Siz Olmaktan Öteye Gidemeyen Bir Aşk
Yaldızlı düşlerden cennete yolculuğum artık kim ise beni hakir gören yokluğunda boğuluyorum sevginin ve iman gücümle yeniden doğuyorum bakaya kalansa aşk ve çürük raporu alan bir memurdan ziyade çürüğe düşen bir meyve tadında sadece soluyorum da açacak güneşin bahtında yeniden doğacağımın ve yeşilleneceğimin de bilincinde.
Aşkın katsayısı.
Özlemin karekökü.
Hiçliğin koordinatları.
Ölümün gücü.
Yalnızlıkla örtüşen şiirlerin ana dili iken aşk ve de.
Özlemsiz geçmeyen günün gücü bana geçerken ve gücü bana geçerken zalimin.
Mazlum ve tayfası ve süregelen o nakarat:
Alma mazlumun ahını demekten çok öte ve ölen yanım ölümsüzlüğe şerh düşen dualarım ve de yüreğimin kıvancı.
Karmaşık duyguların yerini aldı sütliman mevsim:
Hem sıcak hem kurak hem de sütliman.
Sessizce geçiyor gemiler içinde olmadığım umurumda da değil hani.
Sessizce uçuyor uçaklar aşkın kanatlarına konuyor hayaller.
Uçağın kanatları ve geminin dümeni renklerse hoyrat nidalarla sürükleniyor peşinden.
Sadece huzur duyumsamak istediğim ve de duyumsadığım.
Sessizlik ise bir hazine.
Ya, yüreğimin dalgaları?
Ya, ruhumun saçakları?
İklimlerden özlem bazen belirsizlik yine de gücüm kuvvetim yerinde elini tutuyorum senin bana uzanmayan elini.
Belki de uzanmasını dilediğim kadar da yüreğimi nadasa aldığım bunca zamanın acısını çıkarmalıyım ama buna ne imkân ne ihtimal var çünkü bu hayalim bu sefer gerçek olmayacak.
Mizacıma ters olmasa bile imkânsızlığın kulaçlarında soluksuz kalan boş bir haykırıştan öte değil.
Şiarı aşk olan bir şairin tutanaklara geçirdiği nice şiirden biri belki de.
Belki de yeni şiirlere kucak açan aşkın dominant ve hoyrat sesi.
İzini sürmediğim.
Gizini saklı tuttuğum.
Aşkın bilmem kaçıncı vardiyası.
Vurulan o tokmak.
O tok sesi davulun.
Belki de çarpılan bir kapı ve kapının arkasında kala kalanlar.
Sen…
Sen ki yüce Yaratıcının bana gönderdiği bir müjde bir kahraman.
Zaman dilimlerinde geç karşılaştığım bir şablon.
Ne komik oysa:
Aşkı bir şablona indirgemek ve de tuhaf ama durum bundan ibaret çünkü çok başka dünyalarda ikame eden farklı yaratılarız biz ikimiz.
Biz olmanın da muadili iken özlem ve hasret.
Tüm çekincelerimi başka bir boyutta unuttuğum ve tüm açıklarımı verdiğim.
Şarlatan bir iblisin dayatması ile cehenneme dönen hayatımı cennete dönüştüren kurtarıcım:
Başka bir dünyadan başka bir âlemden bana uzanan.
Renklerin gücü baskın çıkarken ve en sevdiğim pembe ve beyazın izdivacında doğan ve solmayan o masumiyet.
Belki de bu yüzdendir imkânsız aşkların alabildiğine masum kalışı ve de habersizliğindendir belki de diğer tarafın çünkü her aşk masum değildir savına inananlardanım.
Çekincelerimi uyuttuğum.
Çalıntı sevgileri ihbar ettiğim.
Ve de sana duacı.
Senden hatta siz demekten de öteye gidemediğim.
Biz diye bir kavramın asla mevcut olmayacağı ve geçici bir biz’e rağbet etsem de en kötü zamanlarımda biz olmanın dirayeti ile sınandığım kadar da sınavım iken hemhal olduğum bunca sıkıntı.
Koruyanım sen aslında siz:
Sen demekten imtina ettiğim tuhaf bir aşkın da kollarında filan değilim ne de olsa aşka âşık bir rengim ben bir o kadar boyutsuz ve de rengim değişken:
Bulut beyazı.
Gök pembesi.
Deniz mavisi.
Her renk.
Her duygu.
En çok da masumiyet dedim ya:
İmkânsız aşklardır en masum olan her ne kadar her aşk masum olmasa da…
Kendine iyi bak daha doğrusu:
Kendinizi iyi bakın…
Sevgimle ve de tüm saygımla…
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.