Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Sırtımızda ki yaralar olgunlaştırıyor bizi kutlarım güzel bir eser
Siyah beyaz ekranın buğusundan süzülüp gelen o eski mahalle sıcaklığını, mide ile gönül arasındaki o ince çizgiyi ne güzel hatırlatmışsınız. Susun da duyun diyen o ses, aslında bize sadece bir hikâyeyi değil, birbirimize ne kadar muhtaç olduğumuzu anlatıyor. Kaleminiz var olsun. Aşk ile eyvallah.
Keşke mühürsüz kapılar olsa… belli bir yaştan sonra biz kendimiz için yaşamayız Şunu da anladım ki yazınızdan yamuk yumuk olma , bir o yana bir bu yana dönme, kırıl ama eğilme Tebrikler Saygılar
Bu dizeler, yenilginin içinde kendi krallığını kurmuş bir ruhun mağrur duruşu gibi. Yalnızlığın diplomasını almak için ödenen bedelleri; kuyularla, enkazlarla ve o hiç bitmeyen kışla öyle çıplak anlatmışsınız ki, insanın içini bir soğuk sükûnet kaplıyor. Çok etkilendim. Aşk ile eyvallah.
Heybesinde ceset taşıyan bir ruhun, o ağır yükü bırakıp tek bir isme sığınma cesareti bu yazdıklarınız. Şiiriniz, yorgun bir savaşçının gururu kapının ardında bırakıp şefkate diz çöküşünü çok çıplak anlatmış. Vuslatın rüyalara iksir sürülerek beklenmesi, vuslatın kendisinden daha derin bir sızı bırakıyor insanın içine. Yine muhteşemdi. Aşk ile eyvallah.
Adem hoca Bu şiir de, derin bir aşk ve özlem duygusunu güçlü bir şekilde ifade ediyor; “ben sana yazılırım” tekrarları, sevgiliye adanmışlık ve teslimiyeti vurguluyor. Tutkulu ve çilesiyle yoğrulmuş bir sevginin, tüm engellere rağmen bitmeyen bir sadakatle yaşandığını gözler önüne seriyor.selamlar hayırlı geceler.
Ah kardeşim ah bu aşk dolu şiire nasıl yorum yazabilirim ki? Kısaca bir kaç kelime söylemek isterim ki, bu dizeler, aşkı bir ilaç hem de bir kader, olarak görüyorsun. “Ben sana yazılırım” tekrarında, sevgiliye bağlanmanın, saf ve acemice bir kararlılığı var muhteşemmm. Kitaplara sığmayan, göklere asılan bir aşk hem yüce hem de insanca bir ihtiyaç. Şair Âdem kardeşim, aşkı ihtişamıyla anlatıyor, gönlündeki akan pınarındaki, berraklığıyla . Sevgi ve selamlarımla.
Yazınızı baştan sona dikkatle ve ilgiyle okudum Ahmet hocam. Her bir paragrafında ayrı bir tespit ve ironi var. Ben kendi ülkem insanını tanıyamıyorum artık. (A)normal bir topluluk haline geldik. Bereyselcilik aldı başını gidiyor. Para kazanmanın kolay yolları ya hırsızlıkta ya vurgunda, veya dolandırıcılıkta şans oyunlarında aranıyor artık. "Yazınızda matematikçiler bilsin" dediğin o şans oyunları var ya; yıllar önce ben araştırdım; alınacak ikramiye kadar şans oyunu oynamak gerekiyor. Matematiksel olarak doğru. Yani boşa kürek çekmek! Çünkü o kadar paranız olsa da ve çıksa 10 milyon veya milyar neyse; zaten büyük bölümü vergiye gidecektir. Düşündürücü değil mi? İnsanlar bilinçsiz. Bir başka konu da günümüzde insanları vatan haini olarak görmek-göstermek. Ne kadar kolay hain olmak! Yani ülkemizde hainliğin içi boşaltılmış durumda. Yeniden tanımlanması gerekiyor. Selamlar Saygılar
Kıymetli hemşehrim. Çok çok duygu yüklü güzel bir şiir düşmüş O engin gönüle bin selam olsun Niceletine dileğimle Mübarek Ramazan ayınızı kutlar, Rabbimden hayr ve bereketler İhsan eylesin ömrünüze dilerim. Hürmetle Selamlarımla
Diploma ya da diplomalar dediğiniz şeyler muhtelif duvarlara aslına kağıt parçaları eğer ki o diplomaları alan kişiler yaşadıkları hayatın, insanlara davranışlarının, diğer canlı varlıklara sevgi ile yaklaşmanın hakkını veremiyorlarsa amiyane tabir ile içine tükürmek lazım o diplomaların. İnsan sadece etten kemikten beş on litre kandan meydana çıkmış bir varlık değil ki bir de göğsümüzde yürek denen bir organ var, bir de ruhumuz var Rahman ve Rahim olandan armağan. Titremez mi o ruhumuz dünyanın herhangi bir coğrafyasında bir çocuk bombalarla parçalandığında, bir kadına tecavüz edildiğinde acımasızca. İllaki bunları hiç önemsemeyen, bana neci nemelazımcı insanlarda vardır, onlarda bizi hiç ilgilendirmiyor, bizde zaten onlara gereken ne saygı ne de sevgi var. Bizim Anadolu İnsanımızın değişik bir albenisi ve saygınlığı vardır bir çoklarımızın gözünde, okuma yazma bile bilmese, ilkokulu zar zor bitirmiş olsa da Nazım'ın dediği gibi ''Topraktan öğrenmiştir.'' bir çok şeyi, insanı insan ya...
