Şafakta
Karşı yamaçtan kuşlar uçar geçerdi
Ben gözlerimi yumar, hayâlinin
Solgun bir aksiyle bana güldüğünü bilirdim.
Hep böyle, ne zaman gözüm kapansa,
Yorgun hayâlin akar gelir bana
Bir uzak hâtırâ ki kalbim dolar,
Sen, eski bir nağme, eski bir hayâl...
Edebi İnceleme
Ahmet Haşim’in şafakta zihnine düşen sevgili hayalini anlatan şiiridir. "Şafak dağ dağ ufuklarda yanardı" açılışı, şafağın dağlarda bir yangın gibi yayıldığını anlatır; bu, Haşim’in tipik kızıl-altın akşam-şafak resimlerinden biridir.
"Karşı yamaçtan kuşlar uçar geçerdi" mısrası, şafak vaktinin sessizliğini bozan tek hareketi — kuş uçuşunu — verir. Bu yalın resim, ardından gelecek hayalî vizyona zemin hazırlar.
"Ben gözlerimi yumar, hayâlinin / Solgun bir aksiyle bana güldüğünü bilirdim" — burada şair gözlerini kapadığında sevgilinin yorgun, soluk gülümsemesini görür. Bu, dış manzaradan iç manzaraya geçişin Haşim’deki tipik biçimidir.
"Sen, eski bir nağme, eski bir hayâl..." kapanışı, sevgilinin artık fiziksel olmaktan çıkıp bir nağmeye, bir hayale dönüştüğünü söyler. Bu, sembolizmin ve nostaljinin birleştiği bir noktadır.