Bu Gün Bayram Ve Sen Çekip Gittin Anne
Renklerimi astım boynuna ama terk
edilmiş iklimlerden de aldım payımı çünkü sen çekip gittin.
Mısralara b/öldüm hayatı ve şiirler
b/içtim imgelere can verdim aslında bilmediler görmek istemediler ama kabul
etsinler etmesinler: ben şair değil şiirdim.
Gönlümde ukdeler saklı.
Ruhumda ufuk.
Meddücezre doyamayan bir yürek
benimki:
Büyüyen dalgalar gibi ve çekilen
deniz.
Misafiri olduğum cihanda bir türlü
sahiplenemediler beni.
Sense yoksun artık gördüm ki sevgi de
insanlar sadece birer atık:
Batıl ruhların girizgâhında atıl bir
mevsimim belki de ve asla dile getiremedikleri ismim bir türlü, Gülüm,
diyemedikleri.
Sevemedim çığırttıkları ismimi:
Yıldız ve şu bu:
Hangi Yıldız?
Çocuk yaşta ölen halamdı ismi Yıldız
olan bense onun bir fotokopisi gibi çoğaltıldım nasır tutmuş yüreklerde duygusu
olmayan bir isim bu:
Duygusuz insanlara yakışan bir
meddücezir adeta.
Oynaşan dalgalar ve ıslıklayanlar
yalnızlığımı bense illa ki ıskalamışken mutluluğu ve sen çekip gittin.
Bir ünlem bildim üstelik ben hayatı:
Hep mi şaşkın olur bir insan hep mi
ürkek hep mi heyecanlı?
Günümüz tabiriyle saf ya da atağa
geçmemiş bir ruh sürekli yedek kulübede ve sen çekip gittin.
Üstelemedim.
Uslanmadım.
Hep mi sever insan ilk günkü gibi ve
hep mi düşünmeden sever?
Tıpkı kalemim gibi nasıl ki o da:
düşünmeden yazıyor ve sahipleniyor tüm kelimeleri öyle ki alfabe bile yetmiyor
ilham perim omzumda nöbette iken ve işte adımı çıkardılar iyi de ben tüm gün
kalemim elimde beklemiyorum nöbetimi ve de ilham perimi: o ki ansızın geliveren
yürek ki pervasızca deli gibi sevebilen üstelik sen de yoksun artık yanımda.
Bültenler cazgır.
Ana haber sunucuları cebbar hele ki
kadınlar.
Demem o ki:
Kadın soyunun yüz karası büyümemiş
bir çocuğum ben: kadın olmak ne haddime hele ki yok mu o şuh bakışlar?
Kimi ise ruh gibi dolaşmakta
ortalıkta sanırsın ki hepsi aynı fabrikanın mamulü:
Ne yani ne yani?
Saçımın beyazları ile barışık isem?
Ne yani ne yani?
Yampiri yürüyüp de frikik
vermiyorsam?
Dedim ya:
Büyümek ne haddime ne kelime
sayfalardan taşan bir isyan benimkisi gerçi ruhum hem genç hem yaşlı amma
velakin yüreğim henüz on sekizinde tam da gülecekken tam da seni sevdiğimi bir
kere daha söyleyecekken ve sen çekip gittin.
Bu gün bayrammış ben demiyorum
büyüklerim diyor.
Farz olan ne varsa.
Farazi olan ne varsa.
Bayram kutlamaları mı?
Ve birbirine paye veren insanlar?
Payidar olan kim kaldı ki?
Bu gün bayrammış ben demiyorum Saatli
Maarif öyle buyuruyor bir de bayram namazı kılanlar sonra da cami avlusunda
gıybete buyur edenler.
Sensiz neyin tadı kaldı ki üstelik?
Yıldız kaymış!
Ben değilim ben değilim yeminle.
Zaten Yıldız ismini kütükten
sildireceğim.
Kadınlar mademki evli olsalar bile
kızlık soyadını kullanabiliyor ben de artık reddediyorum bu sefil ismimi.
Soğuk.
Ulaşılmaz.
Yıldızlar gibi.
Sıcak ve insancıl ve içten: çiçek
gibi gül gibi.
Refüze ediyorum ve artık dönüp
bakmıyorum arkamdan çağıranları ne de olsa bol keseden merak ediyorlar:
Ne olmuş?
Ne bitmiş hayatımda?
Suni teneffüs yapmak istemiyorum
artık dünde kalan hayatıma.
Sen çekip gittin ama ben hala ayakta
ve hayattayım.
Önümde akan sular gibi berrak.
Bahçemde açan güller gibi şeffaf ve
sıcak.
Bu gün bayrammış.
Ben diyorum ben diyorum ki: bu gün
bayram.
Çekip gidenlerin arkasından değil mi
ki umarsız kaldım geride ve işte bayramımı kutluyorum kutlamayanlara ve
nefretlerine inat.
Çünkü ben buyum bu…
Mutlu bayramlar diliyorum yüreği
güzel olan herkese ve yüreğinde gerçek sevgi ve merhameti barındıran herkese…
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.