Her Adımda Hayat Vardır
Bihaber insanların nokta-i nazarında,
Gün batarken,
Girdap-ı zifir alçağına bel bağlayan güya benmişim anne?
Kimcileyin derin bir gerçekti bu,
Kimcileyin tatlı bir yalan...
Muhtaç görmez değildim kendimi anne;
Dört bir yanım
Bulanık düşünceler yumağı, bu keşmekeş içindeyken böyle
Pırıl pırıl bir yüz akı,
Kutlu bir sabahı…
Bu girdap-ı zifir alçağı arzdan kovulana değin
Yer gök hep böyle mütereddit olacaktı anne.
“Pırıl pırıl bir yüz akı,
Kutlu bir sabah”
İşte bu sevda bende
Ne zaman bana çattıysa;
Heyhey’lendi,
Beni dürttü...
O dürttü,
Ben, ben oldum anne:
Dağda gezen, kurdu gördüm.
Bu asrın öf aman dedirten fırdöndü yüzleri,
Girdap-ı zifir alçağıyla yüz göz olup
Yaza balıklama dalacaklardı anne.
Denize dadanacak,
Koyun koyuna uyuyacaklardı ay ışığında.
İçlerinden kulağı kesik kimi akşamcı;
Hafifçe çakırkeyif ayak sürüyecekti.
Bütün yaz,
Arsızlanası,
Kutu köşelerden eve geç gelişiyle evdekileri bezdirecekti.
Girdap-ı zifir alçağının caymaksızın bakışıyla
İçimde donup kalan
Gülşeni,
Namütenahi yer döşeği gurbetinde
Bir başına büyütüp,
Ne kadar uzağa kaçırmak istediysem anne;
İşte bu kaba saba adamlardı,
Saracaklardı etrafımı deliresi.
En hödük aklısı,
Yer cücesi,
Benden onu böğrüne isteyecekti.
Vermeyecektim anne.
Gün içinde;
Mühürlü zarflarda gizli,
Ölümcül tutkular saklanılsa da anne,
Hesap cetveli,
Kara kaplı dosya,
Yaşam çetelesi...
Geçmişini eşeleyecek,
Üsteleyip duracaklardı anne; insanı canından bezdirircesine
En baştan,
En yavan tutkularını zerk etmek için.
Civanmert bir oğul vardı anne, adını annesi Kerem Taha koymuş;
Ciğerpare bir kız vardı anne, adını babası Sıla koymuş.
Her akşam paydosu,
Ruhlarını
Gezdirip tozmaya çıkardıkları sırada;
Peşlerinde,
Bir onların değildi girdap-ı zifir alçağı,
Kapıdan içeri girene değin
Nefes nefese.
Ne feci değil mi anne, ne feci!
Girdap-ı zifir alçağının
Kör dehşetinden kaça göçe,
Cefa içinde, yara bereli...
Ah ki ah!
Buralarda küllenmiş bir sevda gibi,
Köşe bucak sular terler içinde
Gece çöktü müydü deliresi gelir adamın;
Dünya hercümerç,
Girdap-ı zifir alçak,
Kara kapısını adamın yüzüne kapatır;
Gıcııırt-KÜT!
Bak işte anne!
Etsiz ekmeksiz umulmaz yerlerden gelip
Dağ deviren girdap-ı zifir alçağına
Yıllarca,
Göğüs gerip, huyuna suyuna gitmediysem
Ölümü
Ve kardeşlerimi
Yakından görmeyi çok isteyişimdendi.
Yola çıkma vakti,
Kolla beni anne!
Hayati OKUR
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu