Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Tevziat hep nizami, kalemin ucunda geçek hayatın bizden çaldıkları, amberde arzuların alevi, göğüs kafesinde dert tomurcuklayan şeker agaçları.. Bazı insanların suçlu olduğunun kanıtı, kitap sanınca okumaktan vazgectikleri bir çift gözün ahında gizli.. Parlak kırmızıya büründükçe kalemin insafı, insanı farkında olmadan delirtir ya üstadım.. Ekinler biçilirken çiçek açan ıhlamur ağaçlarının, yüreğin "Sen ve senden başkası yoktur." çığlığıyla ovalarin ardına aşması kaçınılmazdır. Uçucu bu alımlılık, yüreği üç parçaya ayırınca, insanı hasta eden hint sümbülleri saksılara ekilir.. İkrar üstadım, sabır ağaçları gibi.. Mürekkebin tek damlası şiirin geniyle hemhal.. Selam ve saygılarımla..
Şiir çok çok güzel candan tebrikler. Ancak? '' sallanda, allnda, yollanda, ballanda, pullanda, dillende, bollanda, güllende '' kelimelerindeki de- da eklerinin tamamı ayrı yazılacak. Böyle yazınca güzelim şiire gölge düşüyor. Selam ve sevgiler. ''
İlginç ve farklı, kendine özgü şiirlerin adresi Halit Duruca'dan oldukça güzel bir şiir. Tebrik ederim. Selam ve saygılar.
Namazın anlam ve önemini çok güzel dile getirmişsiniz. Kutlarım. Selam ve saygılar.
Mutluluk üzerine derin bir sorgulama! Şiirinizde, mutluluğun basit bir kelime olmadığını, özümüzde ve yolculuğumuzda saklı olduğunu hatırlatarak anda kalmayı ve küçük şeylerde mutluluğu bulmayı öğütlemişsiniz. Çok güzel bir mesaj! Tebrikler.
Kendisiyle barışık olan , iç dünyasında mutluluğu yakalayan alemle barışık olur zaten Bu mutluluk nasıl yakalanır peki? Bunu da değerli şairem şiirinde birer birer açıklamış. Öğrenmek isteyenler şiiri dikkatle okusunlar lütfen. Selamlarımla değerli şairem.
Atayurdundan hüzün. Tam da final arefesi Uygur Edebiyatını ve tarihçesini çalışırken tevafuk oldu şiiriniz. Bir yanda tarihî hafıza, bir yanda bugünün sancıları Bir zamanlar özgürce at sürdüğümüz topraklarda halâ zulüm gören kardeşlerimiz var. Kafkas Cephesi ve o esaret kamplarındaki Türk'ün o mertliğini ve cesaretini hatırlarken, bugünkü yaşanan düşkünlüğü de sorguluyoruz bir yandan Aziz vatan. Ecdadın döktüğü kan ve ter ile var olan vatan. Orta Asya'dan bugüne kadar uzanan Ata yurdundan ana yurduna şahlanan yurt şad olsun her daim Hüzün, özlem ve cesaret dolu ata selamına Aleyküm selam Yüreğinize sağlık hocam Selamlar saygılar
Uzak durulacak tipler çok Hocam kutlarım içtenlikle
Nazım'ın dediği gibi sadece Abidin mi yapar mutluluğun resmini yeter ki yürek coşkuyla atsın herkes mutluluğun yanına koyar ismini... Kutlarım yürekten...
emeği geçenlere birer birer teşekkürler. herkes yazıp çizsede sitemizin bu hale gelmesine sebep, tuvali, fırçaları boyaları vs. hani çoğu yerde reklamlarda vs. olmasaydın olmazdık tabiri vardır ya işte burada tam bu söz yerini buluyor.
Ne kadar doğal ortamlarda ne güzel çocukluklar yaşamış ne güzel anılar yüklemişsiniz aklınıza ve ruhunuza. Unutulur mu o güzellikler o günler hiç? Şimdiki zamanlarda insanların isteyip de yapamadığı şeyler o zaman sizin yaptıklarınız... Güzel bir öykü kutlarım
Merhaba Adem Beyciğim, Sitenin yenilenmiş halini henüz ilk görüp incelediğimde de yazmıştım; bila bedel kullanımımıza sunduğunuz bu platform ile hakikaten ne denli onur duysanız azdır, bunun tek izahatı var; edebiyata ve özellikle Türk Edebiyatına duyduğunuz aşk. Öylesine bir aşk ki içerisinde ve elbette en başında Rabbimiz var, vatan var, ulusumuz var, ilaveten insanlığımız var... neler yok ki...toplumsal katma değeri ömre bedel, iyi ki Edebiyat ile iştigaldesiniz. Kendisiyle tanışabilme şansım hiç olmadı ama Yener Bey'e de minnettarım kendi adıma. Müthiş bir iş çıkarmışsınız ekipçe. Bir tutam amiyane bir deyiş oldu ama yazabildiğimden çok çok daha fazla samimi bir hissiyat ile kelimelerimi zorladığıma inanınız. Harikasınız yahu... ne diyeyim başkaca bilemedim.Çokçana çokçana kutluyorum sizleri. Bu sitenin bir üyesi olmak, burada yazabiliyor olmak çok güzel. Selam, sevgi ve saygılarımla. çağatay
Yağmur, gökte sessiz bir niyet iken yerde musikiye dönüşür. Tıpkı bunun gibi, hakikat de zihindeyken bir düşünce, kalbe düştüğünde ise bir cinnettir. Bu yazıda geçen o muazzam tespit gibi: "Aşk bir ömür sürerse, delilik de onunla gezer." İnsan, ölçülerin dışına çıktığında toplum ona "deli" der; ancak o eşiği geçtiğinde vardığı yer, aslında varlığın özüdür. Aslında hepimiz biraz eksiğiz. Kimimiz bunu topuklu ayakkabıların boyuyla kapatmaya çalışırız, kimimiz ise sökük bir kazak kolunda saklarız noksanlığımızı. Gerçek delilik, her şeyin yolunda olduğuna dair kurduğumuz o sahte düzendir. Gerçek velilik ise, fırtınanın ortasında şemsiyesiz durabilmek ve yağmura "istediğin gibi yağabilirsin" diyebilecek kadar kendinden geçmektir. Biri akılla her şeyi ölçerken yorulmuş bir "deli", diğeri gönülle her şeyi çözmüş bir "veli"... Hangisinin daha özgür olduğu ise, sadece yağmuru ıslanmadan dinleyebilenlerin değil, o yağmurda ıslanırken şarkı söyleyebilenlerin bildiği bir sırdır. Eyvallah Tebri...
