Kırık Bilyeler Atlası
Sokak aralarında gazoz kapakları,
Üstü başı toz içinde bir ikindi vakti.
Annelerin sesinde o tanıdık telaş:
"Akşam oldu, eve dön artık!"
Zaman, o mavi balonun sönüşüydü.
Siyah önlüklerin beyaz yakalarında gizliydi
Cumhuriyet'in ilk sabahları gibi hür çocukluğumuz.
Beslenme çantasında bir haşlanmış yumurta, bir somun,
Sıramıza kazıdığımız o ilk aşkın baş harfi,
Mürekkep lekesi parmaklarımızda, kalbimizde bir sızı.
Sokağın ortasında seksek çizgileri, tebeşir kokusu,
Dizlerimizdeki kabuk bağlamış yaralar en büyük nişanımız.
Bir leblebi tozuna satardık en gizli sırlarımızı,
Cumartesi akşamları tek kanallı bir heyecan,
Biz o çocuksu masumiyeti bir daha hiçbir vitrinde bulamadık.
Sonra mahalle aralarından bir göç başladı sessizce,
Plaklar kırıldı, kasetler sarıldı kurşun kalemlerle.
Eski şarkılar gibi darmadağındı sokaklar,
Biz bir çocuktuk, gözleri dünyaya yeni açılan,
Ve hüzün, o yıllarda daha ince bir sızıydı kalbimizde.
Şimdi ne zaman bir iğde ağacı koksa uzaktan,
Ya da eski bir mahalle çeşmesi çıksa karşıma,
Cebimde o yılların kırık bilyeleri sızlar.
Biz 1980’lerde çocuktuk sevgilim,
Aşkı da, sokağı da en güzel biz kirlettik.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.