lise yıllarımda çok fazla okudum Allah'a şükür hocam. İlçemizin kütüphanesine girer bütün gün orada vakit geçirirdim. şimdi hala fırsat buldukça demeyelim de, hayat şartları el verdiği sürece zaman yaratmaya çalışıyorum kitaplarım için.
yazıda belirttiğiniz gibi en tehlikeli insanlar ''kitapsız kitaplılar'' dır. insanlığa, islama en büyük zararı onlar veriyor malesef hocam. şeytanın insana en kolay yaklaştığı taraf ''sağ'' tarafıdır zaten hocam.
iyi günler diler tebrik ederim. selamlar ve saygılar.
İkahı aşkla yanmak ne güzel, her kula nasip olur inşallah, şiir çok güzeldi hocam, kalın sağlıcakla
Araf Suresi 196. Ayet: “Çünkü benim yegâne sığınağım, koruyucum, yardımcım ve dostum, bu Kitabı gönderen Allah'tır ve O, iyilik yapan kullarını asla yardımsız, çaresiz bırakmayacaktır ...''
Âl-i İmran Suresi 150. Ayet: ''Halbuki sizin yegâne sahibiniz ve yardımcınız yalnızca Allah'tır. O, yardım edenlerin en hayırlısıdır''
Selam ve sevgiler.
Camın diğer yanında rüzgârın yürüyüşü, içerde kim varmış gün aymış mı..
Selamlarım turuncunun mora sarıldığı iklime..
Şiirin ana teması aşk, ayrılık ve içsel çatışma üzerine kurulu. Sessizlik, yıldızlar ve gözyaşı gibi imgeler, şiirin atmosferini belirleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Şair, sevdiği kişinin yokluğunda yaşadığı duygusal çalkantıyı, zamanın getirdiği değişimleri ve kalbin susmayan sesini dizelerinde ustalıkla işlemiş.
Böylesine anlamlı ve dokunaklı bir şiiri kaleme aldığı için Adem Efiloğlu üstadımı kutluyorum!
Velhasılıkelam arayan Mevlasını da bulur belasını da.
Rabbim bizi Mevlasını bulanlardan eylesin.
Selam ve saygılar.
Ne güzel ve derin bir şiir! Karamsarlık ve umutsuzluk içindeki bir varlığın yeniden doğuşunu, mücadeleyi ve sonunda huzuru buluşunu çok etkileyici bir şekilde anlatmışsınız. Doğanın gücü, insanın içsel yolculuğu ve yeniden dirilişin sembollerini başarılı bir şekilde kullanmışsınız.
Şiirinizdeki "toprak" ve "güneş" gibi doğal unsurlar, bir yandan zorlukları simgelerken, diğer yandan umut ve iyileşme için bir yol gösteriyor. "Meğer bana dost imiş, ben onu düşman bildim" gibi bir mısra, insanın içsel çatışmalarını ve yanlış anlamaları da anlamlı bir şekilde özetliyor.
Kutlarım Hanımefendi
Selam ve saygı ile.
Şiirinize farklı bir yorum yapacağım değerli şairem.
Biliyorum şiir bu yoruma göre yazılmamış ama bu yoruma da uyuyor.
Hepimiz ruh olarak farklı bir alemden geldik.
Ruhlar aleminden.
Dünyaya geldik karanlık ve ışıksız bir ortam.
Çileler çektik, hasretler, ayrılıklar çektik.
Nice musibetlere, belalara düçar olduk.
Oysa o ruhlar alemi ne hoştu. Dünya ise oraya göre çilehane, mihnet evi.
Burada nefsimize ve Şeytana uyduk. Aslımızı unuttuk. Nice günah ve hatalara daldık.
Tam kendimizi kaybediyorduk ki birden İlahi ferman olan Kur’an ve O’nun tebliğcisi olan peygamber imdadımıza yetişti.
Bu dünyanın geçici olduğunu asıl saadetin baki alemde olduğunu bize öğretti.
O öğretiden sonra silkindik, gafleti bıraktık, kendimize geldik. Özümüze döndük.
Tasavvufi bir yorum oldu ama ben böyle yorumladım şiiri.
Umarım beğenirsiniz.
Selamlarımla.
duygunun yansıması
sözcüklerinse kavrulması misali
ve işte kalbin dem tutması
esen hoyrat rüzgar
ve dde uçuşan peçesi aşkın
renklerin ise en hası ve hazzı elbet beyazın ve masumiyetin birbirine kavuşması
gönül nazlı
gönül sevdalı
ve işte coşkusu kalemin
aşk ise kah reşit kah çocuksu bir seslenişle de ulaştı mı sahibine
en içten selam saygılarımla Adem Hocam
"Sen Değil Miydin?", yürekteki en derin sızıyı soru işaretleriyle dillendiren bir ağıt sanki. Nejat hocam geceden güne, gülden köze, bahardan kışa uzanan imgelerle kaybedileni arıyor. Her dörtlük, bir yüzleşme: "Gidip de dönmeyen yar"ın ardından bakakalan bir kalbin, izleri ve sözleriyle hesaplaşması. "İçimde sırdaş gibi" diye seslendiği o 'sen', artık bir hayal mi yoksa hiç var olmamış mı?
