Kiremit Rengi Sükunet
Ne bir rüzgar değer yüzüne şimdi,
ne uzaktan bir ney sesi... O sustu.
Bir kurşun gibi ağırlaştı hava,
bıçak ağzı bir sessizlik biler içini.
Bakmıyorlar,
gözlerinde biriken çamuru görmüyor kimse.
Cebindeki boşluk, yüreğindeki yarığı büyütüyor.
Bir çocuk gülüşü, bir somun ekmek sevinci;
çoktan unutulmuş şarkıların nakaratı şimdi.
Şehrin gürültüsü bozmuyor bu amansız sükuneti,
çünkü içinde bir başka kent yıkılıyor her an.
Tuğla tuğla, umut umut çöken bir yapı...
Enkazın altında bir adam,
kendi gölgesiyle konuşan bir yabancı.
Etten ve kemikten öte bir yorgunluk bu,
adı konulmamış bir yenilgi.
Güneş mi doğmuş, yağmur mu yağmış...
Zaman durmuş onun için,
durmuş ve dünyayı da durdurmuş.
Bu adam,
kentin en izbe köşesinde,
bir düşünce gibi sırılsıklam ve kimsesiz.
Bir dert ki bu,
kimselere söylenmez;
kiremit rengi bir hüzünle,
çekilir içine, dumanıyla bir...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.