Sılaya Şiir
Gurbetin yolları uzar da uzar,
Akşamları içimde sessizce sızlar.
Bir asırlık sızı böler uykumu
Hasret yüreğime adını yazar.
Sılayı düşlerim gecenin vakti,
Bir evin ışığı gözümde baki,
Ninemin sesini taşır rüzgarlar,
Gönlümde saklıdır verilen ahdi.
Gurbet dedikleri nedir ki zaten,
İnsan kendisinden kaçamaz bazen,
Yollar uzun ve yüküm çok ağır,
Menzile yürürüm içimde bir mahzen.
Kapanır kapılar yüzüme bir bir,
Sabaha bağlandı gecede zincir,
Yazgım önüme taş koysa da benim,
Yüreğimde kükrüyor vahşi bir şir.
Yoruldum elbette etmiyorum inkâr,
Yüreğim yaralı ve bedenim ruhuma dar,
Küllerinden doğan o kuşlar gibi,
Düştüğüm yerden kalkmaya ahdim var.
Bir gün döneceğim o eski yurda,
İzim kalmış gibi çocukluğumda,
Bir avuç toprağı alıp avcuma,
Ben geldim diyeceğim o an orada.
Saçlarıma belki düşünce hep aklar,
Yüzümde yorulmuş yıllar kalacaklar,
İnsan sılasına döndüğü vakit elbet,
En eski yaralar bile sağalacaklar.
Şimdi gurbet benim geceler benim,
İçimde saklıdır yarına ettiğim yemin,
Hasretle yoğrulmuş bu uzun ömrün,
Bir yanı öksüz bir yanı yetim.
Bilirim her kara gecenin sonu sabahtır,
Her kışın ardında nice baharlar vardır,
İnsan yeter ki hiç umut kesmesin Mevla’dan,
En uzak yolların bile sonu sıladır.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu