Küçük Sevgili
Hastaneden çıktıktan sonra ilaçlarımı almak için en yakın eczaneye girdim. Haftanın ilk günü olmasından dolayı kuyruk vardı. Ayakta zor duruyordum, hava da çok sıcaktı. Baktım ki önümde genç bir erkekle benim yaşlarımda bir kadın vardı.
"Oğlum," dedim, "ben şuracıkta oturayım, sıra bana gelince sesleniver, olur mu?"
Güler yüzlü ve cılız bir çocuktu. Yanındaki kadına bakıp:
"Tamam teyze," deyince kadın sert sert baktı yüzüme.
"Allah Allah," diyordum içimden, "kadını kızdıracak kötü bir şey mi söyledim? Sırasını istemedim, para istemedim..."
Kuyruktan üç beş adım ayrılmadan o genç çocuk, bir tabureyi önüme koyup:
"Buraya oturabilirsiniz." dedi,çok bahtiyar oldum.
Nerden bilirdim ki!
"Sağ ol evladım, annen seni çok iyi yetiştirmiş," deyince kadının öfkesi köpürmeye başladı. Dizlerimde derman olsa başka eczaneye gider, ilaçlarımı alırdım. Fakat burası hem evime yakındı hem de eczaneci kız tanıdıktı. Yaşıtım sayılan o kadının bana karşı ne husumeti olabilirdi ? Zaten kimseyle tartışmaya değil, konuşmaya bile tahammülüm yoktu,dizlerimin ağrısından dünya başıma zindan olmuştu.
On beş dakika kadar sonra sıra bana geldi. Zar zor kalkıp içeriye girmeye çalışırken, kadının kapıdan çıkarken:
"Aşkım, doğru evimize gidiyoruz." dediğini duyunca küçük dilimi yutacaktım. Hangi yaşta olursa olsun, demek ki insan kıskançlık krizi geçirebiliyormuş.
Ablamız, başından geçen olayı hayretle anlatırken o anları yeniden yaşıyor gibiydi.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.