Darağacında 20 Yoldaş
DARAĞACINDA 20 YOLDAŞ
Efendim, Ermenilerin 15 Haziran’ı Süryani Soykırım Günü ilan etmesi, bu tarihin bütün dünyada Süryani Soykırım Günü olarak tanınmasını talep emesi( Bu talebi 12 Ülkenin parlamentosu kabul etmiştir.) ve Ermenistan dahil pek çok ülkede Süryani Soykırım Anıtları diktirmesi aslında Ermenilerin, Süryanileri çok çok sevmelerinden ya da ‘’ Yaşasın Halkların Kardeşliği ‘’ sevecenliğinden kaynaklanmıyordu. 15 Haziran’ın onlar nezdinde bir başka anlamı daha vardı.
Evet, Osmanlı Devleti 15 Haziran 1915’de İstanbul- Bayezıd Meydanında 20 SHP’liyi idam etmişti.
Yok yok, elbette 20 Sosyaldemokrat Halkçı Partili değildi bu asılanlar.
Bu asılanlar 20 Sosyalist Hınçak Partisi mensubuydu.
Peki bu insanlar Sosyalist ve Hınçak Partisi mensubu oldukları için mi idam edildi?
Ermenilere göre evet.
Bizdeki tuvalette ıkınırken bile ‘’ Yaşasın Halkların Kardeşliği ‘’ diye bağıran Sosyalist+Komünistlere göre de evet... Bu zavallıların(!) hiç bir suçu günahı yoktu. İçlerinde en suçsuz günahsızı da ‘’ Paramaz ‘’ adını kullanan Matteos Sarkisyan’dı. Yani bu yirmi masum sosyalistin başı olan kişi...
Paramaz, ilk ses getiren icraatı olarak 1903’te Kafkasya'nın Rus valisi Grigory Golitsin'e yönelik suikast girişiminde bulundu ve generali yaraladı.
Bu general tam bir Ermeni düşmanıydı. Ermenilerin Rusya hakimiyetindeki topraklarda Ermeni milliyetçiği yapmalarından, dolayısıyla da Ermenilerden nefret ediyordu ve onlar hakkında ‘’Tiflis’teki tek Ermeni, Tiflis Müzesindeki doldurulmuş bir Ermeni olacaktır.’’ Diyordu..
Efendim bu Paramaz baktı Rusya’da ötmek zor. Generalin niyeti bozuk, Ermenileri öldürüp derilerini saman dolduracak... Gözünü daha kolay lokma gördüğü Osmanlı’ya dikti.
Önce ‘’Ermeni Fedaileri’’ ne katıldı.
14 Kasım 1922 Tarihli Newyork Times Gazetesinin haberine göre bu çok çok masum örgütün 200. 000 civarında çok çok masum silahlı gerillası vardı( fotoğrafta görüldüğü gibi ) ve Paramaz da o gerillalardan biriydi.
Bu arada 1887’de İsviçre’nin Cenevre şehrinde Avedis Nazarbekyan ve eşi Mariam Vardanyan dahil olmak üzere Kafkasyalı bir grup öğrenci Hınçak (Çan ) adlı bir cemiyet kurdular.
Sosyalist bir kuruluş olan Hınçak’ın amacı Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşayan Ermenileri bağımsızlık hedefi etrafında örgütlemeyi sağlamaktı ama bir türlü karar veremiyorlardı bu siyasi oluşum legal mi çalışmalıydı yoksa illegal mi?
Parti 1909’da İstanbul’da düzenlediği 6. Kongresinde ‘’Legalleşelim.’’ Dedi. Yani amaçlarını kan dökmeden, siyasi yollardan elde etme kararı aldı ama bu karar Paramaz’ın hiç hoşuna gitmedi. O bir aksiyon adamıydı ve ‘’Devrim Kanla Yazılır ‘’ felsefesine inanıyordu.
