Kolektif Kütle 33
İyi de varsılın varlığı ile aile boyu sigortası vardı. Yoksulun da aile boyu sigortası vardı ama sigortanın içi boş ve aile boyu yoksulluk olan sefaleti miras etmenin güvencesiydi.
Bedenden kopmuş bir kulak nasıl kulak değilse; kolektif ilişkilerinden kopmuş bir üretim nesnesi kolektif mülk de artık kolektif mülk değildi.
El mülksüz üleştirmeyi ortaya koyacaktı, koymasına da; kolektif bağıntılarından kopmuş bir mülksüz lükten doğan yokluğun algısı şişede çıkan cin algısına dönüşecekti.
Kolektif bağıntı içinde kopan organik ilişkilerin oluşturduğu som boşluk, temel ihtiyaçların karşılanması yokluğunun ve muhtaçlığının hissini ortaya çıkaracaktı.
Temel ihtiyaçların yokluğunun ve muhtaçlığının üstel açılımı korkunç sonuçlarıyla bu gün içinde yaşadığımız; hırsızlık, gasp, darp, sadaka, fitre, zekat, cömertlik, bağışlama, iyilik, kötülük, hamiyetli olma, savaş, ganimet gibi tüm suç ve cezaların yansıması bir köleci ahlak sorunu olacaktı.
Köleci El takdiri olan paydaşlık; kolektif ahlakın bozulması olup, keyfi takdirle kolektif alanın özüne, sözüne, üreten ilişkisine aykırı keyfi söylemli tanımlardı.
Bu tanımlar hiçbir tarihsel inşa bilinci içermeyen, hiçbir kolektif ilişki bilgisini içermeyen “rızık dağıtımı, kader, sadaka, zekat, fitre” söylemli köleci ahlakın doğmasıydı.
Bu köleci ahlakın damgası zihinleri öylesine kodlayacaktır ki; Köleci manayla yoğrulmuş dimağlara “ağılda oğlak doğsa ırmakta otu biter” diyen veciz disiplin er bir düstur verecekti!
Günümüzde ağılda doğan oğlağın otunun bitmediğini; biten otun yetersizliğini ve oğlak için bitmediğini gören insanlar; en az 2,3 gibi olması gereken doğum oranını 1,1 e düşürmekle neslin devamını tehlikeye düşürmüştü!
Halbuki köleci lisanın ve köleci ahlakın nimet, rızık dediği şey doğada kıt bulunurluk dışında; kolektif alanın kolektif birim zamanı içinde kişileri ürettirerek kolektif birim zaman olarak kişiyi sisteme paydaş kılıyordu.
Kolektif alan kişiyi; kişinin kendi kolektif birim zamanlı üretimiyle kişiye kendi rızkını ve nimetini doğada sağlamak yerine zorunlu ediyordu.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu