O Belde
Esen bu ince havâ saçlarınla eğlensin.
Bilsen
Melâl-i hasret ü gurbetle ufk-ı şâma bakan
Bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!
Ne sen,
Ne ben,
Ne de hüsnünde toplanan bu mesâ,
Ne de âlâm-ı fikre bir mersâ
Olan bu mâî deniz,
Melâli anlamayan nesle âşinâ değiliz.
Sana yalnız bir ince tâze kadın
Bana yalnızca eski bir budala
Diyen bugünkü beşer,
Bu sefîl iştihâ, bu kirli nazar,
Bulamaz sende bende bir mânâ,
Ne bu akşamda bir gam-ı nâlân,
Ne bu güller, ne mâî gök, ne hazân,
Ne benim sözlerim, ne sen, ne karar...
Ah, beraber o cennetinde gezdik
O bahar âleminde mest yürüdük
Beraber o gül-i çocukluğa erdik...
Sen ve ben
Ve deniz
Ve bu akşam ki lerzedâr-ı zıyâ
Topluyor bûy-ı reng ü zilâl-i sema...
Sanki bir yerde, bir uzak yerde
Bir ilâhî çiçek hayâlinde
Açılır gül gül o belde
Sarı sarmaşıklarla bir taht-ı haymegâh
Bir gümüş, bir geniş, bir uçak deniz
Bir altın güneş, bir uzak Allah,
Sade ben sade sen.
O belde
Hangi diyâr-ı hayâl içre bilmem!
Yalnız
Bu yaşadığımız belde değil...
Edebi İnceleme
Ahmet Haşim’in en uzun ve en zengin sembolist şiiridir. Şiir, hayalî bir "belde"yi (yer, yurt) tasavvur eder; bu belde gerçek bir coğrafyada değil, "diyâr-ı hayâl" (hayal ülkesi) içindedir.
İlk bölüm denizden esen rüzgârın sevgilinin saçlarıyla oynamasıyla açılır. "Melâl-i hasret ü gurbet" (özlemin ve gurbetin melâli) tabiriyle başlayan bakış, "ufk-ı şâm" (akşam ufku) imgesiyle bağlanır.
İkinci bölümde modern dünyanın "sefîl iştihâ"sına (kaba arzularına) ve "kirli nazar"ına karşı öfke vardır. "Sana yalnız bir ince tâze kadın / Bana yalnızca eski bir budala" — bugünkü insan sevgilide sadece kadın, şairde sadece deli görür; manayı, melâli, hüznü göremez.
"Beraber o cennetinde gezdik" mısrası, geçmiş bir mutluluğun, bir çocukluk cennetinin hatırasını çağırır. Şiirin son bölümü ise hayalî bir beldenin tasviridir: "Sarı sarmaşıklarla bir taht-ı haymegâh / Bir gümüş, bir geniş, bir uçak deniz / Bir altın güneş, bir uzak Allah."
Şiirin son üç dizesi — "O belde / Hangi diyâr-ı hayâl içre bilmem! / Yalnız / Bu yaşadığımız belde değil..." — sembolizmin Türk şiirindeki en damıtık ifadesidir. Bu, Mallarmé’nin "L’Azur"u ile karşılaştırılabilecek bir şiirdir.