Bir Poşet Eşya
Seni sevmek,
Hastanenin o steril, beyaz koridorlarında
Zamana karşı açılmış amansız bir davaydı.
Herkes dışarıda hayatın akışını konuşurken,
Ben odadaki o yeşil ekranın çizgilerinde
Senin her nabzını bir dize gibi saydım.
Komodinin üzerinde duran yarım kalmış ilaçlar,
Hafifçe aralık duran o soğuk hasta önlüğü,
Ve pencerene vuran o acımasız şehir ışığı...
Aşk, bu kez kitap sayfalarında değil,
Serum hortumlarından akan o yavaş damlalarda,
Oksijen maskesinin buğusunda birikti.
Sesinin sokakları şenlendirdiği o güneşli günler;
Şimdi bir refakatçi sandalyesinin gıcırtısına sıkıştı.
Koridorun ucundaki otomat makinesinden sızan loş ışıkta,
Tatsız bir hastane çayını yudumlarken anladım:
Zaman, senin kolundaki o durmuş saat kadar yavaş artık.
Biz seninle,
Aynı yoğun bakım camının iki ayrı tarafında
Birbirine dokunamayan iki sürgündük.
Nefesimiz aynı cihazın ritmine bağlandı,
O dilsiz duvarların sessizliğinde sınandık;
Şimdi hangi sokağa çıksam tek başıma,
Yüzüme vuruyor o kurşuni koridor beyazlığı.
Şimdi o koridorun sandalyelerine çöküyor gece,
Ziyaret saatleri bitti, kimse kalmadı kapıda.
O yeşil ekran düz bir çizgiye teslim olduğundan beri,
Sadece zaman durmadı, dünya da eksildi.
Cebimde kalan tek şey, avucunun son sıcaklığıyla
Hastane çıkışında teslim aldığım bir poşet eşya;
İçinde bir çift terlik, bir hırka ve yarım kalmış bir hayat.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.