Kolektif Kütle 32
Kolektif alan bir enerji alanıdır. Karşılıklı “birim zaman emeklerin”, ihtiyaca ve yeteneklere göre paylaşılır olması işiydi. Bu, kolektif ahlaktı. Kolektif ahlakın açığı yoktu, açı yoktu. Hırlısı, yoktu; hırsızı yoktu. Kötülük yansıması verecek iliş kinler aksağı sıfır olmayıp; 1 de olmayıp, sıfıra yakın değerde minimumdu.
Kişiler fazladan bir tüketim birikmesi olacak bir iyeliğe sahip değillerdi. Kolektif alanda fazla bir tüketim birikmesi olsa bile bu birikimin kişiye üstünlük ve egemenlik verecek bir etki ve basıncı hiç yoktu.
Örneğin; varsayalım ki kolektif alanda bir kişinin 2. bir ayakkabısı olsun. Herkesin ayakkabısı olacağından ve tüketilen ayakkabı için herkes yarın yeniden kolektif takasla üretim yapacağı nedenle 2. bir ayakkabının ne sahibine ne çevresinde kiler üzerinde al beni tarzı imrenilecek bir etki ve basıncı olmayacaktı. Takaslı üretime 2. kundura sahibi de dahil.
Çünkü kolektif alanda temel ihtiyaçların karşılanması içinde yokluğun, muhtaçlığın hissi hiç olmayacaktır. Zaten El mana anlayışı yokluğun muhtaçlığın hissini oluşturmak için inanıcı ve kişisi mülk sahipliği mana düşüncesini ortaya koymuştu.
Kolektif ilkelerinden soyutlanmış sanal bir mülkün sahibi algısını, kişisi mülk sahipliği üzerinde diğerlerini mülksüzleştirerek ve kolektif emeği ile kolektif emek gücüne kişileri yabancılaştırmakla bu gizli ajandasını ortaya koyacaktı.
Mülksüzlüğü yaşamanın ilk belirmesi kırılan kolektif bağlar nedenleydi. Doğal ve toprak gibi kolektif olan verili düzlem ilişkisi üzerinde kişinin çalışacağı ve üretim yapacağı bir üretim nesnesinin kalmamasıydı.
Üretim nesnesi üzerinde kolektif bağ yeniden kurulacaktı ama bu bağ kolektif bir üretim nesnesi üzerinde değil; keyfine göre takdir eden İbrahim'in, Nemrudun olmuş bir özel mülk üzerinde kurulan karşılıklı kolektif emekler bağıydı.
Yani kolektif mülk olan verili düzlem ilişkisine göre özel mülk olmuş bir veri üzerinde kolektif bağlarla bağlanmakla köprünün altında mülk sahibi takdiri gibi çok sular geçmişti.
Mülk sahibinin kendi mal mülk mirasını kolektif alana bırakacak hali yoktu elbette. Evlilik mucizesi ile kendisinden doğacak çocuğu garanti etmek için kadını kafes arkası zincire vurmuştu.
Dulluk, zina, miras ya da mal mülk kavgaları başlamıştı. Haset, kin, garez ortaya çıkmıştı. Özel mülk sahipliği nedenle kolektif miras ve yarın endişesi olan kolektif güvence ortadan kalmıştı.
Bilgi, üretim araçları, bağ, bahçe, ocak, otlak, sürü gibi kolektif miras, aile mirasına ve Kolektif güvence aile sigortasına dönüşmüştü. Ana baba evlada; evlat da ana babaya sigorta edilmişti.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu