Mimar Himtaş Bey Ve Dürüstlük
MİMAR HİMTAŞ BEY VE DÜRÜSTLÜK
26 Eylül 2026
Görev için gittikleri Edremit'te birkaç iş arkadaşıyla birlikte bir lokantaya oturuyorlar. Yakın masalardan birinde de Himtaş Bey'in iş yaptığı müteahhitlerden biri varmış. Yemeklerini yiyorlar. Sonra hesap geliyor.
Himtaş bey, mütaitin hesabı ödediğini duyunca itiraz ediyor.
“Sen kim oluyorsun da benim yemek paramı ödüyorsun?” diyor.
Kadir abi anlatırken, işte bu noktada yüzünde hafif bir gülümseme belirdi. Meğer zaman içinde Himtaş Bey'i tanıdıkça, başta hakkında düşündüklerinin hiç de doğru olmadığını anlamışlar. MİT ajanı filan değilmiş. Üstelik yalnızca bunu anlamakla kalmamışlar, zamanla çok iyi dost olmuşlar.
Himtaş Bey'in en belirgin özelliklerinden biri dürüstlüğüymüş. Onların da en çok önem verdiği şey buymuş zaten. Kimsenin hesabını ödemesine izin vermemesi, bir ikramı bile altında başka bir anlam olabileceği düşüncesiyle kabul etmemesi, aslında onun insanlarla arasındaki sınırı ne kadar açık tuttuğunu gösteriyormuş.
Demek ki insanı tanımak için bazen hakkında anlatılanlara değil, birlikte geçirilen zamana ihtiyaç var. Bir zamanlar “Acaba MİT ajanı mı?” diye birbirlerine göz kırpan adamlar, sonunda aynı sofrada dost olmuşlar.
Kadir abi bunları anlatırken sesi biraz daha yumuşamıştı. Dört yıl önce kaybettikleri dostu, sanki o an Değirmen Boğazı'ndaki soframıza kısa bir süreliğine yeniden uğramış gibiydi.
Engin bir yudum rakısından aldıktan sonra araya girdi:
“Yoksa şu ünlü Cumhuriyet Lokantası'nda mıydınız?”
Kadir abi onu duymadı. Ya da o sırada zihni çoktan yıllar öncesine gitmişti. Yine gömleğinin ön cebinden selpak mendilini çıkarıp burnuna götürmekle yetindi. Biz de sözünü bölmedik. Anlaşılan o günlerin içinden daha anlatılacak çok şey vardı.
H. Çiğdem Deniz
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.