Aşk Nedir
Aşk, kelime kökeni olarak sarmaşık anlamına gelen "aşeka"dan gelir; hani şu sardığı ağacı çevreleyen, besleyen ama bazen de tatlı tatlı kurutan o arsız bitki... Bilim dünyası bu durumu biraz daha romantizmden uzaklaştırıp "beynin dopamin, serotonin ve oksitosin kokteyliyle sarhoş olması" diye açıklasa da, işin aslı kalp çarpıntısına yakalandığınızda o formüllerin hiçbir işe yaramamasıdır. İlk başlarda midenizde kelebekler uçuşturan, geceleri uykunuzu sabote eden ve size durup dururken duvara bakıp gülümseme yeteneği kazandıran bu duygu, aslında doğanın bize oynadığı en güzel ve en büyüleyici oyundur.
Ancak aşk, sadece o ilk aylardaki "sen kapat, hayır önce sen kapat" şapşallığından ibaret değildir; zamanla evirilen, büyüyen ve derinleşen bir yol arkadaşlığıdır. Kusurları görmezden gelmek değil, o kusurlarla dalga geçebilecek kadar birbirini sahiplenmektir; aynı bayat espriye yüzüncü kez birlikte gülebilmektir. Hem her an her saniye yan yana olma arzusu yaratacak kadar yoğun bir aidiyet, hem de fırtınalı günlerde sığınabileceğiniz en güvenli limandır. Kısacası aşk; mantığın geçici bir süre için tatile çıkması, kalbin ise o sırada yönetime el koyup hayatı çok daha renkli ve katlanılabilir kılmasıdır.
İşin en trajikomik yanı ise, aşkın insanı milyarlarca yıllık evrim tarihinin en savunmasız, en "ne yapacağını bilemez" canlısına dönüştürmesidir. IQ seviyenizi geçici olarak tek haneli rakamlara düşüren bu his, aynı zamanda dünyanın en sıradan insanını gözünüzde bir süper kahramana çevirebilecek kadar güçlü bir göz yanılmasıdır. Bilim insanları bu yoğun ve çılgın fazın ömrünün en fazla 2-3 yıl olduğunu söylese de, geride kalan tortu—yani o her şeye rağmen gitmeme, her şeye rağmen bir arada saçmalayabilme kararlılığı—insanlığın henüz laboratuvarda sentezleyemediği tek şeydir. Yani aşk; bir yandan "ben bu delilikle nasıl yaşarım?" diye kara kara düşünmek, diğer yandan da o delilik bitmesin diye hayata sıkı sıkı sarılmaktır.
Başka bir tanımla da aşk; onun her kusurunu "canım ya, ne kadar da orijinal bir insan" diye sevimli bulup, evlendikten üç yıl sonra aynı kusur yüzünden "bu adam/kadın nefes alırken bile beni germeyi nasıl başarıyor?" diye felsefi sorgulamalara girmektir. :))
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.