Yalnızlık Bozlağı
Ruhum çok üşüyor şimdi,
Tutmaz oldu elim ayağım.
Çukurova’nın o sarı sıcağı bile
Kâr etmiyor göğsümün ayazına.
Toprak yarılıyor ayaklarımın altında,
Bir ağıt yükseliyor uzaktan, sessizce.
Yalnızlık, Toroslar ’ın başındaki duman gibi,
Çökmüş omuzlarıma, kalkmak bilmiyor.
Anavarza kayalıklarında bir şahin uçurumu,
Gözlerimde biriken şu asırlık keder...
Kuşlar bile terk etmiş bu çorak yurdu,
Yüreğim bir bozlak gibi feryat eder.
Uzatıyorum ellerimi, tutan yok,
Ekinler boy vermez oldu acımdan.
Bunca yıl şu dağların kahrını çektim de
Görmedim böylesi amansız bir kış.
Koca bir çınar devriliyor içimde,
Kökleri sökülmüş, gövdesi kırılmış.
Hani nerede o ak köpüklü nehirler?
Hani o toprağın can veren kokusu?
Bir haksızlık yürür gider ovalardan yukarı,
Mazlumun ahı kalır kara taşa.
Yıldızlar bile küsmüş bu gece göğe,
Karanlık sarılmış can çekişen ateşe.
Artık sular da dindi, yollar da bitti,
Işık çekildi bir dervişin hırkasından.
Ama bilirim, bu kışın arkası bahardır,
Toprak elbet uyanır bereketiyle.
Yine de şu an, tam da bu saatte,
Ruhum çok üşüyor, üşüyor arkadaşım...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.