Eşiğin Ötesi
Öğrencilik yıllarımın paslı kurşun kalemi
Kaç yıl geçmişti kurşun döktürmeyeli...
Nazarın hapsetmişti beni iklim yurduma
Kurşununa vuruldum prangayla postumda
Esirindim ben senin öğrendiğimi döktüren
Nice kağıt tükettim benliğimin yurdunda
Pasınla uyanırken kapı eşiğini geçen kimdi?
Minarenin süngüsü kalemimdi benim artık
Nice devrim yaşattın duymayan kulağıma
Görünmeyen tasvirsiz! Mana kapısı açtın
Rüya ikliminde mor kaçmıştı beyaza
Ne inciler dizmiştin boğazımın gerdanına...
Ne bedeller ödedik, isminin diyarında,
Kıskandım diken oldum severken ayağında
Ne silgiler tüketmiştim tevhidin irfanında
Kör kuyuları geçerken sonsuzluk diyarında
Bedelini ödeyen zahirde fakir idim
Kalemim senin artık, göster bana derinlik
Ben gönlümü sana verdim.
Aşkının vaz geçmezi...
Aşkı bulutsuz yapan!
Yağmursuz yalnız kaldım.
Reklamsız eşiğinde maksuduna erenler
Eşiği geçen meczup! Aklından olur iken,
Bilge geçdi, eren oldu, gönlünü viran etti.
Ne sorarsın şairi...
Eşiğinde kul köle
Aşkının tartısınca ozan öle, şair öle
İçerdeki meczup belli,
Eşiği geçen deli.
Ben gönlümü sana verdim
Yunus, Mevlana veli.
- Yorumlar 5
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.