Cennetmekan Fatih Sultan Mehmet Han da söylemiş hem de ne güzel söylemiş.. ''Türk olmak zordur dünya ile savaşırsın Türk olmamak daha zordur Türklerle savaşırsın.'' Ne mutlu hem Müslüman hem de Türk'üz... Kutlarım Kemal Hocam...
Hüzünlü bir hikaye baştan sona kutlarım içtenlikle...
Senin aklın arşa değmiş ama gönlün yere inmemiş..." BAzen hayatımızda karşımısa çıkan bir çok şey asıl meselenin gönüller yapmak olduğunu gösterir ama biz nasılsa kaçırırız çok güzel ve manidar bir yazıydı kutlarım
Yılmaz Erdoğanın dediği gibi diyorsun yani hocam tebrikler çok güzel selamlar sevgiler
Allah ülkemizi o karanlık, o kan kokan günlere döndürmesin tekrar. Polisin bile Pol- Der'ci, Pol- Bir'ci diye ikiye ayrıldığı o yıllar çok çok kötüydü her ne kadar bazı şerefsizler ''Eskiden her şey daha iyiydi'!' deseler de. O Kırıkkale silahlarla alçak teröristlere karşı vermeye çalıştığınız mücadeleye de bizzat şahit oldum o yılların bir üniversite öğrencisi olarak. Sizin tabancalar ateş alıp da tek mermi gönderene kadar o günlerde anarşist dediğimiz teröristler takır takır tarıyorlardı. Selam ve saygılar.
Kaleminize, yüreğinize sağlık... Âdem Efiloğlu’nun o sert mısralarını, pembe kelebeklerin kanadına bindirip böylesine yumuşak bir iklime taşımak büyük bir maharet. Satır aralarındaki o çocuksu neşe ile hayatın siyah-beyaz gerçekleri arasındaki gidiş gelişler, metne nefes alan bir ruh katmış. Bir şairin 'raconunu' bir kadının zarafetiyle yeniden yorumlamak; hüzne rağmen gülümsemeyi, acıya rağmen 'dayan yüreğim' demeyi bilmek gerçek bir gönül işi. Kelimeleriniz canlanmış, birer birer kağıttan çıkıp okuyanın omzunuza konuyor sanki. Bu içten mektup, edebiyatın sadece kelimelerden değil, bizzat hayatın o karmaşık ve derin süzgecinden geçtiğinin en güzel kanıtı olmuş. Tebessümle okudum. Aşk ile ama illaki aşk ile eyvallah...
Kıymetli arkadaşım; bu satırlar, bir ömre sığdırılmış vefayı ve memleket kokulu bir sadakati en saf haliyle mühürlemiş. Portakal bahçelerinin huzurunu, sahur vaktinin sessiz demlenişini ve bir dosta yaslanmanın güvenini ilmek ilmek işleyen, ruhu olan bir anlatım. Dünyanın tüm debdebesine karşı, tek bir damla emeğin hatırını her şeyin üstünde tutan bu yürekli sesleniş, gerçek sevdanın nevi şahsına münhasır bir belgesi olmuş. Çok beğendim. Aşk ile eyvallah.
ne güzel bir sunum kendi adıma çok teşekkür ederim makamlar ve kariyer savaşları insanlar birbirini itham eden diğer yanda yiten hayatlar mesele insan olmak çünkü ve siz bunu eşsiz dile getirmişsiniz içten sevgilerimle değerli hocam kıymetli gönül dostum
haddinden de fazla bir ciddiyet saklı şiirin ruhunda nice insan şiire ve şaire burun kıvırabilirken bizler aşkla şevkle düştük yola, daha da öğreneceğimiz çok şey var ki her gün bir sınav her insan bir sınıf bilgi ve yetenek ve de emekle doğuyor şiirler var olun hocam çok önemli bir noktaya vurgu yapmışsınız içten selam saygılarımla
Canım arkadaşım; ruhun o hırçın akyuvarlarıyla, hayatın ak dediği karaya karşı verdiği kavgayı iliklerimde hissettim. Kimliğine yakışan o vakur sevgiyi, sığ suların gürültüsüne kurban etmeyen bu dik duruş sahiden hayranlık uyandırıcı. İnancın ve çocuksu masumiyetin pembe beyaz dokunuşuyla, bu kindar iklimde ne de güzel bir nefes alanı açmışsın kendine. Çok beğendim. Aşk ile eyvallah.