Nitekim 1913’de Romanya/ Köstence’de yapılan 7. Kongre’de Talat Paşa da dahil İttihat ve Terakki’nin ileri gelenlerine ( Ki neredeyse hepsi devletin önemli kademelerindeydiler ) suikast tertip edip öldürme kararı aldılar.
Ancak bu kongrede aralarına Mısır Delegesi olarak katılmış olan Arşavir Sahakyan, bir Osmanlı ajanıydı ve bütün bu planı Osmanlı yetkililerine iletti.
[Arvaşir Sahakyan daha sonraları 1918 yılında Adana'da Paramaz'ın arkadaşlarınca öldürüldü]
İstanbul Emniyeti 28 Ocak 1914’de bu suikast girişimcilerini Tarlabaşı'ndaki yuvalarından topladı ve kısa süre içinde toplananların sayısı 120’yi buldu.
Ancak tutuklananların çoğu serbest bırakıldı ve kala kala 49 kişi kaldı ceza verilecek olan.
Mahkeme 10 Mayıs 1915’de başladı. Bu kırk dokuz kişiden biri olan Hemeyak Aramyan, günümüz tabiriyle etkin pişmanlıktan yararlandı ve Paramaz ile diğer 19 arkadaşı aleyhine ne varsa öttü. Öyle olunca devlet onu affetti ve böylece o idamdan yırttı. İki kişi yurt dışındaydı (Stepan Gülyan ve Hagop Tivrapyan ) onlar da yırttı. Paramaz ( Matteos Sarkisyan ) ve on dokuz yoldaşı hakkında 27 Mayıs 1915’de yani Tehcir Kanununun çıkartıldığı gün verilen karar idamdı.
İşte bu 20 Yoldaşın idamları 15 Haziran 1915’de İstanbul / Bayezıd Meydanında sabah saat 3.30 sıralarında infaz edildi.
Anlayacağınız bugün Ermeniler 15 Haziran için ‘’ Süryani Soykırımı ‘’ deseler de asıl acıları farklıdır.
******
Aradan yıllaaaaar yıllar geçer.
5 Ekim 2014'de. İşid ile YPG arasındaki çatışmalarda bir YPG’li öldürüldü. ( Aslıda çok insan öldü o çatışmada ama YPG’li olan o biri ilginçti. )
Bu kişi için Boğaziçi Üniversitesinde ve İstanbul Kadıköy HDP binası önünde taziye çadırları kuruldu.
Peki kimdi bu kişi?
Bu kişi Deniz Gezmişlerin de avukatlığını yapan TİP Senatörü Niyazi Ağırnaslı’nın torunu olan MLKP (Marksist Leninist Komünist Parti) üyesi Suphi Nejat Ağırnaslı idi.
Ancak, Suphi Nejat Ağırnaslı kendi adından çok ‘’ Paramaz Kızılbaş ‘’ olarak biliniyordu. Daha doğrusu ‘’ Paramaz Kızılbaş ‘’ Kod adını kullanıyordu.
Öldürüldüğünde arkasından taziye mesajı yayınlayanlardan biri de Ermenistan Hınçak Partisiydi ve oldukça uzun olan mesajlarında aynen şöyle diyorlardı özet olarak:
“Değerli Ağırnaslı Ailesi ve yoldaşları!
Şahsen tanımadığımız, fakat yoldaşlık bağımız olan Suphi Nejat'ın ölümsüzler dünyasında yer aldığını üzüntüyle öğrendik. 100 yıl sonra Paramaz kod adını taşıyarak, Kobani'nin özgürleşmesi için mücadele etmesi bizleri gururlandırdı…………İnsanlık, halkların eşitliği, barış için mücadele ederken, kendisinin seçtiği ada layık bir şehittir.’’
Unutmadan…
15 Haziran 1915’de Bayezıd Meydanında asılan 20 Hınçak mensubuna da şehit diyorlar.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.