Sevgili Vermilyon Kuşu
SEVGİLİ VERMİLYON KUŞU;
Bu, Temmuzu karşılama gününün sabahında seninleydim. İçimin Çin kırmızısına boyanmış faytonlarında hayalini gezdiriyordum. Eski taş sokakların engebeli melodisinde ilerlerken, karşılıklı bir çekimin içindeydik. Dünya hiç durmadan dönüyordu. İnsanlar ise pervasızlığın ucunda, kobalt mavi keskin gerçeğin ağzında saflar oluşturuyordu. Maksatlar, kabullenişler, yansımalar, yönünü kaybetmiş kıyamet kalabalıkları, geçim ve dirlik atmosferin yüksek çeperlerine çarpıp yine insanlığın üzerine yağıyordu..
Gül rengi şiirler dökülüyordu parmaklarının uçundan avuçlarımın içine. Gül mevsiminde olmak balkonların ve bahçelerin albenisini üçe katlıyordu. Pencere kenarlarında gül goncaları dolu gül suyu kavanozları safran rengindeki güneşi içiyordu. Bu büyülü gezintide kimin kimi daha çok etkilediğini bilmemiz mümkün değildi. Şeffaf, pürüzsüz ve mazbut bakışlar adım adım üst üste eklenip, yıldızlara kadar uzanan devasa bir merdivene dönüşüyordu. Her karşılaşmamız yepyeni bir başlangıç noktası hükmünü alıyordu. Anbean yaratılan evren gibi biz de her nefeste birbirimizi var ediyorduk. Ne öncede kalan yaşayamadığımız şeyler ne de yaşamayı hayal ederken bugünü gölgelediğimiz gelecek kaygısını sahiplenmiyorduk.
Uzun süredir içimizde taşıdığımız ithaflar bir form almaya çalışıyor ve ben bunu hissedebiliyordum. Çocukluk günlerinden beri saklandığı yerde büyüyen ve daha tamamlanamamış bir şiir gibi muhatabı yıllar geçtikçe değiştirilen mısralar. Yüreğimizi fetheden herkes için öznesi tekrar tekrar baştan yazılan gün ışığına çıkmaya korkarken büyüyüp yetişkin olmuş şiirler. Biz tuvalimize güvercin beyazını, Nil yeşilini, vermilyon kırmızısını, soluk maviyi ve portakal turuncusunu sürerken suskunluğu ezber eden şiirler.
Bir kese altın tozuna benzeyen ve omuzlarımda gezinirken tenime ufalanan ellerin ve cümle parçaların karanlıkta bir bıçak gibi parlıyordu. Dudak kıvrımlarımız mümteni vaatleri öperken, kanımızın içindeki suda Temmuz fırtınası kopmaya devam ediyordu. Bu açık seçik ama özünde ketum sevgi beynimi ateşe veriyordu ve bir yolunu bulup onu beynimden dışarıya çıkarmam gerekiyordu. Alt anlamlarıyla nakışlanan bu sevginin yavan halinden sıyrılmak istiyordum. Taşımayı değil gördüğüm her varlığa bölüştürmeyi, tüketmeyi değil her tohumun her anın her dakikanın içine dâhil etmeyi öğreniyordum. Bencilce kendine saklanan her şeyin kimseye bir fayda sağlamayacağını anlıyordum. Bu yansıtmayı seçtiğim sevgime şükürler ediyordum. Senin kaşlarının altında parlamaya devam eden barış bakışlarını savaş kokan tüm şehirlere dağıtıyordum. Kalbimdeki sevgi artık senin avuçlarında değil, bombaların altında merhamete aç her çocuğun her kadının ve her erkek kardeşin her babanın kaburgalarının içinde yeniden yeşeriyor..
Temmuz’umuz turuncu ve kırmızının aşk yaşadığı vermilyon renginde geçsin. Vişne soslu gülücükler dudaklarımıza dökülsün. Kendimizden başka onun gönül kırıklığını dert edineceğimiz sevgi kardeşlerimiz olsun..
TülayMaviYıldırım
Sevgili Vermilyon Kuşu başlıklı yazı TülayMaviYıldırım tarafından
30.06.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 5
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.