmek değil.
Meyve değil.
Sebze değil…
Babamdı unuttuğum.

Kendi kendime söylene söylene merdivenleri yeniden indim. Çünkü babamın telefonu da yoktu. Koşarak cami avlusuna vardım.

Ve oradaydı…

Elinde ekmek poşetleriyle sağa sola bakıyor, beni bekliyordu. İçimdeki mahcubiyetle yanına gidip oturdum.

“Ben seni unuttum ya baba…” dedim kısık bir sesle.

Bir anda ikimize de öyle bir gülme geldi ki…
Sormayın dostlar.

Koluna girdim. Markete uğradık. Sonra birlikte eve döndük.

Akşam sofrada olayı eşime, anneme ve kızıma anlatınca kahkahalar sofranın tuzu biberi oldu.

Hayatımda ilk kez böyle bir unutkanlık yaşadım.
Şimdi düşünüyorum da…

Bu normal mi sizce?
Yoksa insan gerçekten bir gün fark etmeden yaşlanmaya mı başlıyor?..

Ama şunu biliyorum:
Bazı unutkanlıklar insanı utandırsa da, yıllar sonra hatırlandığında yüzüne en sıcak tebessümü bırakıyor.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 3
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Bugün Cami Avlusunda Babamı Unuttum

Bugün Cami Avlusunda Babamı Unuttum

Ayşenur... Ayşenur...