Özgürlük Bir Hüzünlü Kuştur
Bir hikâyeyse yaşamak,
ben kurgunun diz kapağını kırabilirim.
Geceyi dürüp cebime koyarak,
sabahı ters tarafından giyebilirim.
Ayaklarımı çıkarıp
rüzgârın önüne bırakırım;
koşsunlar,
ben burada kalıp
kendi yokluğuma es verebilirim.
Bir göz yeşerir uzakta,
ben ona ışık tutabilirim.
Işık göze büyük gelirse,
gözü sana takabilirim.
Sonra bütün bakışlar
içimdeki merdiveni tırmanır;
kimse yukarı çıkamaz,
çünkü yukarı dediğin yeri
bir kuşun kırk tüyünde saklayabilirim.
Cenazemse
onu dağ başında yakmam.
Bir ağıtın sonetine iliştiririm,
çocukluğumun unutulmuş harmanına yollarım.
Orada bilyeler kendi isimleriyle uyanır,
otlar gölgelerini geri ister,
ben birden
kendi bedenime misafir gelen
geç kalmış bir harfe dönüşürüm.
Canım isterse şahım,
istemeyince eyvahım.
İçimde hücre hücre dolaşan
siyah bir seyyah var;
her yürekte başka pasaport,
her uykuda başka sınır.
İyiliğimin adı
çoktan karışmış bir defterde tutuluyor;
kim yazdıysa
mürekkebine biraz yangın,
biraz da süt dökmüş.
Korkularımın sonu yok.
Onlar uzun burunlu kuklalar,
perde arkalarında çoğalırlar.
Birinin adı bela,
birinin adı us,
birinin adı “gitme” diye eğrilmiş
ince bir çivi.
Ben hepsini masaya dizerim;
hangisi konuşursa
onun dilini değiştiririm.
Dua atım olursa
üstünde ben olmam.
yelelerinden bir avuç gök dökülür.
Ben burnumla yarışı geçmem;
köprü kurabilirim,
üzerinden çocuk sesleri geçer.
Kazanan kimse
onun alnına değil,
dizindeki toza değer.
Hayat ziyafet değil.
Köşeye sinmiş bayat bir lokma,
üstüne düşen bütün bıldırcınları sayıyor.
Ben yine de kitabım kadar harf seçerim,
fazlasını yakarım,
eksiğini yutarım.
Bir harf boğazımda balık olur,
bir harf alnımda pencere,
bir harf de kendini benden saklayıp
başka bir kadının cebine girer.
Destan yazarsam
masalın iplerini keserim.
Prensesi bacaya takmam,
bacayı prensesin kaşına saklarım.
Tek kapılı hanım yok artık,
Çıkış tabelaları birbirine küsmüş,
duvarlar tavanlara yürümüş,
anahtar kilitten sille yemiş
kilit anahtarı büyütmüş.
Yaşamayan bilmez,
Yaşamayan ölmez,
küçük bir kuş çıktı;
kanadı hüzünlü,
gagası tuzlu,
göğsünde kimsenin okumadığı
ince bir firar.
Özgürlük oradaydı işte
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 5
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.