Şiir Ve Adını Unutan Adam
Terli düşler ve terk edilmiş gülüşler biriktirdi şehir
Kaldırımlarında saklıydı aslında adı
Anımsamadığı ne varsa kirli isli ve uslu bir çocuğa meyyal
Ölümle öpüşen bir sevgisi vardı adamın
Her sevdiği ölürken
Ve adam, ölü yitik kadınlara değer verirken
Yitik neydi peki?
Biten hikâyelerin isyankâr kahramanlarında saklı bir nida
Benzeri
Sözsüzlüğün külfetini giyinen şairin nasırlı eli
Ne de olsa kalem tutmaktan bir de odun kırmaktan aşınmıştı teni
Diri bir laleye her meylettiğinde solması ondandı belki de
Her çiçek şiir
Her şiir adam
Adam ise kadın demekti onun lügatinde
Her sevdiğinde içine bükülen bir lale
Her uzandığında yokluğa karışan
Belki adam da bir hayaldi aşk gibi
Şarlatan yüreğinin şimendiferi ölüm gibi
Solan çekinceler
Sürgün edilen tüm bedenler
Ama geride kalan da vardı ruh gibi
Yüreği sevdalı bir taya meyleden
Dizginlenemeyen
Ölüm bir ayraçtı belki de aşkı bölen
Melodisi duyulmayan bir hikâye mısralara direnen
Vebali boynuna ya da şiire
Öykündüğü mutluluk nasıl ki rüya idi
Gözleri açık gördüğü bu yüzden gözlerini kapamadığı
Zaten takati de yoktu adamın yeni bir aşka
Mademki şarlatan bir âşıktı asrın mizacında saklı
Kâh mısra kâh kıta kâh hikaye
Örtüşen tüm sözcükleri
Şiir diye bilediği kalemi
Şiirle yatıp kalkan bir serseri
Ölümsüz olmalıydı adam ama imkânı yoktu işte
O yüzden aşka baş koydu ölmemeyi dileye dileye
Ön sözü sonda söyleyip resmetti aşkı
Divane sarkacı ömrün
Delişmen ruhunda esen rüzgârın püskülü
İdi yakışan mevsime ve yüreğe
Kadınla yan yana gelmese bile
Şiirlerde buluşuyordu ya, yeterdi bu ona
Saymaya başladı teker teker hayatı
Biledi ruhuyla
Bilmediği ne varsa baş koydu öğrenmek adına
Peki, ömrü yetecek miydi?
En külüstür plağı koydu iğnesi kırık pikaba
Tıpkı kalbi gibi
Esen rüzgâra misilleme yaptı
Unutulmuşluğu mademki tefe konmuştu
Adam da unuttu en başta adını
Sonra oturduğu semti
Derken evinin adresini
Kendini unuttu
Ah, aşk sen nelere kadirdin nelere
Vakıf olamadığı ne varsa aşka evrildi düşlere
Evhamla geçti sokakları caddeleri
Ve can evine kondu aşk meleği
Ama unutmuştu bir kere kadının ismini
Hatta mesleğini
Bilmediği ne varsa oradan geldi sorular
Sonunda biri fısıldadı kulağına
Sen hep mi böyleydin?
Savruk ve unutkan?
Yoksa aşk mıydı adamın aklını başından alan?
Unuttukları ve unutulmuşluğu kar kaldı adamın yanına
Zaten en yakışanı da o idi:
Hem zemheri
Hem karanlık
Ve de menfi
Bir rüzgâra meyletti ki
Sonunda evren de unuttu adamı
Adamın kendini unuttuğu evrenin kapısında bir dikit misali
Geçkin kadınların şehri
Sevdayı kaldıramayan bünyelerin şiiri
Öyle ki:
Şair şiir yazdığını bile unuttu
Ama şiir asla adamı unutmadı
Çünkü vefalıydı şiir
Vefalıydı ilham
Ölümden başkası ise yalan
Adamsa öldüğü ile kaldı
Şiir ise bir başına
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.