Rabbe Ve Peygambere Yakarış...
Suskun renkler en çok da gök küskün
Sevginin izini süren ölümüne yeminler
Ve işte sürgün edildi mevsimler
Nameler de suskun ruh da
Aşk üzgün koyu renginde sefanın
süremediğine
Değil de asla pişman
Cefası yiğit bir kader
Aşkın elasında saklı ansızın hâsıl
olan keder
Ve Mümin yürekler
Bir batında göçtü işte gün ve gece
Gıybete duran cihan
Oysaki kıyamda olmalıydı yer de gök
de ve insan
Kıyılan canlar kayıp ruhlar
Coğrafyalarda saklı ölü bedenler
Üstelik kayıp her biri
Ayıp nedir bilmezken de insanın ederi
Ve adabı savruk
Müşfik olansa sadece Rahman
Belki de insanı yarattığına pişman
Yaratılar ve öğreti
Muktedir olana da kapılıp gitmedi mi?
Mevsim batıl
Sevgi adeta atıl
Çığlığı ölü bir meal
Atıfta bulunsa ne ki ne şair?
Bozguna uğramış iken de hatmi çiçeği
Oysaki teslim olmalıydı surelere
hatimlere
Metruk haneler ve içinde yaşayan
mazlumlar
Ah kim bilir nerede?
Bir yonga misali duyguların ikbali
Uzamında asaletin gök ile yerin
buluştuğu nasıl da belli
Gel gör ki:
Kavuşulası değil asla huzur
Rütbesi hüzün iken de şair ve ömür
Kalıbının adamı ya da kadını olsa
bile
Nemalanmadığı kadar dünya hevesiyle
Baş koyduğu neyden ibaret bilemedi de
ahvali
Aşkı kayıp
Huzuru gömülü
Yazılası destanlar misali
Ve işte kıyamda yerküre
Geç olduğunu bile bile
Şair de ve yetim öksüz mevsimin
Devridaim yaptığı bunca bilinmezin
Olmasa da kuyruk acısı
Kuyruğunu kıstırıp da zehrini sunana
nasıl da yabancı
Yabancısı çünkü kötülüğün ve kötünün
Yerlisi iken de şu sevdalı şehrin
Ayrık düşler
Oysaki her şeyin ayırdında şair
Yazılası nazım ve nesir
Esiri olmadığı kadar da nefsin
Neye delalettir sahi sürmenaj olmuş
bunca insan bunca kibir?
Muadilini arar da arar
Meali bilindik yüreklerde sararır
solar
Ne esefin izini sürer
Ne de olsa da heder
Ve işte o kesif sessizlik büyür
içinde
Kulluğa amade İlahi Aşkın nezdinde
Sadece bir kum tanesi
Doğuştan asil ve sevmediği kadar
nispeti gıybeti
Hasreti mi?
Sadece Rabbine.
Haset olanların farkına varmadığı
kadar
Sürgün edilmiş bir kere nesline
Azadesi kâinatın
Uleması sevdanın
Bir ulak gibi
Uyruğu insan uydusu sevgi
Olsa ne ki ne?
Azat edilesi bir ömür ki
Taşlandığı kadar sokulduğu yerin
dibine
Gel gör ki:
Şair sokulur tek Sevdiğine
Başı okşanası
Teslimiyeti elbet Rabbine
Usulca beklediği o el ki:
Yetim ve öksüz başını okşasın diye
Dileği ve duası
Aşkın da insanın da hası iken yüce
Peygamberi
Bitimsiz umudu ve inancı…
- Yorumlar 11
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.