Süvari
Bir süvâri geliyor kan rengi.
Başlıyor şimdi melûl akşamda
Son ışıklarla bulutlar cengi.
Bu seyirden bana ürperdici bir
Velvele kaldı içimde sermed.
Bir bakır tâs gibi kıpkızıl ufuk,
Çın çın öter şimdi kıyâmet-vâr.
Edebi İnceleme
Ahmet Haşim’in akşam tasvirine fantastik bir figür ekleyen şiirlerindendir. Akşam ufkundan beliren bir "süvari" hayalî bir varlık olarak tasvir edilir.
"Şu bakır zirvelerin ardından / Bir süvâri geliyor kan rengi" mısraları, batan güneşin dağ ardına çekilirken "kan rengi" bir suvari hayaliyle kişileştirilmesidir. Bu, mitolojik bir görüntüdür; gündüzün ölümü, akşamın gelişi.
"Son ışıklarla bulutlar cengi" tabiri ise akşamın, gündüzün son ışıklarıyla bulutlar arasında bir savaş olarak tasavvurudur. Klasik şiir mazmunlarından "çeng" (savaş) sözü, modern bir dramatik sahneye dönüşür.
"Bir bakır tâs gibi kıpkızıl ufuk, / Çın çın öter şimdi kıyâmet-vâr" mısraları, şiirin doruk noktasıdır. Ufuk büyük bir bakır tasa benzetilir; bu tas çın çın çınlar ve sanki kıyamet kopacakmışçasına.