Dünya, üzerine giydirilmiş tanımlarla dönen devasa bir sahnedir. Bizler, o sahneye çıktığımız andan itibaren bir uyum gömleği giyeriz. yakası ilikli, ütüsü bozulmamış, ölçüsü cemiyet tarafından alınmış bir gömlek bu. Oysa yağmur başladığında, topraktan geldiğini hatırlayan her hücremiz, o gömleğin boğucu düğmelerinden kurtulmak ister. Üsküdar sahilinde bir saçak altına sığınan iki karakterin yani iki figürün karşılaşması, aslında insanın kendi içindeki iki kutbun, analiz eden akıl ile hisseden hakikatin çarpışmasıdır. Bizler, noksanlığımızı renkli ipliklerle örtmeye, yaralarımızı çengelli iğnelerle tutturmaya çalışan ruhlarız. Hikâyedeki o yabancı, sökük kazağı, tek bacağı kesilmiş pantolonu ve iplerden örülü saçıyla, aslında ruhun o yamalı bohçasını dışa vurmuştur. Akıl, onu "anormal" olarak etiketlerken; o, aklın en büyük kalesi olan "kimlik" üzerinden sarsıcı bir soru sormaktadır. "Sen kimsin?" Bu soru, tüm unvanların, topuklu ayakkabıların ve beyaz elbiselerin üzerimizden düştüğü...
Yılanı deliğinden çıkarırken kimi zaman kelebeğin kanadını da kırar. Ne güzel dediniz "Mazlumun ahında intizardır gölgen" Canı gönülden kutlarım. Muhabbetle
İnsanın sabrı zora düşerse, insanın dili kötü söz söylenince, insanın huyu kötülüğü görünce belli olur Elimizden geldiğince ılımlı olmalıyız Güzeldi sayın hocam Saygılar selamlar
hayat yaşama tutunmak ölüm ise tek gerçek ama vakit varken o akit imzalanmalı illa ki en mutlu senaryonun da altına imza atmayı bilmeli insan selam sevgimle canım kardeşim
O bir şiir cambazı o bir dize denizi.. Köşede yanan mumdan ziyade tüm ormanı saran bir yangın. Teni o kadar sıcak ki ruhu erimiş ebediyete.. Kaleminizi Gülüm Çamlısoy'a çok benzetiyorum. Çok güzeldi saygılar.
İnsan, evrende anlam arayan tek canlıdır. Bu arayışın en zarif, en çıplak ve en vurucu yolu ise şüphesiz şiirdir. Paylaşılan dizelerde de vurgulandığı gibi; kimi şiiri yazar, kimi ise şiiri bizzat yaşar. Ancak her iki durumda da şiir, hayatın içinden süzülüp gelen bir İnşirah serinliğidir. Ruhu yorulan insan için şiir manevi bir sığınaktır. Şiir, sadece kelimelerin yan yana dizilimi değildir.Aynı zamanda bir yaranın üzerine üflenen nefes, bir kederin en mahrem itirafıdır. Acı, şiirleştiği an evrenselleşir. Şair, kendi içindeki ahları şiirin kucağına bıraktığında ise o ses sadece onun değil, tüm insanlığın sesi olur. Yalnızlık hissini kırar ve teskin edici bir iyileşme başlatır şiir.Tıpkı Toprağa düşen tohumun yeniden dirilmesi gibi şiir de solmuş duyguları yeniden filizlendiren bir candır. Şiir ile yaşam arasındaki ilişki, etle tırnak gibidir. Yaşam, şiirin ham maddesi ise, şiir ise yaşamın kristalleşmiş halidir. Hayatı şiir gibi yaşayanlar, olaylara sadece gözleriyle değil, g...
İlk başta bocaladım ama sonra alıştım. Evimizin dekorasyonu değişmiş oldu hocam. Şimdi normal oldu her şey. Emeğinize sağlık. Evet burası hepimizin evi. Selam ve saygılarımla