Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

O Mit Ajanı mı

O Mit Ajanı mı

O MİT AJANI MI?


26 Eylül 2026


Hep beraber ilgiyle dinleyeceğimiz bu hikâyenin, dört yıl önce vefat eden kahramanının şerefine kadehlerimizi kaldırdık. Kadehler havaya kalkarken, sanki soframızda artık yalnızca yaşayanlar değil, hatıralarıyla aramızda olanlar da vardı.


Tavuğumdan, ardından kaşık salatasından bir parça aldım. Sofranın tadı yerindeydi ama Kadir abinin sesiyle birlikte havanın rengi değişmişti.


Sanki bir anda o yıllara dönmüştü. Gözlerine hüzün çökmüş, sesi çatallaşmıştı. Az önce bizimle aynı sofrada oturan Kadir abi gitmiş, yıllar öncesinden bir dostunu hatırlayan başka bir Kadir abi gelmişti karşımıza. Anlatırken yalnızca bir insanı değil, onunla birlikte bir zamanı da yeniden çağırıyordu.


Biz sustuk. O anlattı.


“Bizim iş yerine İzmit’ten tayinle mimar bir bey geldi. Adı Himtaş’tı...”


“İş yerinde şaiya dolandı; seksen ihtilalinden sonra resmi kurumlara MİT ajanı yerleştirileceğine dair. O yıllarda böyle söylentiler insanın kulağına fısıltıyla gelir, sonra kurumun koridorlarında kendi hayatını yaşamaya başlardı. Kimin doğru söylediğini, kimin yalnızca duyduğunu kimse bilmezdi. Ama herkes biraz daha dikkatli konuşur, bazı cümleler söylenmeden yutulurdu.”


Himtaş Bey daha kuruma geleli çok olmamıştı. Biz de kendi aramızda onu gözlemlemeye başlamıştık. Öyle açık açık değil elbette. Kimse “Seni takip ediyoruz,” diyecek kadar cesur değildi. Ama insan bir kere şüpheye düşünce, karşısındakinin çayını nasıl içtiğine bile anlam yüklemeye başlıyor.


Bir gün birimiz odada memleket meselelerinden söz edecek oldu. Himtaş Bey içeri girince konu bir anda değişti. Az önce hararetle konuşan adam, sanki hayatında memleket kelimesini hiç duymamış gibi masadaki evraklara gömüldü. Himtaş Bey de hiçbir şey olmamış gibi sandalyesine oturdu.


Biz birbirimize baktık.


İşte o bakışın içinde koca bir MİT teşkilatı kurulmuştu bile.


Sonra Himtaş Bey bir gün, hiç beklemediğimiz bir anda, hepimizin adını ve nereden geldiğini bildiğini belli eden bir şey söyledi. Bizim şüphelerimiz de iyice kuvvetlendi. “Gördün mü?” der gibi bakıştık birbirimize.


Oysa belki adam sadece dikkatli bir mimardı. Belki yeni geldiği işyerindeki insanları tanımaya çalışıyordu. Ama o yıllarda şüphe, insanın cebinde taşıdığı küçük bir büyüteç gibiydi; baktığın her şey olduğundan biraz daha kuşkulu görünüyordu.


H. Çiğdem Deniz 

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
O Mit Ajanı mı

O Mit Ajanı mı

çitlembik çitlembik