Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
Altın Üye
06.06.2026 · 21 · 0 · Tahmini 2 dk okuma
PDF olarak indir

“Vâhid” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Vâhid

Arap/Kiril/Latin alfabeli Azerbaycan Türkçesinden -çeşit çeşit kaynaktan- Vâhidin şiirlerini okumaktayım, bütün kaynakları yarıladım sayılır. İsmi Ali Ağa, mahlası Vâhid, gazel han/gazel hanı (bu isimle onun için yapılmış bir film de var) diye tesmiye ediliyor. Âilesini erken yaşta kaybetmiş, parasızlıktan medreseden ayrılıp bakkal ve marangoz çıraklığı yapmış ve zamanla bu işte de ustalaşmış. Doğru düzgün tahsîli yok fakat genç yaşlardan îtibâren dönemin en meşhur ve büyük şâirlerinin de bulunduğu şiir meclislerinde yetişmiş, mahlasını o meclisteki üstâdı Abdülhâlik Yusuf vermiş. Fuzûlîyi çok sevdiği biliniyor. Kendisi de, çağdaşları da onu Fuzûlînin yâdigârı, o zamanki temsilcisi diye tanımlamış, Fuzûlî ve Nevâîden şiirler aktarmıştır. 1914 yılında şiir yazmaya başlamış. Onu aşk ve şiire iten de Baküde halıcılıkla uğraşan Zülfiye isimli bir Özbek kızı. Bu hanıma âşık olmuş fakat kavuşamamışlar çünkü kız bir süre sonra âilesiyle birlikte Semerkanda dönmüş. Vâhid de peşinden gitmiş lâkin daha varamadan kızın -babasının emriyle- başkasıyla nişanlandığını öğrenip yıkılmış. Şiirlerini ilhâm-ı ilâhî ve ilhâm-ı Stalin şeklinde çok basitçe iki kategoriye ayırmak mümkündür. Her iki kategoride yazdıkları da epey çoktur. İkinci kategoride yazdığı şiirlerin içi ne kadar boşsa birincisininki de o nispette hatta daha da fazla doludur, güzeldir, mânâlıdır. Şunu da bilmek lâzımdır ki yaşadığı dönemde komünizmin zulmü ortada, komünizm için yazmasa diğer mevzûlarda da yazamazdı, öldürülen şâirlerden biri de o olurdu. Tabiî bu ideoloji için yazdığı şiirler o kadar fazladır ki iş suyuna gitmek için yazmak boyutundan çıkmıştır. Bir yerden sonra dilinden kalbine de sirâyet ve intikal eder, bu kaçınılmazdır, dil ne söylerse kalp onu bilir. Bâzı şiirlerinde tasavvufa yakınlık, bâzılarında molla/şeyh düşmanlığı gördüm. Şâiri şimdilik bu kadar tanıyabildim. Daha önce burda «Fırsat olanda» şiirini paylaşmıştım. Başka bir şiirinden (Gül olmasa) de iki mısra paylaşacağım.

گول اولمماسا

،مجنونون عشقى ليلىنين آرتيردى شهرتين

!قدرى بيلينمز ايدى گولون، بولبول اولماسا

على آقا واحد

Mecnûnun aşkı Leylânın arttırdı şöhretin / Kadri bilinmez idi gülün, bülbül olmasa (Vâhid).

Bu mısralar, üstâdı olan Fuzûlînin de

«Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever / Cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever» diyerek bahsettiği iki tip âşıktan henüz ikincisi (cânı için cânânı seven) olduğunu gösteriyor.

Âşık Veysel de «Güzelliğin on par'etmez / Bu bendeki aşk olmasa» diyordu, gerçi o aynı şiirin sonunda «Anılmazdı Veysel adı / O sana âşık olmasa» diyerek bu fikrinden dönmüştü. Bakalım Vâhid de ilk mısrada bahsedilen asıl âşıklardan olabilmiş mi, olamamış mı.

Diğer şiirlerini de okuyunca göreceğiz artık.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Vâhid

karakoyunluengin karakoyunluengin