Bu şiir, yalnızca bir sevdanın değil, belki de insanın kendi kendine sorduğu o kadim sorunun peşinde: "Beni ben yapan, sen değil miydin?" Ne kadar anlamlı bir şiir yazmışsınız üstadım.
Anlatım tarzı ve hikayenin örgüsü muazzamdı boğazım düğümlendi okurken yürekten tebriklerimle efendim gününe çokça yakışmış..
Sevgili Adem efiloğlu bey merhaba.
Farklı bir değerlendirme yapmak istiyorum paylaştığınız bu şiire. Şairler şiirlerini yazarken hangi sanatçı kullanacağını düşünmezler onlar yetilerine göre şiirlerini oluştururlar. Kullandığınız edebi sanatları bilgi dağarcığım sınırları içerisinde tespit etmeye ve yorumlamaya çalışacağım. Sürç-i lisan eylersem affola.
1. Kıta
> Arşın katlarına yazdım ismini
Aklım yokluğunu almıyor Lâyla
Hangi ressam tarif etse resmini
Tuvaller duvarda kalmıyor Lâyla
Teşbih (Benzetme): “Hangi ressam tarif etse resmini” dizesinde sevgilinin güzelliği tarif edilemez derecede üstün gösterilir. Benzetme sanatı açıkça hissedilir.
Mübalağa (Abartma): “Arşın katlarına yazdım ismini” dizesiyle sevgiliye olan aşkın ilahi boyuta taşındığı abartılı biçimde ifade edilir.
İntak (Konuşturma): Dolaylı bir biçimde tuvallerin duvardan çıkması ifadesiyle cansız varlıklara bir hareket yüklenmiş, intak izlenimi oluşur.<b...
Zalimin sonu yaklaşınca zulmü artar
İnşallah bu zulüm son bulur
Ben yürekten inanıyorum
Ne olur nasıl olur bilmiyorum
Ama israil helak olacak
Ap açık ayetle bildiriliyor.
Allah güçlü kullarına nasip edecek bu zaferi
Tekniğiyle duygusuyla Harika bir şiir okudum.
Yürek sesinizi tebrik ediyorum hocam
Selam ve saygılarımla
Elbet gideriz dünyadan
Dost olanlar hatırlasın
Uyanırız bu rüyadan
Dost olanlar hatırlasın
Elbetki bu dünyadan ayrılacağız önemli olan, ardımızdan güzel bahsedilecek bir hayata imza atmak.
Güzel dostlar bırakmak
Çok değerli sözler hepimizin ortak talebi bu şiir.
Her kes kendini baz alarak okuyacak.
Tebrik ederim hocam
Selam ve saygılarımla
Üstadım, '' Gereği yapılmalı'' diye diye beklerken sanırım Filistin halkı tamamen yok olacak ama tüm dünya hâlâ ''Gereği bir an önce yapılmalı'' Diyecek.
Selam ve sevgiler.
Güzel şiir ama pek çok şaire hocalık yapan biri aşağıdaki hataları yapmamalıydı.
1- Tüm dostlar adımızı ------ bu dizede ölçü bozulmuş ''Tüm'' yerine '' Bütün'' yazılsa düzelir.
2- Duvar daki postumuza------- doğrusu ---- Duvardaki postumuza
3- Bizi seven dostumuzda------doğrusu ----- Bizi seven dostumuz da.
Selam ve sevgiler.
Yüreğine duyguna sağlık üstadım tebrikler süper
Şiirinizde "Âdemin aklında bin bir bilmece" gibi satırlar, insanın varoluşsal sorgulamalarını ve aşkın arayışını ortaya koyuyor. Dizeleriniz oldukça anlamlı ve derin. İçindeki yoğun aşk ve özlem duygusu, mistik bir bakış açısıyla harmanlanmış.
Bu şiir, adeta bir aşkın derinliğine dalan ve kalbin en gizli köşelerine dokunan bir metin gibi. Şairin duyduğu aşk, acı ve hasret çok güçlü bir şekilde dile getirilmiş. "Lâyla" ismi, hem klasik bir aşkın hem de mistik bir yolculuğun sembolü olarak, şairin içsel dünyasında çok özel bir yer tutuyor.
Kutlarım Üstadım
En içten selam ve saygılarımla.
Önümde arkamda sağımda solumda tam göğsüm ortasında taşırım seni
Yokluğum ecel, kabir, mahşer sırat ise varlığın cennettir bilirim
Varlıkta, yoklukta dost selamında düşman ezasında yek seni görürüm
Ruhum kalbim tebessümüm ve hüznüm hep senden bilirim Lâyla...
Yüreğimize ektik Lâyla yakında boy boy filizlenir.
Tebrik ederim üstadım.
Aşk, özlem ve umutla bekleyişin diliydi konuşan. Nejat hocamın kalemine yakışan bu eseri yürekten tebrik ediyorum. Metaforlar harikaydı. Saygılar, selamlar. Hayırlı geceler üstadım.