Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Huzur ve mutluluk dolu olsun hayatımız iyi bayramlar...
Ağlarken bile sevilmekten korkmamak, ifadesiyle insanın en korumasız anındaki büyük kabul görme ihtiyacını ve kendi ellerini tutarak ısınmaya çalışan bir kalbin sessiz direnişini iliklerine kadar hissettiren, kâğıda değil doğrudan yaraya yazılmış bir metin. Müthişti. Aşk ile eyvallah Kıymetli Büyüğüm.
Bende serbest köşede sohbet bölünde sizi yazmıştım bu yorumunuzla tamam oluyor vesselam,sevgi ve selamlarımla.
Sevgili Gülüm Hocam, tüm yorgunlukların yerini barışın ve huzurun doldurması dileğimle mutlu bayramlar.
Hayatı barışla kucakladığımız, kardeşliğin pekiştiği nice güzel bayramlara...
Gidişin hüznünü, içimizde bıraktığı tertemiz izlerle teselli eden, ruhu dinlendiren bir veda olmuş; kaleminize sağlık. Aşk ile eyvallah.
Hayat bizi çeşitli sınavlardan geçirirken biz olarak kalmak çok önemli. İnsan bazı acıları tek başına yaşar. Çemberde dönen değil belki de çemberi döndüren biz olmalıyız. Yazılarınız insana kendisini aratıyor tebrikler Deniz Hanım Saygılar
Ah Gazze'min umut dolu çocukları... Filistin doğacak ve bir daha batmamak üzere onu biz doğuracağız Allah'ın izniyle inşallah. Hayırlı bayramlar Hocam.
Şuara Suresinden alıntılar ki Şuara zaten ''Şairler'' demektir... Yazmaya çalışanların mutlaka okuması lazım hele de son ayetlerini... Kutlarım yürekten...
İnsanlar, yine insanlar tarafından üretilen bombalarla ölürken iyi olmanın imkanı var mı? Orası artık Gazze Açık Hava Hapishanesi... Savaşın bir ahlakı vardı bir vicdanı vardı eskiden, biz Türklerde hala var biz çoluğa çocuğa kadına ihtiyarlara bu güne kadar silah doğrultmadık, bundan sonrada doğrultmayız, ancak lanetlenmiş bir ırk olan Yahudiler ve Siyonistler için hiç fark etmiyor karşılarındakilerin kadın yaşlı ya da çocuk olması, çünkü onlarda vicdan denen olgu oluşmamış, asırlar öncede oluşmamıştı bu gün de maalesef yok vicdan. Bildikleri tek şey maddiyat, cüzdan. Parayı ilah yapanlara savaşın zalimliğini nasıl anlatabiliriz ki? Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesinin dünyanın en büyük silah şirketlerine sahip olması bir tesadüf olabilir mi? Asla değil, barıştan yana olmak onlar için zulümdür, batar maazallah silah şirketleri, aç kalır o silah şirketlerinde çalışanlar. Savaş çıkartmak kavga çıkartmak gibidir o kadar kolaydır ki oysa ki barışmak hayat ile barışık olmak, insanlar ile...
Kadir Gecesi’ni tam da Kur’an’ın indiği o eşsiz nur gibi resmediyor şiir. Zaman ağırlaşıyor, rahmet fısıldıyor, kandil gibi parlıyor sine, karanlık nurla eriyor, yıldızlar duaların aynası oluyor… Ruh uyanıyor, tesbih köprü, nefes kainat ritmi, bakış teslim, adım zikir yankısı… Ve insan, kalbinin derinliğinde cenneti buluyor. Bin aydan hayırlı bir gecenin, en güzel tasviri bu olsa gerek. İçinde esenlik, nur ve teslimiyet dolu bir şiir; sanki o geceyi yaşamış gibi hissettik . Kadir Geceniz Mübarek Olsun.
. Şair, aşkın kutsallığını yitirip bir "akit" ya da "tek taşın ufku" gibi maddesel bir düzleme indirgenişini, oldukça entelektüel bir dille eleştiriyor. Şiirin finalindeki "meleklerin nutkunun tutulması" ve "ebedi uyku" vurgusu, umudun yerini ağır bir kabullenişe bıraktığını gösteriyor. Sevgili Gülüm aşkın tedavülden kalkışını ilan ederken aslında yitirilenin sadece bir duygu değil, insanın en saf yanındaki masumiyet ve itibar olduğunu etkileyici bir karamsarlıkla dile getirmiş...Kutluyorum
Kıymetli Hocam, bu iki bölümlü anlatınızda aslında yolun bittiği noktayı bir son değil, bir yüzleşme durağı olarak kurgulamışsınız. İlk bölümdeki çocuksu ve insani neredeyim? sorusunu, tarihin tozlu sayfalarına ve Hiroşima'nın küllerine ithaf ederek; arayışın sadece size ait olmadığını, tüm insanlığın asırlardır aynı alıç ağacının altında yanlış yolu seçtiğini haykırıyorsunuz. Napolyon’un ürkmüş atlarını ve Hitler’in tanklarını yoldan çekilmeye davet ederken, aslında zihninizdeki büyük gürültüyü susturup Sultan Selim’in aştığı çöllerin sessizliğine sığınmak istiyorsunuz. Enola Gay’e uçamayasın diye seslenişiniz, ilk bölümdeki yolunu kaybetmiş insanın vicdan azabıyla harmanlanıyor. Navigasyonu ve haritaları reddedişiniz, artık bu kirli yollarda yürümekten yorulmuş bir kalbin dürüst isyanıdır. Duygusal dağınıklık, parçalanmış haritaların ve silinmiş ayak izlerinin en gerçekçi yansıması olmuş. Yolların bittiği o film, aslında bizim en çıplak halimizle baş başa kaldığımızda başlıyor. . Eno...
