Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

İki Çeşmelik'te Bir Akşam Gönüllülüğün Sahnesinde

İki Çeşmelik'te Bir Akşam Gönüllülüğün Sahnesinde

İki Çeşmelik'te Bir Akşam, Gönüllülüğün Sahnesinde


3 Kasım 2026


Uzun süredir tiyatroya gitmiyorum. Neden mi? Kadın olarak bana biçilen rolleri sırtıma yüklediğim için ve en önemlisi de günümüz şartları yüzünden... Bir türlü kendime böyle bir akşam ayıramamışım. Hatta oyunun yönetmeniyle "Gülcihan Önal" Gülseren ablanın mevlüdünde karşılaşmış, gösteriye gelmeyi çok istediğimi dile getirmiştim. Kadının kurdu olacağına yurdu olmalı, derim. Bu sözü bu yüzden çok severim. Kadının da kendisine ait bir dünyası, soluklanacağı bir yurdu olmalı. Bazen o yurdun kapısını açmak için küçük bir cesaret yeterli.


Gerçi o akşam içimde belirsiz bir çekingenlik vardı. Cesaret edip Engin'e, tiyatroya gitmek istiyorum, diyemedim. İşte tam o sırada Müşerref telefon etti. Akşamki oyuna benimle gelir misin, diye sordu. Kara Kaşlıma sormak lazım, dedim. Hani izin almak değil mesele, başka bir programımız var mı, birlikte yapmayı düşündüğümüz bir şey var mı, babında...


Müşerref'ten daha önce bahsetmiş olmalıyım sana. Koro haricinde nadir de olsa bir araya geliyoruz. Maşallah pek formundadır, genç kızlara taş çıkartacak cinsten. Sıtkı ve Atik Sahil hocalarımın sevgili kardeşi olur. Lâkin dün akşam onu bu şekilde tanıştırmış olmaktan bir nebze rahatsız olmadım değil. Bir kadını, kendi özellikleri ve öne çıkan becerileriyle tanıştırmayı isterdim. Ne var ki onun dünyasına henüz yeni yeni giren biri olarak kendimi bu konuda yetersiz hissettim.


Salona vardığımızda ne çok tanıdık yüz vardı! Merhabalar, hâl hatır sormalar, koşup sarılmalar, oturduğun yerden birbirine bay bay etmeler... Balıkesir'de yaşamak öyle güzel ki. Bir bakıyorsun, hayatının başka bir köşesinde tanıştığın biri karşına çıkıvermiş. Nağme Kafe'de yaptığımız şiir akşamında tanıştığım avukat bey de oradaydı. Görüşemiyoruz, dedim. Konu şiir olunca bir avuç insanın nasıl koşup geldiğini hatırladım. Üstelik oldukça şakacı bir bey. O hatıradan daha önce bahsetmiştim; yine başka bir zaman anlatırım diyerek sözü tiyatroya çevirelim.


Oyunun adı: İki Çeşmelik: Bana Mastika'yı Çalsana. İki perdelik müzikli tiyatro oyununun yazarı Nilbanu Engindeniz, yönetmeni Gülcihan Önal. Hikâye, İzmir'in tarihî semtlerinden İkiçeşmelik'te geçiyor. Mahalle hayatı, kıskançlıklar, gizli aşklar, dedikodular ve birbirine karışan hayatlar eğlenceli bir anlatımla sahneye taşınıyor. Eserin daha önce profesyonel tiyatro sahnesinde de oynanmış olması dikkat çekici.


Ancak benim bu akşam üzerinde durmak istediğim başka bir konu var. Balıkesir'de bir araya gelen gönüllülerin, böylesine kalabalık bir ekiple bir tiyatro oyununu sahneye taşıması... Balıkesir Kültür Sanat Akademi ve Sosyalleşmeyi Destekleme Derneği ile 10DER Derneği'nin destekleriyle hazırlanan gösteri, oyuncularından müzisyenine, ses ve ışık ekibinden dekor hazırlayanlarına kadar pek çok insanın ortak emeğini taşıyordu.


Üstelik gösteri ücretsizdi. Sanatın daha çok insana ulaşmasını sağlayan bu yaklaşım da ayrıca kıymetliydi.


Şimdi gelelim benim seyirci koltuğunda yaşadıklarıma...


Kâh göbek attım, kâh şarkılara eşlik ettim, kâh o kara mizaha güldüm; sonra güldüğüme utandım. Oyuna öyle kaptırmışım ki kendimi, bıçaklanma sahnesinde haykırdım, vahlandım. Ağlayanlar arasında değildim belki ama sahneden yükselen o çığlıklar içime işledi. Ah ülkem, ah bu toprakların insanı, ah kader...


İşte tiyatro dediğimiz şey biraz da böyle bir şey. Bizi bir an kahkahalara boğarken hemen ardından boğazımıza bir yumru oturtabiliyor. Sahnedeki hayatlarla kendi hayatımız arasındaki mesafeyi ortadan kaldırıyor. Bazen güldüğümüz bir olayın ardındaki acıyı gösteriyor, bazen de görmezden geldiğimiz gerçekleri yüzümüze tutulan bir ayna gibi önümüze koyuyor. Tiyatro yalnızca seyredilen bir oyun değil; düşündüren, sorgulatan, hissettiren ve insanı kendi içine doğru bir yolculuğa çıkaran canlı bir sanat.


Gülcihan Önal Hanım ve bütün oyuncular alkışları fazlasıyla hak ettiler. Oyunun her aşamasında emeği bulunan, sahne önünde ve arkasında ter döken herkese gönülden teşekkür etmek gerekiyor. Profesyonel bir tiyatro topluluğunun dışında, gönüllü insanların bir araya gelerek böyle bir gösteriyi ortaya koymaları ayrıca takdire değer.


Ne mutlu bize ki Balıkesir'de böylesi güzel işlere imza atan insanlar var. Sanatın, dayanışmanın ve gönüllü emeğin bir araya geldiği bu akşam bana bir kez daha gösterdi ki tiyatro yaşamalı, yaşatılmalı. Çünkü tiyatro sustuğunda yalnızca sahneler değil, toplumun kendisini anlatabileceği, sorgulayabileceği ve başkasının acısını hissedebileceği alanlar da eksilir.


Uzun bir aradan sonra kendime ayırdığım bu akşamın sonunda salondan yalnızca bir oyun izlemiş olmanın memnuniyetiyle değil, sanatın insan hayatındaki yerini yeniden hatırlamanın sevinciyle ayrıldım.


İyi ki Müşerref aramış, iyi ki gitmişim. Bazen insanın kendisine açtığı küçücük bir kapı, kocaman bir dünyanın içine çıkar.


H. Çiğdem Deniz

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
İki Çeşmelik'te Bir Akşam Gönüllülüğün Sahnesinde

İki Çeşmelik'te Bir Akşam Gönüllülüğün Sahnesinde

çitlembik çitlembik