Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
16.09.2026 · 15 · 0 · Tahmini 2 dk okuma
PDF olarak indir

“Sıvasız Evler” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Sıvasız Evler

Yeni nesil bilmez ama dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım sıvasız evleri. Çünkü bizler için ev olmaktan ziyade kutsal mekânlardı. Gençlerden istediğim, “Ya, o kadar da değil, böyle yaşantı mı olur?” diyerek hüküm vermek yerine, bizleri anlamaya çalışsınlar, bu, bize yapabilecekleri en büyük  iyilik olacaktır.


Bacası akardı... Yağmur ve kar suları odaya sızar, eşyalara ve duvarlara zarar verir, rutubet kokusu sıcak ekmek kokusu gibi ciğerlerimize dolardı.


Sıvasızdı, çatısı akardı, kerpiçtendi, camları kırıktı. Kapısından cıgır cıgır sesler gelir, tahta kuruları ile pireler uykunuzu ziyan ederdi. Ocak başlarındaki simsiyah tencereler, sobanın üzerindeki çaydanlıklar, şişme balonlara benzeyen sert minderler, duvara dayandığımızda sırtımıza bıçak gibi batan hasırdan yapılmış yastıklar, en doğal aksesuarlardı.


Aile büyüklerinin karşısında bacak bacak üstüne atılıp oturulmazdı; bu korkudan değil, saygıdandı.


Tek katlı olanlar da vardı, iki katlı olanlar da. İki katlı olanların altı ahırdı. Hayvan seslerini duyar, pisliklerinin kokusu ise burnunuzun direğini kırardı.


Siyah beyaz televizyonlar, evimizin en görkemli köşesine tahtını kurardı.


Elektrikler kesilir, aylarca gelmezdi.


Mum ışığında yemekler yapılır, çaylar içilir, koyu sohbetler edilir, misafirler ağırlanır ve ders çalışılırdı.


Oturma odası hem çalışma odasıydı hem yatak odasıydı. Yere serilen döşeklerde uykunun keyfi tarifsizdi. Erken yatıp erken kalkmak, dinç olmanın ilk şartıdır, derlerdi.


O evleri yapanlar ne mimardı ne mühendis. Kimisinin okuma yazması bile yoktu; ancak yaptıkları birer şaheserdi.


O evlerde doğup büyüyenlerin birçoğu şimdi devletin çeşitli kademelerinde görev yapıyor; kimisi sanatçı oldu, kimisi iş adamı...


Asıl mesele ise ülkemizin namusu, bağımsızlığı, birliği ve geleceği için canlarını verdiler sıvasız evlerde oturanlar... Gözyaşları sel oldu, ateş bir kar topu gibi yüreklere düşüverdi; analarının ve eşlerinin içlerinde kapanmaz bir yara açıldı...


“Anlatamıyorum,” diyor ya Orhan Veli Kanık; anlatmak istediklerim, yazmak istediklerim çok şeyler var ama dozu biraz kaçırırsam bu yazının yayınlanmayacağını biliyorum, susuyorum...

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Sıvasız Evler

berberce berberce