Kıymetli Hocam, bu dizelerle bir dönemin üstüne çekilen kalın perdeyi aralayıp, bizi o nemli duvarların, yağlı sicimlerin ve adressiz kurşunların karşısına dikmişsiniz. Mamak ve Ulucanlar arasındaki kanlı selamlaşma, sadece iki binanın değil, bir kuşağın parçalanmış hayallerinin ve sönmeyen onurunun hikâyesidir. Ser verdik, sır vermedik derken korunan o dik duruşu, "Gömleklerimiz kandan sırılsıklam" dizesindeki sarsıcı gerçeklikle birleştirmişsiniz. İdamların sorgusuz, sualsiz ve herkes uyurken gerçekleştiğini hatırlatmanız, adaletin uykuda olduğu karanlık şafaklara bir feryat niteliğindedir. Bizzat yaşamamış olanların asla empati kuramayacağı bir çığlıktır bu feryat. Şiirin sonunda bir beddua gibi değil de, bir daha yaşanmaması adına dilediğiniz "Güneş eksik olmasın üzerinizden" temennisi, sizin meşhur nezaketinizin ve merhametinizin, tarihin en karanlık sayfalarına bile sızdığını gösteriyor. Kırk yıl geçse de, o duvarlardaki gölgelerin hala işkenceden korktuğunu söylemeniz, toplumsal...
O geceyi anlatan yüreğiniz dert görmesin, denk geldiğinde okumaktan keyif aldığım kalemlerdensiniz kutlarım ve nicesine nasip olmanızı dilerim.. Selam ve sevgilerimle 🌹
İnsanın /İnsanların kaderi değişir mi? Görev yaptığım bir okulda Selma Hanım adında bir Edebıyat öğretmeni vardı. Pek güzel bir kadın sayılmazdı ama vakti çoktan geçiyor olduğu halde henüz evlenememiş olmasının öfkesiyle daha da çirkinleşmişti ve öğrenciler ondan yaka silkiyorlardı. Kadının yüzü asla gülmüyordu. Sel zaman git zaman okula Ömer Bey adında olduça yakışıklı, manken gibi bir Matematik öğretmeni atandı artık Selma Hanımda ne bulduysa önce flört, sonra nişan derken çok kısa sürede evlendiler. Şimdi soru? Kaderi değişen kim oldu? Selma Hanım ya da Ömer Bey derseniz yanlış cevap. Kaderi değişen öğrenciler oldu. )))))))))))) Selam ve saygılar.
Ben '' Mahşere hazırım. Buyursun gelsin. Hiç bir korkum yok '' Diyebilecek hiç kimseyi bilmiyorum. Tabii ki ateistler, deistler ve deliler dışında. Selam ve sevgiler.
Değerli arkadaşım. Çok laf cahile söylenir. O sebeple çok daha kısa olabilirdi bu şiir. Evet, güzel mi güzel, harika mı harika ama insanların okumaktan çok da hoşlanmadığı bir zaman diliminde hem beş şiir birden yayınlamak hem de şiirleri bu kadar uzun yazmak kendi kendinizi sabote etmekten başka bir şey değildir. Az olsun, öz olsun, temiz olsun. Bir de sanırım bir kazada ölen genç şarkıcı Barış Akarsu'yu özlemişsiniz bayağı. ''Barışın akarsuyun sesi'' dizesi dikkatimden kaçmadı. O çok özlediğimiz barışın bir an önce gelmesi dileklerimle selam ve saygılar. Selam ve saygılar.
Gönül zenginliğinden taşan saf hisleri, kıymet bilmeyenin avucuna bir sadaka gibi bırakıp kendi aydınlığına yürüyen bir kalbin sarsıcı vedası olmuş; o dev aynalarını kıran kaleminize sağlık Filiz Hanım. Aşk ile eyvallah.
Hangi taşı kaldırsan altından İngiliz hilesi çıkıyor üstadım. Tarihte Türk’lerin üç büyük düşmanı olmuş. İslamdan önce Çinliler. İslamdan sonra da İngiliz ve Moskoflar. Bunlar milli düşmanlarımız tabir caizse. Yalnız Mıskoflar diğer ikisine göre daha mert düşman. Çin ve İngiliz ise entrika ve desise ile işini yürütmüş. Asırlarca Türk'ün tokadını yemiş olan Çin Türk hakanına bir dilber gönderince her istediğini hakandan almış. İngiliz ise siyaset ve entrika ile her istediğine ulaşmış. Ruslar gibi mertçe çıkıp savaşmamış. Bugün olmuş hala öyle. Yahudi’yi saymıyorum. Onlar son asrın düşmanı. Kaleminiz daim olsun. Selamlarımla.