Zeytin Dalında İlk Hasadım
Zeytin Dalında İlk Hasadım
7 Kasım 2026
Bugün ilk defa zeytin toplamaya gittim. Bademli köyündeki ahbaplarımızın davetiyle katıldığım bu deneyim, benim için hem yorucu hem de oldukça eğlenceli oldu. Zeytin toplamanın uzaktan göründüğü kadar kolay olmadığını kısa sürede anladım. Dalların arasında çalışırken bu işlere pek alışık olmadığım her hâlimden belliydi. Yine de işin zorluğuna rağmen zevk aldım.
Bademli'deki dostlarımız beni çocukluğumdan beri tanırlar. Hatta yıllar önce beni badem toplamaya da götürmüşlerdi. O yaşlarda ben her şeyin eğlencesindeydim. İşin kendisinden çok etrafında olup bitenlerle ilgilenir, fırsatını bulduğumda kaytarırdım. Aykut abi o günleri hatırladıkça gülmeye başladı. Bugünkü hâlimi görünce geçmişle şimdiki zaman arasında epey eğlenceli bir karşılaştırma yapmış olmalı.
Zeytin toplarken bir yandan da eski zamanlarla bugünün şartlarını karşılaştırma fırsatım oldu. Eskiden bu işlerin ne kadar zahmetli olduğunu düşünmeden edemedim. Şimdiyse işi kolaylaştıran türlü araç gereçler var. Alt dallardaki zeytinleri toplamak için kullanılan iri başlı tırmıklar, benim gibi kıvırcık saçlı kadınların kullandığı perma tarağını andırıyor. Onu dalların üzerinde gezdirirken kendi saçlarımı tarayıp açıyormuşum gibi bir hisse kapıldım. Uzun dallara yetişmek için uzun sopaların ucuna takılmış tırmıklar da var. Aykut abi bir de elektrikli tırmık almış. O, işin bütün seyrini değiştiriyor. Traktöre bağlayarak uzun süre kullanabiliyor. Teknoloji zeytin bahçesine de el atmış, insanın yükünü hafifletmiş. Yine de bütün bu kolaylıklara rağmen zeytin toplamak emek, sabır ve biraz da beden gücü istiyor.
Gelirken bu işlere alışık olmadığımın açıkça belli olduğunu düşünüyordum. Ama itiraf etmeliyim ki elli altı yaşındaki Çiğdem'in aklından hâlâ kaytarma ihtimalleri geçiyordu. Çocukken böyle şeyler yapınca çocukluğuma verilir, hoş görülürdüm. Şimdi ise yaşımın bana sağladığı başka bir ayrıcalık var. Aman oram buram ağrıyor, ben artık yaşlandım deme lüksüne her zaman sahibim diye düşündüm. Üstelik bu düşüncelerimi içimde saklamak yerine açıkça itiraf ettim. İşte o zaman kahkahalar yükseldi.
Fakat işin bir de benim açımdan başka bir tarafı var. Bugünkü Çiğdem, çocukluğundaki o kaytarmaya meraklı kızdan hayli farklı. Artık gayet dirayetli, başladığı işi bitirmeden kolay kolay bırakmayan biriyim. İnsan yaşadıklarıyla, üstlendiği sorumluluklarla, karşılaştığı güçlüklerle zaman içinde şekilleniyor. Özellikle gurbet yaşamının bana olağanüstü bir güç kattığını düşünüyorum. Hayat, insanın önüne çıkardığı engellerle onu farkına varmadan eğitiyor. Bir zamanlar yapmaktan kaçındığım işlerin altından bugün kalkabiliyorsam bunda yılların ve yaşadıklarımın payı büyük.
Anlaşılan aradan geçen onca yıla rağmen mizah anlayışım ve fırsat bulunca kaytarma düşüncem pek değişmemiş. Ama çalışma azmim, dirayetim ve başladığım işi tamamlama kararlılığım epey yol almış. Badem toplamaya gittiği günlerde eğlence peşinde koşan küçük kız, bugün zeytin dallarının arasında işini bitirmeye çalışan bir kadına dönüşmüş. Yalnız içimdeki o küçük kız hâlâ yaşıyor. Bazen perma tarağına benzeyen tırmığı eline alıp kendi saçını tarıyormuş gibi eğleniyor, bazen de yaşını hatırlatıp kendine küçük kaçış kapıları arıyor.
Galiba insan büyüse de içindeki çocukla vedalaşamıyor. İyi ki de vedalaşamıyor!
H. Çiğdem Deniz
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu