Bademli Sofrasında Öğrendiklerim
Bademli Sofrasında Öğrendiklerim
7 Kasım 2026
Zeytin toplama işine bir müddet ara veriyoruz acıktığımızı söylememe gerek yok. Hem de kurt gibi! Ayşen ile teyzesi Fadime öyle güzel bir sofra hazırlamışlar ki neredeyse dilimi yutacaktım. Tavşan kanı çayımız, kuru fasulye, köfte, mantı, zeytinyağı, peynir, zeytin... Bir de otlu börek vardı ki hımmm, tam da ağzıma layık! Geçen gün bir yemek programında görmüştüm, sanki içime düşmüş de aşermişim. Neyse ki bir tarafım şişmeden yiyebildim. Galiba bugün temiz kalpliliğim tuttu, aşermem de kazasız belasız sona erdi!
Az ötedeki tarladan taze soğanlar toplandı. Bir de bakla yapraklarını tavşan misali güplettim. Bakla yaprağı da yenirmiş, doğrusu bunu daha önce hiç duymamıştım. Her gidişimde yeni bir şey öğreniyorum. İnsan bazen bildiğini sandığı hayatın içinde ne çok bilmediği şey olduğunu fark ediyor. Yeni tatlarla tanışmak, yeni bilgiler edinmek bana inanılmaz bir heyecan veriyor. Sofradaki her lokma, sanki küçük bir keşif yolculuğunun parçası.
Sevgili günlük, sana öğrendiğim bir sırrı daha vereceğim. Bundan sonra güzellik anlayışın biraz değişebilir! Kara Kaşlım ile ben zeytin toplarken en iri, en parlak olanları seçiyoruz. Bu yıl kendi ellerimizle topladığımız zeytinlerden kendimize kışlık hazırlamayı düşünüyoruz. Fakat Fadime abla hemen itiraz etti: “Olmaz, o parlak zeytinler kurtlu. Tortusu üzerinde olanlar sağlamdır,” dedi. Bizim güzellik ölçümüzle onun tecrübesi bir anda karşı karşıya geldi. Meğer zeytinin en güzel görüneni her zaman en sağlamı değilmiş. Ben yine bilgi ve tecrübenin karşısında cahilliğimle yüzleşiverdim. İyi ki insanın öğrenecekleri hiç bitmiyor. Yoksa hayatın tadı mı kalırdı?
Bu ay okuduğum Orhan Kemal'in Bereketli Topraklar Üzerinde kitabı da hâlâ aklımda dönüp duruyor. Kitabın sayfalarında karşıma çıkan emek, alın teri ve geçim mücadelesi, bugün zeytin bahçesinde yaşadıklarımla başka bir anlam kazandı. Orhan Kemal'in anlattığı insanların çalışma hayatını okurken düşündüklerim, bugün kendi ellerimle zeytin toplarken zihnimde yeniden canlandı. Elbette benimki bir günlük deneyim, ama insan emeğin ne demek olduğunu bazen okuyarak, bazen de bizzat yaşayarak daha iyi anlıyor. Bir yanda kitaplardan öğrendiklerim, diğer yanda hayatın önüme çıkardığı küçük dersler... Bademli'den bugün yalnızca zeytin ve yeni tatlarla değil, birkaç yeni bilgi ve düşünceyle de ayrılıyorum. Sevgili günlük, galiba öğrenmenin yaşı yok; yeter ki insanın merakı diri kalsın.
H. Çiğdem Deniz
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu