Yazılı Radyo 20 Kendine Yabancılaşmak
Yazılı Radyo 20 – “Kendine Yabancılaşmak”
Sevgili dostum yazili radyo'a hoş geldin ve yayınımız ilk şarkı ile başlatalım.
🎵 Pinhani – “Beni Sen İnandır”
Sevgili dostum,
Belki de insanın kendine yabancılaşmasının en acı tarafı,
bir gün bunun farkına varması değildir.
Asıl acı olan,
bunu fark ettikten sonra geçmişe dönüp baktığında,
işaretlerin hep orada olduğunu görmesidir.
Çünkü insan kendini bir anda kaybetmez.
Kendinden her gün küçük bir parça bırakır.
Biraz bir iş yerinde kalır.
Biraz bir kırgınlığın içinde.
Biraz vazgeçtiği bir hayalde.
Biraz söyleyemediği bir cümlede.
Ve farkında olmadan eksilmeye başlar.
Öyle yavaş eksilir ki,
yokluğunu bile hissedemez.
Nasıl ki bir evin duvarı yıllarca çatlar da,
ev sahibi ancak sıva dökülmeye başladığında fark eder...
İnsan da içindeki yıkımı ancak parçalar görünür hale geldiğinde fark eder.
Bir zamanlar saatlerce konuşabildiği şeyler vardır.
Şimdi birkaç dakika bile ilgisini çekmez.
Bir zamanlar kalbini hızlandıran insanlar vardır.
Şimdi isimleri geçse sadece başını sallarsın.
Bir zamanlar uğruna geceyi sabaha bağladığın hayaller vardır.
Şimdi onları düşünmek bile yorucu gelir.
Ve insan bunu olgunlaşmak sanır.
Belki de değildir.
Belki sadece yorulmuştur.
Çünkü toplum bize hep değişmenin büyümek olduğunu anlattı.
Ama kimse her değişimin gelişmek olmadığını söylemedi.
Bazı değişimler ilerlemek değildir.
Bazı değişimler kaybolmaktır.
İnsan bazen güçlenmez dostum.
Sadece hissizleşir.
Ve ikisini birbirine karıştırır.
Artık canı yanmıyordur.
Çünkü yaraları iyileşmiştir sanır.
Oysa bazı yaralar iyileşmez.
Sadece insan o acıyla yaşamayı öğrenir.
İşte yabancılaşmak bazen tam olarak budur.
Acının geçmesi değil.
Acıya alışmaktır.
Ve alışmak,
her zaman iyileşmek değildir.
Bazen sessiz bir teslimiyettir.
Biliyor musun dostum,
İnsan en çok da kendisini açıklamayı bıraktığında değişir.
Eskiden anlaşılmak isterdi.
Şimdi yorulmuştur.
Eskiden yanlış anlaşılınca üzülürdü.
Şimdi düzeltmeye bile çalışmaz.
Eskiden içindekileri anlatırdı.
Şimdi susar.
Çünkü bazı insanlar konuşmaktan değil,
anlatamamaktan yorulur.
Ve bir süre sonra sessizlik karaktere dönüşür.
Kimse fark etmez.
Ama insanın içinde bir şehir yavaş yavaş terk edilir.
Sokaklar boşalır.
Işıklar söner.
Kapılar kapanır.
Ve bir gün insan kendi içine döndüğünde,
eskiden yaşadığı yerleri harabe halinde bulur.
İşte o an,
kendi içinde misafir gibi hisseder.
🎵 Duman – “Seni Kendime Sakladım”
Bazı şarkılar vardır.
Bir insanı değil,
bir dönemi hatırlatır.
Şarkı çalmaya başlar başlamaz
eski bir odanın kokusu gelir burnuna.
Eski bir pencere,
eski bir sokak,
eski bir umut...
Ve bir anlığına,
yıllardır kayıp olan biriyle karşılaşmış gibi hissedersin.
O kişi sensindir.
Bir zamanlar olduğun insan.
Belki hayal kuran.
Belki korkmayan.
Belki henüz kırılmamış olan.
İnsan bazen geçmişteki halini düşününce üzülür.
Ama aslında özlediği şey gençliği değildir.
Kendine olan yakınlığıdır.
Eskiden ne hissettiğini bilirdi.
Ne istediğini bilirdi.
Neden ağladığını bilirdi.
Neden sevdiğini bilirdi.
Şimdi ise çoğu zaman sadece devam eder.
Çünkü durursa düşünmek zorunda kalacaktır.
Düşünürse hatırlayacaktır.
Hatırlarsa yüzleşecektir.
Ve bazı insanlar yıllarca yüzleşmemek için koşar.
Sevgili dostum,
Belki de hayatın en büyük trajedisi,
yanlış yollara sapmak değildir.
Kendi yolunu unutmaktır.
Başka insanların beklentileri arasında yaşarken,
kendi sesini duyamamaktır.
Herkes seni tanırken,
senin kendini tanıyamaman.
Ve belki de bu yüzden bazı geceler,
sebebini bilmeden içimiz daralır.
Çünkü ruhumuz,
unuttuğumuz bir şeyi hatırlatmaya çalışıyordur.
Belki eski bir hayali.
Belki yarım kalmış bir cesareti.
Belki de yıllardır görmezden geldiğimiz kendimizi.
🎵 Son Cem Adrian – “Ben Seni Çok Sevdim”
Bu şarkı çalarken insan şunu düşünüyor:
Belki de hayatta en çok ihmal ettiğimiz kişi,
kendimiziz.
Herkese zaman ayırıyoruz.
Herkesi anlamaya çalışıyoruz.
Herkesi affediyoruz.
Ama kendimizi unutuyoruz.
Sonra yıllar geçiyor.
Ve bir gün aynaya bakıp şu soruyu soruyoruz:
"Ben ne zaman kendimden bu kadar uzaklaştım?"
Belki cevabı yok.
Belki de önemli olan cevap değil.
Sorunun kendisi.
Çünkü insan kendini aramaya başladığı gün,
kaybolmuş olsa bile artık tamamen kayıp değildir.
Yolunu bilmeyebilir.
Ama yönünü hatırlamıştır.
Ve bazen bir insanı kurtarmaya,
tek bir yön duygusu yeter.
Yazılı Radyo'nun bu geceki yayını burada sona eriyor.
Eğer bu gece kendini biraz özlediysen,
bunu bir eksiklik sanma.
Belki de içinde hâlâ yaşayan o eski sen,
kapıyı usulca çalmıştır.
Ve belki de ilk kez,
ona cevap verme zamanıdır.
Görüşürüz dostum.
Kendine yabancı olmadığın bir gecede buluşmak üzere.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.