Hayalci Aşık
Her şey uzaktan tatlı tatlı bakışmalarla başlamıştı ki gözler, aşkın hem aynasıydı hem de silahı. Yüzlerce insanın arasından gözleri hep onu arıyor, sesini duymak istiyor, belki de sıcacık ellerinden tutup aşkını ilan etmek istiyordu. Güzel kadındı doğrusu, ona bağlanmak istiyordu. Bir keresinde:
“Beni rüyanda gör!” demesi ona ümit vermişti.
Arkadaşlarına hep onu soruyordu:
“Larçin nerede?” “Hasta mı?” “Ne zaman gelecek?”
Hayal kurmak baldan tatlıdır âşıklar için; masrafı yoktur, emeği yoktur. Ayrıca aklını da kiraya verir; kendi kendine yabancı olmanın çağı başlamıştır. Gerçekleri göremez, doğruları duymak istemez, hapseder kendini dört duvar arasına ve korku başlar: “Ya terk ederse?” “Ya beni beğenmezse?” “Ya benimle oyun oynuyorsa?”
Ona içini dökmek için fırsat kolluyordu, pek cesur da sayılmazdı ama mevzu aşk olunca akan sular dururdu. Etrafına bakındı kimsecikler yoktu.
— Dün yoktunuz, dedi.
— Dün izinliydim.
— Numaran olsaydı arayacaktım.
Kadın duymazlıktan gelince hayalci âşık sözünü tekrarladı:
“Numaran olsaydı arayacaktım.”
Bekliyordu ki numarasını verip hemen konuşmaya başlayacaklardı. Bekliyordu ki hemen konuşup eğlence mekânlarının yolunu tutacaklar ve sabahlara kadar vur patlasın, çal oynasın eğleneceklerdi.
“Şakacıktan,” dedi kadın, “sana şakacıktan takılıyorum.”
Oysa onun şakası, hayalci âşığın bütün hayallerini bir anda yerle bir etmeye yetmişti.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.