Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
5 (2 oy)

Edebiyat Evi Şairlerinin Issız Ada Macerası 20

20.Bölüm

Tekne kıyıya yanaştığında kimse birkaç saniye hareket edemedi.

Haftalar boyunca hayalini kurdukları an gerçekten karşılarındaydı.

Üzerlerinde hâlâ ada günlerinin izleri vardı.

Güneşte yanmış yüzler...

Yıpranmış kıyafetler...

Ellerinde oluşan yaralar...

Ama gözlerinde büyük bir mutluluk vardı.

Kurtulmuşlardı.


Kurtarma ekibinden biri kıyıya iner inmez onlara sordu.

"İyi misiniz?"

Çerkezoğlu Kaptan gülümsedi.

"İyiyiz."

Adam şaşkınlıkla etrafına baktı.

"Bu kadar uzun süre burada nasıl dayandınız?"

Nuri Hoca cevap verdi:

"Birlikte."

Tek kelimeydi.

Ama her şeyi anlatıyordu.


Kurtarma ekibi kamp alanına baktığında şaşırdı.

Basit bir barınak...

Yağmur suyu toplama düzenekleri...

Balık avlama araçları...

Düzenli bir çalışma alanı...

Sanki küçük bir köy kurmuşlardı.

Görevlilerden biri hayranlıkla:

"Burada gerçekten yaşam kurmuşsunuz."

Şampiyon hemen cevap verdi:

"Başka çaremiz yoktu."

Sonra durdu.

"Gerçi biraz da Sami Hoca yüzünden."

Herkes şaşkınlıkla baktı.

Sami Hoca kaşlarını kaldırdı.

"Ben ne yaptım?"

Şampiyon gülerek cevap verdi:

"Her gün tarih dersi verdiniz. Kaçmaya fırsat bulamadık ki."

Herkes kahkahaya boğuldu.


Tekne adadan uzaklaşırken herkes sessizce kıyıya baktı.

Muz ağaçları...

Balık tuttukları koy...

Arıların ballarını aldıkları kayalar...

İlk gece korkuyla oturdukları sahil...

Hepsi geride kalıyordu.

Nesrin öğtretmen gözlerini denizden ayırmadan konuştu:

"Hiç unutmayacağım."

Hatice Hanım başını salladı.

"Ben de."


Sami Hoca elindeki küçük defteri kapattı.

Kaptan merakla sordu:

"Hocam, ne yazdınız?"

"Son cümleyi."

"Ne yazdınız?"

Sami Hoca gülümsedi.

"İnsan bazen kaybolunca kendini bulur."

Bir süre herkes sustu.

Sonra Kaptan:

"Hocam, güzelmiş."

"Teşekkür ederim."

"Yalnız..."

"Ne var?"

"Kitabın adı yine hazır mı?"

Sami Hoca hiç düşünmeden cevap verdi:

"Elbette."

"Ne?"

" Yirmisekiz Şair ve Muz Çalan Maymunlar."

Teknede kahkahalar yükseldi.
Sami Hoca nereden bilecekti ki Çerkezoğlu Kaptan ve kendisi günlük tutsa da bu anıları Nuri Hoca yazacaktı.


Aylar sonra...

Edebiyat Evi'nin sitesinde yeni bir yazı yayınlandı.

Başlığı:

"Edebiyat Evi Şairlerinin Issız Ada Maceraları

Yazıyı Nuri Hoca kaleme almıştı.

Sadece kendi adına değil, bütün arkadaşları adına yazmıştı.

Yazının sonunda şöyle diyordu:

"Biz oraya şair olarak gittik.

Ama oradan dost olarak döndük.

Denizin ortasında kaybettiğimiz şeyler oldu.

Konforumuzu, alışkanlıklarımızı, eski hayatımızı kaybettik.

Ama karşılığında sabrı, dayanışmayı ve birlikte gülmenin değerini kazandık.

Bazı yolculuklar insanı bir yere götürmez.

İnsanın kendisini değiştirmek için yapılır."


Altı ay sonra::

Nuri Hoca'ya Avusturya büyükelçiliğinden bir evrak geldi.
Heyecanla gelen zarfı açıp okudu.Adada mahsur kalan 28 kişiye eğer Avusturya vatandaşlığına geçer ve Avusturya'da ikamet ederlerse adanın tapusunun verileceği bildiriliyordu.
Evet Saklıbahçe ve Bahtinur'un hayalleri gerçek oluyordu. Nuri Hoca 28 kişiye gelen haberi iletti.
Hepsinin de ortak kararı şu oldu.
Biz Türk'üz. Türk yurdunda doğduk, Türk yurdunda ölmek isteriz. Değil o adayı bütün Avusturya'yı bize verseler Türkiye'mizden yine ayrılmayız.

O günden sonra Edebiyat Evi'nin şairleri her yıl aynı gün buluştu.

Bir araya geldiklerinde önce şiir okudular.

Sonra eski günleri anlattılar.

Ve her seferinde konu mutlaka aynı yere geldi:

Maymunların muz baskınına...

Feryadi'nin ayakkabı avına...
Şampiyon'un ağzıyla balık yakalamasına...
Arılardan zorla bal alınmasına...
Yılan saldırısına...

Sami Hoca'nın bitmeyen tarih derslerine ve Nuri Hoca'ya yapılan sitem ve beddualara...

Ve ıssız bir adada başlayan büyük dostluğa...

Çünkü bazı hikâyeler kitaplarda biter.

Bazıları ise insanların kalbinde yaşamaya devam eder.

Haaaaa! Sami Hoca bir ay, Nuri Hoca'yı sitede hicvetti mi?
Yok canım, onlar zaten dosttu ve dost kalacaklardı.

Ama hepsi de Nuri Hoca'dan kendilerini yeni bir macerada buluşturmasını istediler.

Nuri Hoca manalı bir şekilde arkadaşlarının yüzüne bakarak
"Nasipse" dedi.

SON

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (2 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 4
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Edebiyat Evi Şairlerinin Issız Ada Macerası 20

Nuri Baş Nuri Baş