Kayınvalidem Hera
KAYINVALİDEM HERA
8 Ekim 2026
Kaleiçi'ne vardığımızda fotoğraf makinemin yerini telefonum alıyor; bol bol fotoğraf çekiyorum. Eski evlerin arasından geçerken insanın gözü ister istemez ayrıntılara takılıyor. Dar sokaklara sıralanmış, beyaz badanalı duvarlarıyla birbirine yaslanmış gibi duran evler, ahşap kapıları, küçük pencereleri ve taş duvarlarıyla geçmişten bugüne uzanan bir hikâye anlatıyor. Kimi evlerin önünde saksılar, kimi köşelerde duvarlardan sarkan begonviller var. Sokaklar bazen daralıp kıvrılıyor, bazen iki evin arasından denize ya da gökyüzüne açılan bir manzara beliriyor. Her köşe başka bir fotoğraf karesi. Ben de bu kareleri biriktiriyorum; belli mi olur, günün birinde yazacaklarıma fon olur, anılarımın arasından yeniden Marmaris'e açılan bir kapı olur.
Hera da yanımda. Yani sevgili kayınvalidem, kendileri! Yeni açtığı Facebook hesabından gülümseyerek tebaasına bakacak. Fotoğraflarını paylaşır mı, kimlere gösterir, kaç beğeni alır, şimdiden bilemem ama Olimpos'un kraliçesi sosyal medyaya adımını atmış bir kere. Mitolojiden haberi yok; anlatmaya da hiç niyetim yok. Yazar olan gelininin hayal gücünü anlaması mümkün değil. Şimdi kalkıp kendisine Hera olduğunu, oğlu Engin'in Ares, benim de Afrodit olduğumu anlatacak değilim ya! Bırakalım, herkes kendi dünyasında mutlu olsun. Hem bazı hikâyelerin tadı, kahramanlarının kendilerinden habersiz yaşanmasında değil midir?
H. Çiğdem Deniz
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu